X

Birkaç işi aynı anda yapmak: “Multitasking” bir beceri mi yoksa hata mı?

Birkaç işi ayna anda yapmak, yeni ismiyle “multitasking” iyi bir şey mi değil mi? Öğrenelim bakalım…

Biraz çevremize ve kendimize baktığımızda neler neler görüyoruz değil mi? Omzumuzla telefonu kulağa yapıştırırken yemek yapmalar, çocuğun ev ödevi kontrolü ile aynı anda dizi seyretmeler, araba kullanırken sevgiliye mesaj yazmalar…

Kötü haberi baştan vereyim: beynimiz  “mutitasking” için uygun değildir!

Beyin aynı anda birden fazla şeyle uğraşınca gereğinden fazla yoruluyor.

Beynimiz birkaç işi aynı anda yapmak için uygun değildir, uygun yapıya sahip değildir. Biliyorum bunu şu an kabul etmek çok zor çünkü tüm gün yapıyoruz. Bu saydıklarımı ve birçoğunu da aynı anda yapıyoruz.

Evet beynimiz yapar, yapabilir ve yapıyor da çünkü mecbur kılıyoruz. Ama hep bir kandırmaca ile yapıyor. Nasıl biliyor musunuz? Odaklanması gereken o iki şey arasında gidip geliyor, bir ona odaklı, sonra hemen diğerine. Bunu hızlı da yapabildiği için aynı anda yapıyor gibiyiz. Aynı anda yapıyoruz zannediyoruz ama yavaş çekimde olanları izleyebilseniz göreceksiniz ki beyin çok hızlı bir değiş tokuş içinde, peş peşe… Ancak böyle yapabiliyor.

Peki, iyi bir şey mi? Hayır, kesinlikle değil.

Çünkü gereğinden fazla enerji kaybediyor, yoruluyor, ayrıca sürekli git-gel yaptığı için hata yapma riski çok çok yüksek ve beynimiz hata yapmayı sevmez. Hata yapınca hataya takılır ve daha fazla hataya sebep olur.

Yani bilinç düzeyimiz paralel çalışmaya müsait değil, hele üç şeyi aynı anda hiç değil!

Beynimiz hep önemli ve öncelikli olanı yapmak ister. Sırayla, aynı anda değil.

İki görev beynimiz için tartışma halindeyken ikisinin de kaybetme ihtimali yüksektir çünkü beynimiz mükemmeliyetçidir, titizdir. Ama iki işi aynı anda aynı titizlikte yapamaz. Hatta ikisini de titizlikle yapamaz… Araba kullanırken mesaj yazmanın kaza yapma ihtimali ile ilgili istatistikleri burada verip moral bozmak istemiyorum, sadece buradan hayatınızla ilgili önemli bilgiler almanızı ve hayatınıza transfer etmenizi istiyorum.

Multitasking daha fazla hataya sebep oluyor.

Şöyle düşünün; koridorda duruyorsunuz, aynı anda hem salondan televizyon sesi geliyor hem de mutfaktan radyo. Karman çorman bir şeyler duyarsınız değil mi?

Yine de dediğim gibi, iki iş aynı anda neyse ama ikiden fazlası gerçekten fazla. Yani hem yürür hem sohbet edebilirsiniz ama bir de yanınızdan geçen biri saati sorarsa donup kalırsınız. Günlük hayat akışınızda “multitasking” var ise, bir şeyleri atlama, unutma ve hata yapma ihtimaliniz çok yüksektir.

Bu arada beynimiz kendi içinde tabi ki çok iyi bir “multitasker”, ancak bunlar bir sürü bilinçli olmayan işler. Bilinç, odaklanma, konsantrasyon girince işin içine o zaman işte zorlaşıyor.

Umarım özellikle bu yazıyı okuduktan sonra bu öğrendiklerinizden bir ders çıkartırsınız ve yapılacak işlerinizi aynı anda yapmaya zorlamak yerine öncelik ve önemine göre sıralamayı denersiniz…

Kolay gelsin ve iyi gelsin!

NOT: Birçok insan bu öğrendiklerimizi kabul etmekte zorlanacaktır ama siz gönül rahatlıyla beni referans gösterebilirsiniz.

Bu konuda desteğe ihtiyacınız varsa bana www.ilknurustunucar.com/tr/ adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

 

İlginizi çekebilir: Multitasking sorunsalı: Çoklu medya kullanımının beyin fonksiyonları üzerindeki etkileri

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Uzman Psikolog İlknur Üstünuçar: Uzman Klinik Psikolog İlknur Üstünuçar Freie Üniversitaet Berlin - Tıp Fakültesi’nde Psikoloji Uzmanlık eğitimini tamamladı. Yıllarca klinik deneyimleri yanı sıra bir çok ülkede çok sayıda eğitim ile hep kendini geliştirmeye devam etti. (Gestalt-terapi, Geliştiren Koçluk, Allen Carr terapisti, Nefes ve Gevşeme Teknikleri uzmanı) 2000 yılı itibariyle kendi Eğitim ve Danışmanlık şirketini kurdu ve binlerce insan ile çalışma imkanı buldu. Halen kendini ve çevresini iyi hissettiren ve geliştiren çalışmalar sürdürmekte. Bu kapsamda stresi yönetme, orta yaş krizlerini anlama ve fırsata çevirme, beynin yapısı ve duygu yönetimi, konularında 60 dakikalık pratiğe yönelik, keyifli ve interaktif seminerler verir. Evli ve iki oğlu var.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale