X

Bize “Böyle olacağı belliydi.” dedirten şey: Geri görüş ön yargısı

Kavram, İngilizce’de “I knew it all along” (Başından beri biliyordum) etkisi olarak da adlandırılmaktadır.

Geri görüş ön yargısı, ilk defa 1970’lerde ortaya atılan bir psikoloji terimi. Kavramı herhangi bir olay gerçekleştikten sonra, aslında öyle olmadığı halde olanları öngörebildiğini iddia etme davranışı olarak açıklamak mümkün. İngilizce’de “I knew it all along” (Başından beri biliyordum) etkisi olarak da adlandırılan geri görüş ön yargısını daha iyi açıklamak için şöyle bir örnek verilebilir: Çok iyi hazırlanmadığınız bir sınavın sonuçları açıklandığında yüksek bir not aldığınızı öğreniyorsunuz. Bu durumda aslında nedeni öyle olmamasına rağmen, sınavın zaten kolay olacağını bildiğinizi ve bu yüzden öncesinde hazırlık yapmadığınızı düşünmeniz gayet olası. İşte bu gibi durumlarda aklınızdan geçirdiğiniz; “Zaten biliyordum, böyle olacağı çok belliydi.” gibi düşünceler, bize geri görüş ön yargısı kavramını açıklıyor.

Bu ön yargıya neden kapılıyoruz?

Araştırmalar, geri görüş ön yargısının insan zihnindeki işleyişin doğal bir sonucu olduğunu söylüyor. Beyin, öğrendiği her yeni bilgiyi hemen, hali hazırda sahip olduğu bağlantılı başka bilgilerle bağdaştırıyor. Öğrendiğimiz bilgileri eskileriyle ilişkilendirdikçe, zihnimizdeki bilgiler gitgide daha tutarlı hale geliyor ve bu şekilde yeni öğrendiklerimizi, zaten bildiğimiz bilgiler arasında varsayıyoruz.

Araştırmacılar ayrıca belli başlı bazı etkenlerin geri görüş ön yargısına kapılmamızda etkili olduğunu ifade ediyor. Örneğin; hafızamızda, olanları önceden tahmin ettiğimizi doğrulayacak bilgiler mevcutsa, bu ön yargıya kapılmak daha kolay oluyor. Bunun yanı sıra bilinçaltımızdaki, dünyayı tahmin edilebilir bir yer olarak görme ihtiyacı da bu konuda etken rol oynuyor.

Olası zararları

Geri görüş ön yargısı, edinilen deneyimlerden bir şeyler öğrenmeyi engelleyebilir.

Geri görüş ön yargısı, bireylerin gelişen olaylarla ilgili yapılabilecek alternatif açıklamalara önem vermeyip sadece bir sebebe bağlı kalmasına neden olabilmektedir. Bu durumsa edinilen deneyimlerden bir şeyler öğrenmeyi engelleyebilir; çünkü kişi, nedenlerini bildiğini sandığı bir olayın gerçek nedenini araştırmayacaktır. Ayrıca geri görüş ön yargısına kapılmak, birey için aşırı özgüven duymak ve dolayısıyla iş dünyası gibi mecralarda gereksiz risk almak anlamına da gelebilir.

Peki geri görüş ön yargısının olumsuz etkilerinden kaçınmak için neler yapılabilir? Yıllardır bu konuda yapılan araştırmalar, bu psikolojik yanılgıyla başa çıkmanın kolay bir iş olmadığını ortaya koyuyor. Fakat düşündüğümüz sebeplerin aksine yoğunlaşmak ve gerçekleşmeyen ihtimallerin gerçekleşmelerinin aslında gayet olası ve doğal olduğunu fark etmek, edindiğimiz deneyimlere dair daha ayrıntılı bakış açılarına sahip olmamızı sağlayabilir.

Kaynak:

psychologicalscience.org

huffingtonpost.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale