X

Büyük buluşma: İçinizdeki çocuğu ve ergeni, yetişkin halinizle birleştirin

Çok eskidendi. Artık tam zamanını hatırlamıyorsun. Ailendeki ve okulundaki birileri kalbini kırdı. Sana, senin hakkında kötü laflar söyledi. Çocuktun, savunmasızdın. Onlara inandın. Geceleri yatağına yattığında yastığın göz yaşlarınla ıslandı. Kendine söz verdin, bir daha kimse seni böyle üzemeyecekti. İçten kahkahalarını, neşeni, çocukluğunu, geleceğe yönelik hayallerini zihninin tavan arasında saklamaya karar verdin. Anahtarını da kimse bulamasın diye kalbinin derinliklerine sakladın.

Aradan zaman geçti. Artık sen ergenliğe adım atmış bir gençtin. Bir yanın insanlardan uzak olmak diğer yanın da kendini kalabalıklarda kaybetmek istiyordu.

Yanına yaklaşmak, arkadaş olmak istediklerin seni ittiler. Okuldaki bir öğretmenin seni sürekli sınıf arkadaşlarının yanında küçük düşürdü. “Belki de çocukken kendi hakkımda duyduğum kötü sözler doğruydu” deyip bu sefer içindeki ergeni zihnindeki tavan arasındaki çocuğun yanına gönderdin. Sen yavaş yavaş yetişkin olmaya başlarken içindeki çocuğu da, ergeni de unuttun.

Ama onlar sana kendilerini hatırlattılar. Kimi zaman mana veremediğin öfke nöbetleri geçirdin, oysa öfkelenen içindeki çocuktu. Kimi zaman da kendini nedensiz bir şekilde endişelenirken buldun, oysa endişelenen içindeki ergendi. Bastırdığın tüm eski hallerin çeşitli duygular aracılığıyla seninle iletişim kurmaya çalıştılar ama sen onları dinlemedin. İçindeki çocuğun ve ergenin seslerini bastırmaya devam ettin.

Kendini kendine hapsetmeye karar verdiğinde içindeki renklerin de yavaş yavaş solacağının farkında değildin. Zihninin tavan arası karanlık. Orada varlıklarını çoktan unuttuğun çocukluğun ve ilk gençliğin tüm duyguları bastırılmış, renksiz ve üzgün bir şekilde yaşıyorlar. Sahi kendini daha ne kadar böyle yaşatmak istiyorsun?

Çocukken seni üzmüş olabilirler. Sana koşullu bir sevgi de vermiş olabilirler. Artık bir yetişkin olarak sen kendi kendinin annesi, babası olmak zorundasın. İçindeki çocuğa ve gence sen iyi bakmak zorundasın. Artık zihninin tavan arasını havalandır. Oraya hapsettiğin eski hallerini dışarı çıkar. Camları aç ve tıpkı şarkıda söylediği gibi bırak güneş ışığı içeri girsin.

İçindeki çocuğa ve ergene kulak ver. Onların sevgi ve saygı istediklerini duy. Kendilerini gerçekleştirme arzusu içinde olduklarını anla. Anımsa. Senin çocukluğun resim yapmayı ne kadar severdi… Ergenken en sevdiğin şey şarkı söylemekti. Çocukluğuna ve ergenlikteki hallerine sırt çevirdiğinde içindeki, özündeki renklere de sırt çeviriyorsun. Kendini daha mutlu bir hayat yaşamaktan alıkoyuyorsun. İçindeki çocuğu ve ergeni şu anki yetişkin halinle birleştir. Hayallerini hatırla. Bastırdığın yaşama sevincini açığa çıkar. Kırılmış kalbini şifalandır. Unutma biz benliğimizin tüm yönlerini kucakladığımız kadar mutluyuz. İçindeki senleri kucaklaman ve onlara hak ettikleri sevgiyi vermen dileğimle.

Bu arada sizlere bir eğitim haberim var. WhatsApp ya da FaceTime üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz. Hayatı güzelleştirmeyle ilgili psikoloji egzersizlerini ise @ranakutvan Instagram hesabımdanrsolaker@gmail.com  paylaşıyorum.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

İlginizi çekebilir: Benlik saygınızı yükseltin: Çocukluktan kalma fikirleri geride bırakmak

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale