X

Çağdaş sanat dünyası 13-16 Kasım’da Contemporary İstanbul’da buluşuyor

Contemporary Istanbul, 9. senesinde 23 ülkeden, 520 sanatçı, 108 çağdaş sanat galerisi ile beraber 75.000’den fazla ziyaretçiyi Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ile İstanbul Kongre Merkezi’nde 13-16 Kasım tarihlerinde buluşturuyor. 

Contemporary İstanbul, uluslararası çağdaş sanatın en iyi örneklerinin Istanbul’a getiriyor. Kaçırılmayacak bir buluşma noktası olduğu kadar en genç ve canlı sanat ortamına sahip, çağdaş sanatın geleceğini elinde tutan İstanbul’u keşfetme fırsatı sunuyor. Plugin Yeni Medya bölümü ile de çağdaş sanat dünyasındaki yepyeni ve yenilikçi gelişmeleri takip etme fırsatı yakalanıyor.

Bu seneki katılımcı galeriler arasında Galerie Lelong (Paris), Marlborough Galleries (New York), Rampa (İstanbul), Emmanuel Fremin (New York), Galerie Javier Lopez (Madrid), Kashya Hildebrand Gallery (Londra), Galerie Kornfeld (Berlin), Galeri Nev (İstanbul), Heis Gallery (Fukuoka-Japonya), Galerie Pilar Serra Barbara Paci (Roma), Galeri Zilberman (Istanbul), Dirimart (İstanbul), Andipa Gallery (New York) ve yakında Istanbul’a da açacağı mekan ile Galleria Russo (Roma) yer alıyor.

Uplifers yazarı Gözde Türkkan, CI Editions ile Contemporary İstanbul’da

Contemporary Istanbul, sanat edisyonlarının, çoklu sanatların farklı formatlarının, kavramsal boyutlarının sunulduğu, tartışıldığı ve paylaşıldığı yeni girişim ve inisiyatifi CI Editions’ı sunuyor. Sınırlı sayıda üretilen özel edisyonların yaygın dağıtımını sağlayacak CI Editions, sanatın daha geniş izleyici grubunun yanı sıra yeni sanatseverler ile buluşmasında alternatif bir kanal yaratıyor. Mustafa Horasan, Hale Tenger, Buğra Erol, Fırat Engin, Orhan Cem Çetin, Ali Emir Tapan, Ardan Özmenoğlu, Ahmet Polat, Erdoğan Zümrütoğlu, Gözde Türkkan, Book Lab, Seçkin Pirim, Ahmet Duru, Selçuk Ceylan, Sıtkı Kösemen, Ali Taptık, Özlem Günyol ve Mustafa Kunt CI Editions’a özel edisyon üretecek sanatçılar arasında.

Uplifers’da crossfit ve fitness’a dair yazılarını beğeniyle takip ettiğiniz yazarımız Gözde Türkkan da, CI Editions için ürettiği “GT_iP_201410” serisiyle Contemporary İstanbul’daki başarılı sanatçılar arasında yer alıyor.

[quote_box_center]

“GT_iP_201410” adlı seriyi CI Editions için ürettim. Bu sene ilk defa yapılan CI Editions’ın amacı Türkiye’deki sanat seyircisini edisyon, yani çoğaltma işlerle tanıştırmak, onlara alıştırmak ve eserlerin edisyon sayısını yükselterek birim fiyatını erişilebilir meblağlara çekmek.

“CI-Editions için yaptığım “GT_iP_201410″ adlı çalışmanın aslında çıkış noktası akıllı telefonlarımızda bulundurduğumuz özel fotoğraflar, “seflie”ler. Kendimizin ve belki kendimizin dışında belli bir kişinin görmesini istediğimiz fotoğrafların varlığı üzerinden bir proje.

Orada neler olduğunu tahmin ediyoruz sadece. Aslında bakan kişinin kendi hayal gücünü çalıştırmasını sağlıyor. Bence ilginç bir dedektiflik oyunu gibi bir hale getiriyor. Bu da biraz geçtiğimiz aylarda iCloud hesaplarının hacklenmesiyle örtüşüyor.”

Bunun yanı sıra uzun süredir beraber çalıştığım Kerimcan Güleryüz’ün galerisi The Empire Project’in standında “21” adlı 2005 yılında ürettiğim ve ilk defa sergilenen bir çalışmam mevcut.

“21”, 21 adet orijinal polaroid’den oluşan bir otoportre serisi ve şu ana kadar ürettiğim nadir tekil işlerden bir tanesi.

21 yaşındayken, yani birçok ülkede rüştünü ispat etme yaşındayken, geriye bakıp, her 1 yaşımdaki kimliğim ve onun içe dönüklüğü hakkındaki izlenimimi temsil eden bir 21 yaş otoportresi gerçekleştirdim. Burda altı çizilen şeylerden bir tanesi kimliğin aslında zaman çizelgesindeki bir nokta değil, geçmişten o ana kadarını (hatta geleceği bile) içerebilecek bir süreç olduğu.

[/quote_box_center]

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale