X

Bugünün erkekleri neden daha zayıf ve güçsüz?

Babanız sizin yaşınızda olsa ve bir bilek güreşi yapsanız, sizce kim yener? Eğer onu her türlü alt edeceğinizi düşünüyorsanız kötü haberi verelim: Muhtemelen bu mücadeleden babanız galip çıkacaktır.

Journal of Hand Therapy dergisinin yayımladığı bir araştırmaya göre erkekler bugün, 30 yıl öncesine göre daha güçsüz. Araştırmada 20 ile 34 yaş aralığındaki erkeklerin kavrama gücünün 30 yıl önce aynı yaş aralığında olan erkeklere oranla daha zayıf olduğu ortaya çıktı. Ayrıca yaşları 25 ile 29 arasında değişen erkeklerin de 30 yıl önceye göre yaklaşık 12 kg kadar daha zayıf olduğu sonucuna ulaşıldı.

Erkekler bugün 30 yıl öncesine göre daha zayıf ve daha güçsüz.

İlginizi çekebilir: Kadınlar uzun mesafe koşusunda erkekler kadar güçlü

Kavrama gücü neden önemli?

Kulağa çok önemliymiş gibi gelmese de kavrama gücü, vücudun sahip olduğu toplam gücü temsil etmesi açısından önemli bir ayrıntı. Nitekim 2011 yılında yapılan bir araştırmaya göre de kavrama gücü; vücudun birçok egzersize karşı sahip olduğu dayanıklılığın göstergesi.

Öte yandan kavrama gücünün daha düşük olması; eklem yangısı, kalp hastalıkları, felç ve sinir hastalıkları gibi ciddi rahatsızlıklarla da ilişkilendiriliyor. Ancak bunun, insanları daha güçlü kıldığı ya da sağlıklı insanların daha güçlü olduğuna dair bir bulguya henüz ulaşılmadı.

Peki bugünün erkekleri neden daha zayıf?

Winston-Salem Üniversitesi’nden Dr. Elizabeth Fain, bunun nedenini şöyle açıklıyor:

“Çünkü erkekler bugün imalat veya tarım gibi elle yapılan işlerde eskiden olduğundan daha az çalışıyorlar. Örneğin montaj hattında çalışmak, devamlı olarak ağır cisimleri kaldırmayı gerektiriyor ve bu da elleri güçlendiriyor.”

Bir diğer yandan, erkekler bugün ağırlık antrenmanları yapsa da, haftada birkaç kez yapılan bu çalışmalar, eskiden yapılan ağır işlerin yerini tutamıyor. Dr. Fain ayrıca bugün insanların mesaj yazma veya bilgisayarda çalışma ile daha çok küçük kas gruplarını çalıştırdığını ifade ediyor.

Bu yüzden eğer siz de bilek gücü gerektirmeyen işlerde çalışan çoğunluktansanız, belki de bilek çalışmalarına daha fazla öncelik vermelisiniz.

İlginizi çekebilir: Güç ve dayanıklılığınızı artıracak Kettlebell egzersizleri

Kaynak:

menshealth.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale