Black Coffee Theory: İstemediğimiz şeylerden geriye ne kalıyor? 

Bir şeylerin yolunda gitmemesinden kaçınmaya çalışırken nasıl bir hayat istediğinizi gözden kaçırıyor olabilir misiniz? Sosyal medyada gündeme gelen Black Coffee Theory, yani Siyah Kahve Teorisi, bu soruyu gündelik bir örnek üzerinden ele alıyor. Temel fikir, yalnızca neleri istemediğimizi sıralamak yerine ihtiyaçlarımızı, beklentilerimizi ve ulaşmak istediğimiz sonuçları daha açık biçimde tanımlamak. Özellikle kişisel gelişim içeriklerinde karşılaşılan bu yaklaşım, hedeflerimizi belirlerken kullandığımız dil üzerine düşünmeye davet ediyor. Peki, Black Coffee Theory nedir ve günlük hayatta nasıl uygulanabilir? 

Black Coffee Theory nedir?

Black Coffee Theory, Türkçeye Siyah Kahve Teorisi olarak çevrilebilir. Sosyal medyada kullanılan yorumlarından birine göre bu yaklaşım, bir kafede sipariş vermek üzerinden açıklanıyor. Bir kafede ne içmek istediğiniz sorulduğunda, yalnızca ‘kahve istemiyorum’ diye yanıt verdiğinizi düşünün. Bu yanıt, neyi tercih etmediğinizi belirtse de ne içmek istediğinizi açıklamaz. İstemediğiniz seçeneği tanımlamış olursunuz ancak tercih ettiğiniz içeceği söylemediğiniz için siparişiniz belirsiz kalır.

Bu örnek, günlük yaşamdaki seçimlerimize de uyarlanabilir. Başarısız olmaktan, hayal kırıklığı yaşamaktan veya yanlış kararlar vermekten kaçınmaya odaklanmak, neyi başarmak istediğimizi tanımlamakla aynı şey değildir. Black Coffee Theory, dikkati yalnızca istenmeyen sonuçlardan uzaklaşmaya değil, arzu edilen sonuçlara yöneltmenin önemini vurgular.

Örneğin, “Yanlış bir ilişki yaşamak istemiyorum” demek yerine “Karşılıklı güvenin, açık iletişimin ve saygının olduğu bir ilişki istiyorum” diye düşünmek, beklentileri daha anlaşılır hale getirebilir. Benzer şekilde, “İşlerimin kötü gitmesini istemiyorum” düşüncesi yerine “Kendimi geliştirebildiğim, emeğimin karşılığını alabildiğim bir çalışma ortamı arıyorum” demek, seçenekleri değerlendirirken daha somut ölçütler sunabilir.

Burada önemli olan, olumsuz düşünceleri tamamen ortadan kaldırmak değildir. İstemediğimiz şeyleri fark etmek de sınırlarımızı ve ihtiyaçlarımızı anlamamıza yardımcı olur. Ancak yalnızca kaçınmak istediklerimize odaklandığımızda, bunların yerine ne koymak istediğimizi belirlemeyi ihmal edebiliriz.

Black Coffee Theory psikoloji açısından ne ifade ediyor?

Black Coffee Theory, psikolojide bilimsel olarak tanımlanmış ve geçerliliği kanıtlanmış bağımsız bir teori olarak değerlendirilmemelidir. Bununla birlikte, sosyal medyada anlatılan yaklaşım ile psikoloji araştırmalarında incelenen hedef belirleme ve yaklaşma-kaçınma motivasyonu arasında bir bağlantı kurulabilir.

Yaklaşma odaklı hedefler, kişinin ulaşmak istediği bir sonuca yönelmesini ifade ederken kaçınma odaklı hedefler, istenmeyen bir durumdan uzak durmaya odaklanır. Örneğin, “Hata yapmamalıyım” düşüncesi kaçınma odaklı bir hedefken “Yeni bir beceri öğrenmek ve kendimi geliştirmek istiyorum” düşüncesi yaklaşma odaklı bir hedef olarak ele alınabilir.

2020 yılında 1.066 kişinin katıldığı bir araştırmada, yaklaşma odaklı hedefler belirleyen katılımcıların yıl boyunca kararlarını sürdürme konusunda daha başarılı oldukları görüldü. Bir yıl sonraki değerlendirmede yaklaşma odaklı hedef belirleyenlerin yüzde 58,9’u, kaçınma odaklı hedef belirleyenlerin ise yüzde 47,1’i kararlarını sürdürmede başarılı olduğunu bildirdi.

Bu bulgu, her durumda olumlu ifadeler kullanmanın daha iyi sonuçlar doğuracağını kanıtlamaz. Araştırma, belirli hedef türleri ile hedefleri sürdürme başarısı arasında bir ilişki olduğunu gösterir. Black Coffee Theory’nin kendisini doğrudan test etmez; ancak neye ulaşmak istediğimizi açıkça tanımlamanın neden yararlı olabileceğini anlamaya yardımcı olur.

Black Coffee Theory günlük hayatta nasıl uygulanır?

Bu yaklaşımı günlük yaşamda kullanmak için büyük kararlar almanız veya bütün hedeflerinizi yeniden belirlemeniz gerekmez. Öncelikle sizi rahatsız eden bir durumu ele alabilir ve bu durumun yerine nasıl bir sonuç görmek istediğinizi tanımlayabilirsiniz.

  • İstemediğiniz şeyin ardındaki ihtiyacı belirleyin

Bir durumdan neden uzaklaşmak istediğinizi anlamak, gerçek ihtiyacınızı fark etmenizi sağlayabilir. Örneğin, sürekli eleştirilmekten rahatsız oluyorsanız ihtiyacınız yalnızca eleştiriden kaçınmak olmayabilir. Görüşlerinizin dikkate alınmasını, geri bildirimlerin saygılı bir biçimde verilmesini veya kendinizi rahatça ifade edebilmeyi istiyor olabilirsiniz.

  • Belirsiz düşünceleri somut hedeflere dönüştürün

“Daha iyi hissetmek istiyorum” gibi genel bir ifade başlangıç için anlamlı olsa da tek başına ne yapacağınızı göstermeyebilir. Bunun yerine, “Uyku saatlerimi düzenlemek, hafta içinde yürüyüş yapmak ve arkadaşlarımla daha fazla vakit geçirmek istiyorum” gibi somut hedefler belirleyebilirsiniz. Böylece istediğiniz değişimi günlük yaşamınızda nasıl gerçekleştirebileceğinizi daha kolay değerlendirebilirsiniz.

  • Kontrol edebildiğiniz seçimlere odaklanın

İstediğiniz sonucu belirlemek, onu her koşulda elde edebileceğiniz anlamına gelmez. Başkalarının kararları, beklenmedik olaylar ve dış koşullar her zaman kontrolünüzde olmayabilir. Bu nedenle hedeflerinizi belirlerken kendi davranışlarınıza, seçimlerinize ve atabileceğiniz adımlara odaklanmak daha gerçekçi bir yaklaşım sunar.

  • Kendinize neyi neden istediğinizi sorun

Bir hedefin gerçekten sizin ihtiyaçlarınızı yansıtıp yansıtmadığını değerlendirmek de önemlidir. Başkalarının beklentilerine uygun görünmek, sosyal çevrenizde kabul görmek veya belirli bir yaşam standardına ulaşmak için istediğinizi düşündüğünüz şeyler, kişisel önceliklerinizle örtüşmeyebilir. Kendinize “Bunu gerçekten istiyor muyum, yoksa istemediğim bir durumdan kaçmak için mi buna yöneliyorum?” diye sormak, kararlarınızı daha bilinçli değerlendirmenize yardımcı olabilir.

Black Coffee Theory, olumsuz düşünmemek anlamına mı geliyor?

Black Coffee Theory’nin mesajını sürekli olumlu düşünmek veya olumsuz duyguları bastırmak şeklinde yorumlamak doğru olmaz. Kaygı, hayal kırıklığı, öfke ve korku gibi duygular da kişinin ihtiyaçları, sınırları ve yaşadığı koşullar hakkında önemli bilgiler verebilir. Bir durumun olumsuz yönlerini fark etmek, ondan uzaklaşmak veya kendinizi korumak için gerekli adımları atmak da sağlıklı kararların bir parçasıdır.

Asıl ayrım, yalnızca istemediğiniz sonuçlara odaklanmakla birlikte nasıl bir sonuca ulaşmak istediğinizi de düşünebilmek arasındadır. Örneğin, yalnız kalmaktan korktuğunuz için size iyi gelmeyen bir ilişkiyi sürdürmek yerine, bir ilişkide hangi özelliklere ihtiyaç duyduğunuzu belirlemek farklı seçenekleri değerlendirmenizi sağlayabilir. Bu, her ilişkiyi bitirmek veya hiçbir konuda taviz vermemek anlamına gelmez; ihtiyaçlarınızı ve karşılıklı beklentileri daha net anlamak anlamına gelir.

Black Coffee Theory bu yönüyle, hedeflerimizi ve beklentilerimizi yeniden gözden geçirmek için kullanılabilecek basit bir düşünme çerçevesi sunar. Ancak tek başına bir çözüm yöntemi değildir ve düşüncelerimizin gerçekliği doğrudan şekillendirdiği anlamına gelmez. İstenen değişim, koşulların değerlendirilmesi ve uygulanabilir adımların atılmasıyla mümkün hale gelir.

Kendinize ne istemediğinizi sormak kadar, nasıl bir yaşam kurmak istediğinizi de sormak önemlidir. Bazen kararlarımızı netleştirmek için ihtiyacımız olan şey, bütün seçenekleri elemek değil, bizim için gerçekten anlamlı olanı tanımlamaktır.

Kaynaklar: journals.plos.org, pmc.ncbi.nlm.nih.gov

İlginizi çekebilir: Beklenti etkisi (expectancy effect) nedir?

Uplifers
Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!