X

Bireysel yükselişimizin önündeki engeller

“Başkalarını bilen akıllanır. Kendini bilen ise aydınlanır.” –Tao Te Ching

Dünya üzerindeki her bir bireyin kişisel yükselişi, kolektif yükselişimizi tetikliyor ve şuur sahamızı genişletiyor. Bilincimiz aydınlandıkça -yani Yüksek Benliğimize doğru genişledikçe- hayatı da üstat bilincinden yaşamaya başlıyoruz. Üstat bilincinde yaşamak ise, daha az direnç, daha az acı, daha az zorluk ve kalıcı mutluluk, sevgi ve doyum hali getiriyor hayatlarımıza. Peki, bireysel yükselişimizin önündeki engeller nelerdir? Gelin, yükselişimizin önündeki engelleri bir de sevgili Nil Gün’den dinleyelim;

1. Deneyime değil, peşinde koştuğumuz mutluluğa odaklanmak

Amaç, varılacak yer olduğunda yolculuk endişe, korku, kıskançlık gibi duyguların olumsuz ifadeleriyle zor ve yorucu, bazen çekilmez hale gelebiliyor. Mutluluk, haz ve doyum varılacak bir yer değil, yolculuğun ta kendisidir.

2. “Mutlu” duyguların kalıcı olacağı beklentisinde olmak

Hazzın, mutluluğun, coşkunun kalıcı değil, tüm duygular gibi geçici olduğunu idrak etmezsek, kendimizi doyumsuz bir yaşama mahkum etmek bunun doğal sonucu olur. Tıpkı ilişkilerde olduğu gibi, birisini kaybetmemek için ona sımsıkı yapıştığımızda onu kaybedeceğimizi de garantilemiş oluruz.

3. Geçmişte takılıp kalmak

Geçmişte takılı kalan şimdi’yi yaşayamaz. Duygular sadece an’da vardır. Zamandan ve mekandan bağımsızdır. Bilinçaltı çalışmalarıyla kişiyi geçmişteki olumsuz deneyimlerinden özgürleştirebilmek, duyguların daima şimdide olması sayesinde mümkündür. Eğer şimdiki an, geçmişin acı veren duygularıyla doluysa, o zaman kendimize hazzı, mutluluğu hissetme iznini veremeyiz.

4. Sabırsız olmak

Hazzı ve doyumu gerçekte yaşamak yerine hayallerimizde ve fantezilerimizde yaşamak ya da suni yollarla -hemen şimdi- onlara ulaşmaya çalışmak, gerçek duygularımızı maskeler. Bu da bizi kendimizden uzaklaştırır.

Hazzın doğası bağımsız ve özgür olmasıdır. Suni yollarla gelen haz, bağımlılığa dönüşür ve kişi haz maddesini arama ve ona ihtiyaç duyma boyutunda endişe yaşamaya başlar. (Buna günümüzde kullandığımız cep telefonları ve sosyal medya bağımlılığını da ekleyebilirsiniz)

5. Toplumsal koşullanma

İçinde yaşadığımız kültürün, toplumun, ailenin değerlerinin bizim öz değerlerimizle uyuşmaması durumunda, sosyal ve duygusal baskılara kolaylıkla boyun eğeriz ve kendi yolumuzdan ayrı düşeriz. Bu nedenle kendi öz değerlerimizi sorgulamak ve keşfetmek önemlidir. Eğer sorgulamazsak, yaşadığımız hayat bize doyum vermez.

Kişisel aydınlanma ve yükseliş yolculuğunuzda size çokça hizmet edecek olan Thetahealing, Regresyon ve Jean Adrienne Arınma Sistemi eğitimleri ve seansları, ve Healy frekans cihazı ile ilgili ayrıntılı bilgiye ve seminer takvimimize www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir, hediye çalışmalarımdan ve grup seanslarımdan faydalanabilmek için Instagram ve YouTube hesabımı takip edebilir ve her türlü sorunuzu info@esindemir.com mail adresim üzerinden bana iletebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye dek…

Sevgiyle kalın.

Kaynak: Duyguların Simyası (Nil Gün)

İlginizi çekebilir: Ne zaman şifalanırız, ne zaman şifalanmayız?

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale