X

Çağımızın en önemli sorularından biri: Kendimi nasıl daha fazla sevebilirim?

Son zamanlarda sosyal medya hesaplarım üzerinden şu tarzda sorular almaya başladım:

  • Kendimi nasıl daha fazla severim?
  • Kendimize nasıl değer veririz?
  • Kendimi sevemiyorum ne yapmalıyım?
  • Kendimi aptal gibi hissediyorum neden?

Bu soruların ortak özelliği acıma, özgüvensizlik, kaybetme korkusu gibi duyguları barındırmalarıydı. Birçok kez hem kişilere özel, hem de genel takipçilerle sosyal medyanın el verdiği ölçüde öz değer ile ilgili paylaşımda bulunmuş olsam da kalıplaşmış düşünceleri hemen değiştirebilmek maalesef mümkün olmuyor.

Birçok kişisel gelişim kitabında ya da makalesinde “kendini sevme” ile ilgili çeşitli uygulamalara rastlamışsınızdır. Genelde olumlama cümleleri kullanılarak uygulanan bu telkin yöntemi kısa vadede güzel sonuçlar verse de, uzun vadede kişiyi yeniden en başa döndürebilir. Olumlama cümleleri, süreçte çok etkili bir yardımcı teknik olsa da tek başına yeterli değildir. Çünkü sorunun kaynağına inmek, kişinin kendisine değer vermemesinin altında yatan sebeplere ulaşıp çözüme kavuşturmak uzun ve meşakkatli bir süreçtir.

Tüm bu yazdıklarıma karşın ben bu yazımda, konuya farklı bir perspektiften bakma kararı aldım. Madem kendinizi sevmiyorsunuz o zaman bunu biraz daha pekiştirelim ve bir bakıma kendinizi neden ve nasıl sevmediğinizi inceleyelim istedim. Böylece hissettiklerinize, yaşadıklarınıza ve düşüncelerinize belki dışarıdan bir gözle bakmaya çalışınca kendinize neler yaptığınızı fark etmiş olursunuz diye düşündüm.

Kendimizi nasıl daha az severiz?

  • Başkalarının fikirleri doğrultusunda yaşayarak: “El alem” dediğimiz ve “ne der?” diye hareketlerimizi kısıtladığımız topluluğun fikirlerini, düşüncelerini ön planda tutarak, onların onayını almadan hareket etmeyerek yaşayabilirsiniz. Sizin hayatınızla, sizin tercihlerinizle ilgili başkalarının düşünceleri her zaman bir adım öndeyse kendi değerinizi fark etmemeniz çok normaldir. Çünkü size göre sizin değil, onların ne düşündüğü önemlidir.
  • Hayır diyemeyerek: Yapmak istemediğiniz bir şeyi, sırf karşınızdaki insanlar üzülmesin diye zorla yaptığınız oldu mu? Arkadaşınız sinemaya gitmek istiyordur ama siz açık havada yürümek istiyorsunuzdur. Kendinizi daha az sevmek istiyorsanız tabii ki arkadaşınızın tercihini kabul etmelisiniz. Eğer biraz daha mutlu ve özgüvenli hissetmek isterseniz, o an açık havada vakit geçirmek istediğinizi, başka bir sefer birlikte sinemaya gidebileceğinizi söyleyebilirsiniz.
  • Kendimizi küçümseyerek: “Çok aptalım, kafam hiç çalışmıyor, korkağın tekiyim, başarısızım” gibi cümleleri kullandığınız oldu mu hiç? Kendinize daha az değer vermek istiyorsanız daha çok küçümseme cümleleri kullanmalısınız. Potansiyelinizi fark etmeyerek, başkalarının sizin hakkınızdaki düşüncelerini kendi düşüncelerinizmiş gibi benimseyerek kendinizden uzaklaşabilirsiniz. Ancak olur da kendinizi biraz daha yakından tanımak isterseniz nelerden hoşlandığınızı, neleri sevmediğinizi kendinize söyleyin ya da yazın. Belli mi olur? Belki kendinize karşı içiniz ısınmaya başlar.

İlginizi çekebilir: Kaybetmekten korkmayın: Kaybetmenin bize kazandırdığı 6 şey

Uzman Psikolog Merve Saraçoğlu: İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Lisans ve Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bristol Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Programı’nı tamamlamıştır. 2010 yılında başladığı Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini 2013 yılında bitirerek psikoterapist ünvanını almıştır. Eş zamanlı olarak Pozitif Psikoterapi Enstitüsü’nden onaylı Pozitif Psikoterapi eğitimi ve Pozitif Aile Terapisi eğitimi almıştır. 2012 yılında Avrupa Psikodrama Organizasyonu onaylı psikodrama eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora eğitimi sürecinde, davranış bozukluklarında gevşeme teknikleri konusunda eğitim ve süpervizyonlar almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamaları esnasında Bilişsel-Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi ve Motivasyonel Görüşme Tekniklerinden yararlanmaktadır. Kendi oluşturduğu ‘’Ofiste Gevşeme’’ programıyla kurumsal şirketlere iletişim ve gevşeme teknikleri eğitimleri vermektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale