X

Büyücüler ve iblisleri: Kendi sözünüzün gücüne inanıyor musunuz?

Dışarısı vahşi insan egoları, onların yırtıcı arzuları ve hasetleri ile çevrili. Her ne kadar iyi görünseler ve bizi sevseler de bir yanları ile, diğer yanları dolunay ışığının yarattığı ağaç gölgesi altında parlayan kırmızı gözlerini, sivri salyalı dişlerini açığa çıkarıyor. Onlar birer rüya yiyicileri.
O kadar vahşiler ki, tek dişleri ile, özenle kurduğun  camdan rüya balonunu paramparça edebilirler. 
Her insanın içinde, bu vahşi yaratıktan var. Gözleri ışıkta göremeyen, açlıkla terbiye edilen bir mahlukat. Bir yeraltı iblisi. 
Bulutlar güneşi, ayı gölgelemeye görsün, hemen çıkageliyorlar.

Çok mu güzelmiş? Benim olsun!
Benim neden yok? 
Ben neden o kadar rahat değilim?
Peki ya ben?
Ben ne olacağım?
Onları öldürürsem, benim de şansım olur?

Ve rüyalarımızı, hayallerimizi içten içe bildiğimiz bu canavardan saklarız. Parlayan her şeyi, bir halı altında, bir sandık içinde tutarız. Aman görünmesin. 
Korumayı bu sanırız. 
Merhamet dileniriz, “Şş nazar etme!”
Lütfen hayalime gözünü dikme. 
Çünkü o hayal benim “zayıf inancım” ile inşa edildi. 
O kadar zayıf bir inanca sahibim ve ben bile inanamıyorum ki, en ufak esintide, senin kızıl yakıcı gözlerinde tuzla buz olabilir. 
Ve korunmak için ancak yalvarabilirim. 

Oysa, korunmak için, inancını güçlendirmen gerekir.
Hayatını zaten  her noktada saklanarak, özelliklerinden kaçınarak, parlamaktan utanarak geçirenler, şimdi yaşamaya da hak görmez oldular kendilerini. 
Saklanarak güçlendirdikleri ve inandıkları  “çaresizlik, güçsüzlük” hisleri onları ele geçirdi. 

Artık hepimiz, kendi  düşlerimizin, büyülerimizin gücüne inanmaz hale geldik. Her an yıkılabileceğine inandık, kendimizi inandırdık. 
İşte bu inanç, asıl bu inanç o yeraltı iblislerinin inancı, o kızıl gözlerin sözleri.

Kendine, kendi sözünün gücüne inandığın sürece, diğerlerinin büyüsü sana yaklaşamaz bile. Daha güçlü olduğundan değil, sadece kendi büyüne kulak verdiğinden. 
Bu dünya, büyücüler dünyası. Her büyücünün de bir iblisi var. 
İblisini eğitmiş büyücüler, ya da eğitememişler. İblislerine köle olmuş büyücüler ya da büyücü olduklarını unutmuş büyücüler.. Büyücülerini tamamen yutmuş başıboş iblisler ya da iblisini ellerine küçük bir “ben” yapmış büyücüler…

Ve sen büyücü, kendine nasıl bir dünya yarattın, kendi iblisin nerede duruyor?
İblisinin dişlerinden akan haset kimlerin ve hangi duyguların üzerine damlıyor?

Nazar;
Bir büyücünün, kendi gücünü önce kendi iblisine sonrada diğerlerine korku ve endişe yolu ile dağıtması, kendi büyücülüğüne saygı göstermeyişidir. 

Kem göz dediğin, önce senin içindeki iblisinin sana söylediği; “sen değilsin” “hak etmiyorsun” “dışarısı korkunç, saklan” “sen zayıfsın” sözleridir. 
O göz, senin iblisinin kızıl gözüdür. 

Önce sen, asanı al ve çık dışarı yaşamın büyücüsü. Kaldır başını ve çağır iblisini. Başka bahçelerden, başka rüyalardan çeksin kendini. 
Önce sen söyle sözünü, bu yaratım senin, bu dünya senin büyülü sözün. 
Sen konuş!
Söz de senin, rüya da. 
Sen kendi rüyanın başında durduğun sürece, korumaya, saklanmaya, küçülmeye ihtiyaç duymazsın. 
Çünkü sen varsın büyücü, her şeyi yaratan..

İlginizi çekebilir: Yaşam rüyası: Rüyayı değiştirmeye çalışma, sadece yürü

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.
İlgili Makale