Biri var ve beni deli ediyor: Sinir olduğumuz kişiler aslında kendi yansımalarımız mı?

Birçok kişi için ne kadar klişe geldiğini biliyorum ama söylemeden yapamayacağım. Dış dünyanızın iç dünyanızdan farklı olduğuna inanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Hadi bakalım güçlü sorularla yazıya devam edelim: Nasıl bir hayat yaşıyorsun? İlişkilerin ne durumda? Ekonomik anlamda (sözde) arzu ettiğin yerde misin? Sağlığın yerinde mi? Zihnin geçmiş ya da gelecekle mi meşgul?

İşleriniz ters gidiyorsa, sağlığınız bozuksa, mutsuzsanız, hayatınız yolunda gitmiyorsa başkalarıyla uğraşmayı ve onları değiştirmeyi bırakın. Bir seçim yapın ve değişime bakış açınızı değiştirerek başlayın. Sorun yaşamın kendisi değil. Sorun etrafınızdaki insanlar da değil. Asıl sorun tüm bunlar olurken, zihninizdeki düşüncelere, yaratıma bakmamanız ve “Ben ne yapabilirim ki?” deyip, sorumluluğunuzu almayıp kolay yolu seçmeniz. Oysaki hayat cesurları sever ve her zaman onların yanındadır.

Her şey iç dünyanın dışarıya yansımasıdır. Ve içimizde olan dışarıda olanı yaratacaktır.

Biri var ve beni deli ediyor: Sinir olduğumuz kişiler aslında kendi yansımalarımız mı?

Yaşamınız istemediğiniz şekilde gidiyorsa bunu değiştirebilecek kişinin yine ‘siz’ olduğunuzun farkına varın. Örnek vermek gerekirse, hayatınızda sizi deli eden, her gördüğünüzde tüylerinizi diken diken eden bir Fatma karakteri var. İş arkadaşınız olabilir, eşiniz, sevgiliniz, belki de dost olduğunu zannettiğiniz arkadaşınız. Ya sizin sinirinize dokunacak bir şey söylüyor, ya onaylamadığınız bir davranışta bulunuyor ya da sizi kırıyor, üzüyor…

Şimdi tüm bunların ‘yansımasına’ bakalım. Evrende çekim yasası denilen bir yasa vardır. Benzer benzeyeni çeker ve düşünceleriniz hayatla eşleşir. “Etrafınıza bir bakın, onu izleyin, yaşamın size göstermek istediklerine kulak verin.” Sizi rahatsız eden şey belki de değiştirmeniz gereken bir düşünce ya da davranış olabilir. Sürekli haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız ya da kullanıldığınızı ya da sevilmediğinizi ya da fark edilmediğinizi tekrar ve tekrar bunları size yansıtan insanlarla karşılaşıyor olacaksınız. Ta ki düşüncenizi ve eylemlerinizi değiştirene kadar.

Bizler her şeyi o kadar çok dışarıda arıyoruz ki, yaşanılan her şeyin içimizden kaynaklı olduğunu unutuyoruz. Aslında yaşadığımız her şey iç dünyamızın bir ‘yansıması.’ Sorun, kendimizi bir bütün olarak görmememizden, sorumluluğumuzu alamamaktan ve olanı, karşı tarafı değiştirmeye çalışmaktan kaynaklanıyor.

Çok yakın bir arkadaşım bana her zaman “Kendi dönüşümün için seni sinir eden insanların yanında bol bol vakit geçir. Çünkü o sensin” derdi. Şu an onu çok iyi anlıyorum, canım arkadaşım.

Sizi rahatsız eden şeylere bakın, kendinizi görün, kendinizi tanıyın, keşfedin.

Dönüşümünüze izin verin. Dünya fark etmesen de zihninde oluşturduğun gibidir; bir yansımadır. Dışarıda dünyanı bulursun, kendi seçtiğin, düşlediğin dünyayı. Gidin ve kim olduğunuzu görün. Zaaflarınızı, karanlık yönlerinizi, inançlarınızı görün.

Artık yüzleşme, güçlenme ve aydınlanma zamanı gelmedi mi hala?

Biri var ve beni deli ediyor: Sinir olduğumuz kişiler aslında kendi yansımalarımız mı?

Kaçmak bir çözüm değildir

Sizi deli eden, rahatsız eden, varlığına bile tahammül edemediğiniz bir Ayşe’yi hayatınızdan çıkarabilirsiniz değil mi? Çok güzel, fakat o kişide sizi rahatsız eden şeyi fark etmeden ve kabul etmeden hayatınızdan bir Ayşe gidecektir ve yerine başka bir Ayşeler gelecektir. Sizi sinir eden, rahatsız eden bir olaydan, şehirden kaçabilirsiniz ama farkında olmazsanız veya kabul etmezseniz, o olayın farklı versiyonlarıyla başka şehirlerde karşılaşacaksınızdır.

Hayat bir seçim değil mi?
  1. seçim mutluluk: Sahanın içinde oyununuzu oynayacaksınız. Hayattan zevk alacak, yapmak istediklerinizi yapacak, her şeyin farkında olup, yaptığınız hataların, olumsuz gibi gözüken bütün olayların bir öğrenme süreci ve bir deneyim olduğunu kabul edeceksiniz. Ve sorumluluğunuzu alıp yaşayacaksınız mutluluğu tüm çıplaklığıyla.
  2. seçim ego: Biten bir maça sürekli yorum yapacak, sürekli haklı çıkmak, zaferi kazanmak için çabalayacak fakat skoru değiştiremeyeceksiniz. Siz ne kadar o maçı yok saysanız da gittiğiniz her yerde biten maç konuşuluyor ve yorumlar izleniliyor, dinleniliyor olacak. Hayatta sizi rahatsız eden hiçbir şeyden kaçamayacağınız gibi kendinizde de kabul edemediğiniz hiçbir yönünüzden kaçamazsınız. Kaçmaya çalıştıkça dışında kalacaksınız mutluluğun.

Zihninizin, duygularınızın yaşamınızı yönetmesine izin vermeyin. Fark edin. Sizi rahatsız eden şey ne? Dönüştürmem gereken düşünce ne? Ve tüm bunların değişmesi için ben ne yapabilirim?

 

İlginizi çekebilir: Kendinizin farkına varın: İnsanoğlunun yaptığı spiritüel hatalar

Tuba Kaytaş
Türkiye’nin ilk nefes koçlarından olan Tuba Kaytaş, Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. İlk nefes eğitimini 2005 yılında Judith Kravitz’ten aldı. Nefesin hayatına ... Devam