X

Boyun ağrısının sebepleri ve boyun ağrısından kurtulmanın yolları

Egzersiz danışmanı olarak birlikte çalıştığım kişiler ile buluşma sebeplerimiz farklı olsa da, genellikle boyun ağrısı şikayeti de buluşma sebebimize eşlik ediyor.

Amaç ister formda kalmak, kilo vermek ya da daha kuvvetli kaslara ve ideal vücut hatlarına sahip olmak olsun, ister bel fıtığı, skolyoz gibi omurga rahatsızlığını iyileştirmeye yönelik olsun, ister hipermobilite ya da farklı eklem rahatsızlıklarını minimalize etmeye yönelik olsun çoğu kişinin ortak sıkıntısı boyun ağrıları…

Hissedilen boyun ağrısı ya da tutulmalar, günlük hayatta hareketlerimizi kısıtlar ve en basit işleri görmek bile işkence halini alır.

Doğru yapılan egzersiz, pilates ve yoga uygulamaları, başın bittiği yer ile omuzların başladığı bölge arasında hissedilen, hatta üst sırta ve kollara kadar ulaşabilen ağrıların hafiflemesine ya da kalıcı olarak iyileşmesine büyük katkı sağlar. Ayrıca sadece ağrı hissedilen bölgeye yönelik uygulanan kuvvet ve esneme çalışmaları da ağrının günden güne azalarak kaybolmasına yardımcı olur.

Sadece ağrı hissedilen bölgeye yönelik uygulanan kuvvet ve esneme çalışmaları ağrının günden güne azalarak kaybolmasına yardımcı olur.
Boyun ağrılarınızın sebebini doğru teşhis etmek için ne yapmalısınız?

Boyun ağrısının sebeplerini araştırırken daha karmaşık nedenlerden şüphe etmeden önce kullandığınız yastık ve yatağın ergonomik, sağlıklı ve doğru ürün olup olmadığını kontrol edin. İş yerinde klavye karşısında ya da masa başında boynunuzu eğerek uzun saatler çalışıp çalışmadığınızı, otururken ya da ayakta sadece boynun doğru duruşu değil omurganın da genel duruşunun doğru olup olmadığını ve omuzlarınızı uzun süre yukarıda tutarak boyun bölgesindeki kasların kasılıp kasılmadığı gözlemleyin. Bunlarla birlikte günlük stres seviyenizi de gözden geçirin.

Masaj, sıcak banyo ya da bölgesel sıcak uygulama yaparak ağrı hissedilen bölgeyi gevşetmeye yardımcı olabilirsiniz.

Belirttiğim bu durumlardan sadece biri bile boyun ağrısı hissetmenize sebep olabilir. Omurga rahatsızlıklarına bağlı olmayan boyun ağrılarının sebepleri çoğunlukla yanlış duruş, oturuş bozukluğu, zedelenme, yoğun stres ve kaygı gibi sebepler oluyor. Boyun ağrısına sebep olabilecek bu alışkanlıkları değiştirdiğinizde birkaç gün içerisinde ağrı yavaş yavaş kaybolacaktır.

Bunların dışında boyun ağrısı günden güne artıyorsa, ağrı yoğun olarak kollarda da hissediliyorsa ve kollarda hissizlik, uyuşma gibi şikayetler varsa, boyun ağrısı ile beraber halsizlik de hissediliyorsa ve yürümekte sorun yaşanıyorsa ya da romatizmal artrit, kanser gibi önemli bir rahatsızlığın yanı sıra boyun ağrısı da başlamışsa vakit kaybetmeden bir uzman hekime başvurun.

Boyun ağrısının psikolojik nedenleri nelerdir?
Endişeli bir ruh hali ile yoğun stres altında uzun süre kalmak, kasların gerilmesine sebep olan hormonların salgılanmasına neden olur.

Gelelim boyun ağrısının psikolojik sebeplerine… Günlük hayatta özellikle metropol yaşamında stres elbette yaşamın bir parçasıdır ancak endişeli bir ruh hali ile yoğun stres altında uzun süre kalmak, kasların gerilmesine sebep olan hormonların salgılanmasına ve bu durumda özellikle boyun ve bel  ağrılarına ve tutulmalarına sebep olur. Hissedilen bu ağrı bedende yeni bir stres kaynağı olarak durumun kısır döngüye girmesine yol açar.

Gerginlikten ve yoğun stresten kaynaklanan boyun ağrılarına karşı paylaştığım videoda uygulayacağınız hareketlere ek olarak nefes çalışmaları da yapabilirsiniz. Özellikle hareketleri uygularken esnemenin en yoğun kısmında nefesi ağızdan vererek ve hareketler boyunca burundan nefes alıp ağızdan nefesi vermeye devam ederek aynı zamanda nefes çalışması da yapmış olursunuz. Ayrıca masaj, sıcak banyo ya da bölgesel sıcak uygulama yaparak ağrı hissedilen bölgeyi gevşetmeye yardımcı olabilirsiniz.

Stresli ve kaygılı hissettiğim zamanlarda bana çok iyi gelen ve farkındalık ile rahatlamama yardımcı olan Sen ve Zen adlı yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum…

“Sen” ve “Zen”

Sen dersin ‘ben onsuz yaşayamam’,
Zen der ‘bağlanmadan sevmeyi öğrenmelisin’.
Sen dersin ‘her şeyim olsun isterim hayatta’,
Zen der ‘yoklukta dahi bolluğu hissetmelisin’.
Sen dersin ‘güzel şeyler hiç mi hiç değişmesin’,
Zen der ‘tomurcuk çiçek olur, açar, solar göreceksin’.
Sen dersin ‘yaptıklarını ona ödeteceğim’,
Zen der ‘şefkatle, yargılamadan bakmayı bileceksin’.
Sen dersin ‘konuşalım halledelim bu meseleyi’,
Zen der ‘sessizlikte saklı tüm çözümlerin’.
Sen dersin ‘hayat geçiyor yapacak çok şey var daha’,
Zen der ‘sen bir ruhsun, sonsuza kadar vaktin’.

Şimdi burnunuzdan güzel bir nefes alın ve ağzınızdan nefesi verin, sizin için hazırladığım videoyu oynatın, boynunuzu ve tüm bedeninizi rahatlatmanın keyfini çıkarın…

İlginizi çekebilecek yazı: Omurganın ruh eşi var mı?

Şebnem Sürücü: Spor hayatıma ortaokul döneminde Fenerbahçe Spor Kulübü’nde voleybol ile başladım. 1998 senesinde Los Angeles Madonna Grimes Fitness And Dance Company bünyesinde düzenlenen eğitim programına katıldım ve dansın ilk tohumları hayatıma orada atılmış oldu. 1999 senesinde Miss Fitness Türkiye 2.'si seçilerek ülkemizi Balkan Şampiyonası’nda temsil etme hakkını kazandım. Yarışmaya hazırlık döneminde beslenme ve egzersiz sistemleri hakkında geniş araştırma yapma şansım oldu ve İstanbul’ da çeşitli spor merkezlerinde egzersiz danışmanı ve stüdyo dersleri eğitmeni olarak görev aldım. Sultans of The Dance ve Night of The Sultans dans tiyatrolarında 4 sene dansçı olarak görev aldım. Profesyonel dans hayatım boyunca Türk ve yabancı çok değerli dansçı ve eğitmenlerden bale, jimnastik, ritm ve oyunculuk dersleri aldım. Dans çalışmalarım sonrasında çeşitli anatomi ve kinesiyoloji eğitimlerine katıldım. Postür, postür bozuklukları ve düzeltilmesine yönelik beden zihin bağlantısını güçlendiren çalışmalara yöneldim. Yoga Terapi ve Pilates eğitimleri ile beraber hamilelik döneminde pilates, osteoporoz ve skolyoz için pilates konularında çeşitli çalışmalara katıldım. Pilates ve Yoga eğitmeni olarak beden zihin bağlantısı ile bedenin hareket sınırlarını geliştirmek ve bu süreçte fiziksel beden ile ortaya çıkan farkındalığın, ruhsal ve duygusal duruma yansıması, çevre ile ilişkilere yeni bir bakış kazandırması her zaman heyecan duyduğum bir konu oldu. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Ve Tasarım Bölümü mezunuyum ve aynı heyecan ile görsel sanatlar ve seramik konularında da çalışmalarıma devam ediyorum. surucusebnem@gmail.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale