X

Buz küpüyle endişeleri dindirmek mümkün mü?

Her geçen gün TikTok’ta yeni bir trend ile karşılaşıyoruz ve bu trendlerden birisi de buz küpüyle ilgili. TikTok’ta paylaşılan bir videoda bir psikolog buz küpü sayesinde anksiyetesini yatıştırdığını iddia ediyor. Bu video, pek çok insanın ilgisini çekti ve bir trend haline geldi. Bu yazımızda, sizler için bu videonun neyi konu edindiğini ve bizlere anksiyeteyle mücadeleye dair neler öğrettiğini kaleme aldık.

Julie Smith’in buz küpü önerisi

Hem yazar hem de klinik psikolog olan Julie Smith, profesyonel hayatından sosyal medyaya uzanarak insan psikolojisiyle ilgili bilgilendirici videolar çekiyor. Bu videolar arasından da buz küpüyle ilgili olan bir yıldız gibi parlıyor…

Smith, TikTok’ta paylaştığı bir videoda bir buz küpünün avucun içinde tutulmasının ve bu buzun soğukluğunun hissedilmesinin anksiyete problemine yardımcı olduğunu belirtiyor. Ayrıca, Smith sıklıkla endişelenen ve korkuya kapılan insanların buz küpünü farklı şekillerde kullanabileceklerini de vurguluyor. Smith’e göre, eğer anksiyete probleminiz varsa bir buz küpünü kolunuzun üzerinde yukarı ve aşağı hareket ettirebilirsiniz veya bu küpü ağzınızın içine koyabilirsiniz. Ayrıca, Smith buz küpünü suratta gezdirmeyi de başka bir yöntem olarak açıklıyor. Buz küpünün surata sürülmesinin yine başka bir trend olan suratı buzlu su dolu bir kabın içine sokmayla aynı mantığa sahip olduğunu söyleyebiliriz. Buzlu suyun içinde yüzü bir süre bekletme mantığı temelde cilt bakımına dayansa da bu yöntem olumsuz düşüncelerle baş etmek için de kullanılıyor.

@drjulie Top 5 Anxiety Hacks With Ice #anxiety #panic #panicattack #anxietyattack ♬ ROCKSTAR – DaBaby, Roddy Ricch@drjulie Top 5 Anxiety Hacks With Ice #anxiety #panic #panicattack #anxietyattack ♬ ROCKSTAR –

Smith, buz küpünün yukarıda bahsettiğimiz şekillerde kullanılması sonucunda bunaltıcı düşüncelerden arınılabileceğini belirtiyor. Smith’e göre, buzun sahip olduğu pürüzsüzlük ve soğukluk anksiyeteye karşı bir savaş açıyor. Bu savaş sayesinde de insanlar kaygılarından uzaklaşabiliyorlar ve kendilerini daha huzurlu hissedebiliyorlar.

Buz küpü kullanımının dayandığı prensipler

İnsan psikolojisi için buzun kullanımı üzerine çok fazla araştırma yürütülmemiş olsa da bu kullanımın bazı noktalarda faydalı olabildiği gözlemlenebiliyor. Bu yöntem, duyusal odaklanma ve dikkati başka bir şeye yönlendirme gibi durumları doğurduğu için anksiyeteyi yatıştırmaya yardımcı olabiliyor. Şimdi, bu yöntemin altında yatan bazı prensipleri sizlere açıklamak istiyoruz.

1. Duyusal odaklanma

Buz küpü gibi bazı uyaranlar insanların dikkatini belirli bir duyusal deneyime yönlendirebiliyor. Bunun sonucunda da stres ve anksiyete gibi psikolojik durumların ortaya çıkarttığı olumsuzluklar hafifletilebiliyor. Pek çok psikoterapi sürecine dahil olan bu duruma kısaca duyusal odaklanma deniyor.

Duyusal odaklanma, bahsi geçen buz küpü yönteminde kendisini belli ediyor. Buz küpünün sahip olduğu soğukluk, bireyin odağını ve dikkatini farklı bir tarafa çekiyor. Dikkatin soğukluğa kayması sonucunda da birey anksiyete kaynaklı düşüncelerden uzaklaşmaya başlıyor. Temelde dikkati dağıtan bu durum, aynı zamanda bireyin düşünce akışını yavaşlatarak sakinliğin hissedilmesine yardımcı oluyor.

2. Zihinsel dikkati yönlendirme

Anksiyete, endişe ve stres gibi durumlar zihinde başlayıp zihinde bitirildiği için buz küpü yöntemi zihinsel yönlendirmeyle açıklanabiliyor. Bu yöntem esnasında birey buzun pürüzsüzlüğüne ve soğukluğuna odaklandığı için anlık farkındalık artabiliyor. Anlık farkındalık sayesinde birey sadece buzun yapısını dikkate alıyor ve o anda kalmaya başlıyor. İçinde bulunulan anı fark eden ve bu ana odaklanan zihin, kendisini meşgul eden endişelerden sıyrılmaya başlıyor.

Duygusal dengenin sağlanmasından dikkatin kontrollü bir şekilde yönlendirilmesine kadar pek çok fayda barınıyor zihinsel dikkati yönlendirmede. Buz küpüne benzer bir şekilde, yoga ve meditasyon da zihnin başka bir tarafa çekilmesine yardımcı olarak anksiyeteyle mücadelede önemli bir rol oynuyor.

3. Fizyolojik etkiler

Her ne kadar buz küpü yöntemi sadece zihni etkiliyormuş gibi gözükse de bu yöntemin altında fizyolojik durumlar da yatıyor. Buzun sahip olduğu soğukluk, insan vücudunda çeşitli fizyolojik etkilerin açığa çıkması için bir kapı aralıyor. Bu etkilerin başında da kan akışının ve sinir sisteminin düzenlenmesi geliyor. Bu fizyolojik etkiler sayesinde insan bedeni rahatlıyor. Bu rahatlama sonucunda da stres seviyesi düşüşe geçebiliyor ve anksiyeteyle başa çıkılabiliyor.

Bir yardımcı görevi görebilen buz küpü yönteminin kanıtlanmış büyük zararları bulunmasa da bu yöntemin herkese uygun olmadığını belirtmemizde fayda var. Kullanıma bağlı olarak buz küpleri dişlere zarar verebiliyor veya soğukluğu nedeniyle şok etkisi yaratabiliyor. Bu nedenle, bu yöntemi uygulamadan önce bir uzmana danışılması gerektiğini vurgulamak istiyoruz.

İlginizi çekebilir: Öğleden sonra gelen yorgunluk hissine karşı ‘soğuk terapi’Öğleden sonra gelen yorgunluk hissine karşı ‘Her geçen gün TikTok’ta yeni bir trend ile karşılaşıyoruz ve bu trendlerden birisi de buz küpüyle ilgili. TikTok’ta paylaşılan bir videoda bir psikolog buz küpü sayesinde anksiyetesini yatıştırdığını iddia ediyor. Bu video, pek çok insanın ilgisini çekti ve bir trend haline geldi. Bu yazımızda, sizler için bu videonun neyi konu edindiğini ve bizlere anksiyeteyle mücadeleye dair neler öğrettiğini kaleme aldık.

Julie Smith’in buz küpü önerisi

Hem yazar hem de klinik psikolog olan Julie Smith, profesyonel hayatından sosyal medyaya uzanarak insan psikolojisiyle ilgili bilgilendirici videolar çekiyor. Bu videolar arasından da buz küpüyle ilgili olan bir yıldız gibi parlıyor…

Smith, TikTok’ta paylaştığı bir videoda bir buz küpünün avucun içinde tutulmasının ve bu buzun soğukluğunun hissedilmesinin anksiyete problemine yardımcı olduğunu belirtiyor. Ayrıca, Smith sıklıkla endişelenen ve korkuya kapılan insanların buz küpünü farklı şekillerde kullanabileceklerini de vurguluyor. Smith’e göre, eğer anksiyete probleminiz varsa bir buz küpünü kolunuzun üzerinde yukarı ve aşağı hareket ettirebilirsiniz veya bu küpü ağzınızın içine koyabilirsiniz. Ayrıca, Smith buz küpünü suratta gezdirmeyi de başka bir yöntem olarak açıklıyor. Buz küpünün surata sürülmesinin yine başka bir trend olan suratı buzlu su dolu bir kabın içine sokmayla aynı mantığa sahip olduğunu söyleyebiliriz. Buzlu suyun içinde yüzü bir süre bekletme mantığı temelde cilt bakımına dayansa da bu yöntem olumsuz düşüncelerle baş etmek için de kullanılıyor.

Smith, buz küpünün yukarıda bahsettiğimiz şekillerde kullanılması sonucunda bunaltıcı düşüncelerden arınılabileceğini belirtiyor. Smith’e göre, buzun sahip olduğu pürüzsüzlük ve soğukluk anksiyeteye karşı bir savaş açıyor. Bu savaş sayesinde de insanlar kaygılarından uzaklaşabiliyorlar ve kendilerini daha huzurlu hissedebiliyorlar.

Buz küpü kullanımının dayandığı prensipler

İnsan psikolojisi için buzun kullanımı üzerine çok fazla araştırma yürütülmemiş olsa da bu kullanımın bazı noktalarda faydalı olabildiği gözlemlenebiliyor. Bu yöntem, duyusal odaklanma ve dikkati başka bir şeye yönlendirme gibi durumları doğurduğu için anksiyeteyi yatıştırmaya yardımcı olabiliyor. Şimdi, bu yöntemin altında yatan bazı prensipleri sizlere açıklamak istiyoruz.

1. Duyusal odaklanma

Buz küpü gibi bazı uyaranlar insanların dikkatini belirli bir duyusal deneyime yönlendirebiliyor. Bunun sonucunda da stres ve anksiyete gibi psikolojik durumların ortaya çıkarttığı olumsuzluklar hafifletilebiliyor. Pek çok psikoterapi sürecine dahil olan bu duruma kısaca duyusal odaklanma deniyor.

Duyusal odaklanma, bahsi geçen buz küpü yönteminde kendisini belli ediyor. Buz küpünün sahip olduğu soğukluk, bireyin odağını ve dikkatini farklı bir tarafa çekiyor. Dikkatin soğukluğa kayması sonucunda da birey anksiyete kaynaklı düşüncelerden uzaklaşmaya başlıyor. Temelde dikkati dağıtan bu durum, aynı zamanda bireyin düşünce akışını yavaşlatarak sakinliğin hissedilmesine yardımcı oluyor.

2. Zihinsel dikkati yönlendirme

Anksiyete, endişe ve stres gibi durumlar zihinde başlayıp zihinde bitirildiği için buz küpü yöntemi zihinsel yönlendirmeyle açıklanabiliyor. Bu yöntem esnasında birey buzun pürüzsüzlüğüne ve soğukluğuna odaklandığı için anlık farkındalık artabiliyor. Anlık farkındalık sayesinde birey sadece buzun yapısını dikkate alıyor ve o anda kalmaya başlıyor. İçinde bulunulan anı fark eden ve bu ana odaklanan zihin, kendisini meşgul eden endişelerden sıyrılmaya başlıyor.

Duygusal dengenin sağlanmasından dikkatin kontrollü bir şekilde yönlendirilmesine kadar pek çok fayda barınıyor zihinsel dikkati yönlendirmede. Buz küpüne benzer bir şekilde, yoga ve meditasyon da zihnin başka bir tarafa çekilmesine yardımcı olarak anksiyeteyle mücadelede önemli bir rol oynuyor.

3. Fizyolojik etkiler

Her ne kadar buz küpü yöntemi sadece zihni etkiliyormuş gibi gözükse de bu yöntemin altında fizyolojik durumlar da yatıyor. Buzun sahip olduğu soğukluk, insan vücudunda çeşitli fizyolojik etkilerin açığa çıkması için bir kapı aralıyor. Bu etkilerin başında da kan akışının ve sinir sisteminin düzenlenmesi geliyor. Bu fizyolojik etkiler sayesinde insan bedeni rahatlıyor. Bu rahatlama sonucunda da stres seviyesi düşüşe geçebiliyor ve anksiyeteyle başa çıkılabiliyor.

Bir yardımcı görevi görebilen buz küpü yönteminin kanıtlanmış büyük zararları bulunmasa da bu yöntemin herkese uygun olmadığını belirtmemizde fayda var. Kullanıma bağlı olarak buz küpleri dişlere zarar verebiliyor veya soğukluğu nedeniyle şok etkisi yaratabiliyor. Bu nedenle, bu yöntemi uygulamadan önce bir uzmana danışılması gerektiğini vurgulamak istiyoruz.

İlginizi çekebilir: Öğleden sonra gelen yorgunluk hissine karşı ‘soğuk terapi’Öğleden sonra gelen yorgunluk hissine karşı ‘

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale