X

Bugünlerde teslimiyeti yeniden keşfetmeye var mısınız?

Hep birlikte jenerasyonlardır karşılaşılmamış bir sürecin içinden geçerken bildiğimizi sandığımız kimi hallerin saklı kalmış yanlarını yeniden fark etme şansımız olduğuna inanıyorum. Kendim için bir başlık seçecek olursam teslimiyetin ne olduğunu yeniden keşfettiğimi söyleyebilirim.

Metinlerde okurken, felsefesini konuşurken veya zaten içselleştirdiğimi zannederken teslimiyetin nasıl bir dirençsizlik hali olduğunu tam olarak kavrayamadığımı şimdi itiraf edebilirim. Dediğim gibi teslimiyeti hiçbir direncin olmadığı bir hal olarak değil de her şeyin farkında olup yine de daha kabullenici davranmak veya daha “cool” yaklaşmak gibi kavramlaştırıyormuşum. Oysa şimdi görüyorum ki mütevazı otların rüzgarla ilişkisi gibi, direnç yoksa zaten bırakmış, hafiflemiş ve özgürleşmiş hissedebiliyormuşuz. Her şey olduğu gibiymiş. Bunun bir adı da teslimiyetmiş.

4 yıl önce Vipassana çalışmasının son gününde diğer katılımcılarla konuştuğumda benim yaşlarımda bir kadın “Burada kendini geriye çektiğinde hem hayatın sana sunduklarının farkına varıyor, hem de sana yeni yollar hazırlaması için zaman veriyorsun” demişti. O günlerden bugüne söylediği şey tekrar kalbime dokundu. Peki sen hayatın sana yenilenmiş yollar sunması için ona izin veriyor musun? Yoksa hala kontrol etmek, planlamak, yönlendirmek gibi ihtiyaçların canlı mı? Tabii ki bu sorular “Güveniyor musun, güvenmiyor musun?” veya “Teslim oluyor musun, yoksa direniyor musun?” soruları değil.

İyi ki bu işlerin doğrusu, yanlışı yok, sadece herkesin yürüdüğü bir yol var, oradan aldığımız ilhamla başkalarına yolculuğumuzu anlatıyoruz. Denk geldiğimiz insanlar, kitaplar, hocalar, alıntılardan veya böyle sorulardan bazıları kalbimize dokunuyor, sonra da bir şekilde hayatımızda yer ediniyor, tabii ki zamanı geldiğinde. Ve Steve Jobs’un o ünlü konuşmasında dediği gibi “noktalar geriye doğru birleşiyor.

O yüzden şimdi her ne hissediyorsak belki ona teslim olarak başlayabiliriz. Nedenini, nasılını hiiiç düşünmeden olduğumuz hali fark etmek, direncimizle yeni bir ilişki kurmanın güzel adımlarından. Bana göre sonraki adımlar da elinden gelenin en iyisini yapmak ve ortaya çıkardığını kabul etmekle devam ediyor. Hatta bu bakış açısı, yani elimden gelenin en iyisini yaptığıma inanmak öz şefkatim için de iyi bir egzersiz oluyor. Bu şekilde hem sınırlarımı görüyorum hem de yaratıcılığımı ve emeğimi takdir ediyorum, sonra da geri çekiliyorum, yani teslim olmayı seçiyorum.

Peki bugün sana iki sorum olsa içinden hangi cevaplar gelir diye bakmak ister misin?

“Teslimiyet” kelimesi sende nasıl yankılanıyor? Sendeki anlamı nasıl?

Hadi teslimiyeti bir kenara koyalım. Ya senin bu süreçte daha derinlemesine kavradığın, anlamını yeniden keşfettiğin neler var?

İçinden yükselenleri paylaşmak istersen Instagram’danInstagram’ bana mesaj yollayabilir veya sezaaslanbas@gmail.com’a yazabilirsin. Sende neler olduğunu duymayı çok isterim.

Kalplerimizin buluşması niyetiyle.

İlginizi çekebilir: Kabulün karşıtı direnç: Son günlerde neye direniyor olabilirsiniz?

Seza Aslanbaş: ODTÜ Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra 7 yıl kurumsal şirketlerde satış planlama ve pazarlama departmanlarında çalıştım. 2013 yılında dışarıdan her şey güzel görünürken sıkışmış hissettiğim ve hayatıma anlam aradığım zamanlarda meditasyonla tanıştım. Bireysel dönüşümüme katkısını gördükten sonra bu bilgileri daha çok öğrenmek, aktarmak ve paylaşmak için Türkiye ve Hindistan’da farklı hocalarla çalıştım ve hala çalışmaya devam ediyorum. 2016'dan beri zihnen bildiklerimizi kalpten hatırlamak niyetiyle meditasyon temelli bireysel seanslar, atölyeler ve grup çalışmaları yapıyorum. Aldığım farklı eğitimlerle kendi yolculuğumda bana iyi gelenleri birleştirerek bazen paylaşımlarla bazen hareketle bazen de sessizlikle farkındalığımızı destekleyecek alanlar sunuyorum. Online ve yüzyüze yaptığım çalışmalar hakkında bilgi almak ya da sadece tanışalım istersen bana seza.aslanbas instagram hesabımdan veya sezaaslanbas@gmail.com'dan bir merhaba diyebilirsin. Çokça sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale