X

Bitter çikolatanın birbirinden değerli 10 mucizesi

Çikolata birçoğumuzun zaafı diyebiliriz ve tatlı krizleri yaşadığımızda ilk olarak çikolataya yöneldiğimiz bir gerçek. Peki yanlış mı yapıyoruz? Aslında hayır! Özellikle de bitter çikolatayı tercih edersek…

Bitter çikolata sağlığımızı korurken aynı zamanda da tartıda yüzümüzü güldüren besinlerden. Diyette de miktarını kontrol ederek tüketebiliriz. Özellikle porsiyonunu kontrol edebilirseniz birçok faydası mevcut.

Yapılan çalışmalara göre bitter çikolata kan basıncını düşürüyor ve kalp krizi riskini azaltıyor.
Bitter çikolatanın vücudumuzda yarattığı mucizeler
  • Antioksidan içeriğinden dolayı vücudu yaşlanmaya karşı koruyor.
  • Birçok hastalığın oluşmasını engelliyor.
  • Epikateşin adını verdiğimiz antioksidan bileşen aynı zamanda kalp sağlığını koruyor.
  • Yapılan çalışmalara göre bitter çikolata, kan basıncını düşürüyor ve kalp krizi riskini azaltıyor.
  • Bitter çikolatanın kolesterol düşürücü etkisi vardır.
Bitter çikolata endorfin ve serotonin hormonlarının salgısını artırıyor.
  • Hafızayı güçlendiriyor.
  • Konsantrasyonu destekliyor.
  • Endorfin ve serotonin hormonlarının salgısını artırıyor. Bu da bizim daha mutlu hissetmemizi ve stresle daha kolay başa çıkmamızı sağlıyor.
  • İnsülin direncini olumlu yönde etkiliyor.
  • Kakao oranıyla doğru orantılı olarak çikolatanın faydaları artıyor. 

Bitter çikolatayı ortalama haftada 2-3 kez 20-25 gram kadar tüketerek hem fiziksel hem ruhsal sağlığınızı koruyabilirsiniz. Bazen hayata pembe gözlüklerle bakmak gerekebilir. Pembe gözlükleriniz yoksa bitter çikolatanız var!

İlginizi çekebilir: Bitter çikolata antrenman performansını artırıyor

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Uzm. Dyt. Seba Sarıtepe: Uzman diyetisyen. İngiltere’de Chester Üniversitesi’nde yüksek lisans okuyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi mezunu. Bebek Lisya Beauty'de beslenme danışmanlığı yapıyor. Yeni tarifler denemeyi ve bunları farklı tarzda sunumlarıyla sosyal medya üzerinden paylaşmayı ve sağlıklı beslenme adına kişileri motive etmeyi çok seviyor. Hastalıklarda beslenme, kilo alma, kilo verme, anne-çocuk beslenmesi gibi birçok konuda yapılan araştırmaları takip etmekte ve bunlar üzerine beslenme danışmanlığı yapmakta. Pozitif ve güleryüzlü olmayı kendine ilke edinen Seba Sarıtepe, “sağlıklı beslenmenin mutlulukla bir ilgisi olmalı” diyenlerden. Dans etmek, film izlemek ve bolca seyahat etmek en sevdiği hobileri arasında yer alıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale