X

Birçoğumuzun dahil olduğu X jenerasyonu verimlilik hakkında ne düşünüyor?

X Jenerasyonu veya “millenial” çağı, günümüzde 20 ile 35 yaş arasında olan bir kitleyi kapsıyor. 1982-1997 yılları arasında doğmuş olan bu kitle, günümüzde iş gücü piyasasının en kalabalık grubunu oluşturuyor. Sadece ABD’de 20 ile 35 yaş arasında 80 milyon kişi yaşıyor.

X jenerasyonunun yoğunlaştığı bir kariyer platformu olan Levo ve Microsoft Office öncülüğünde bir araştırma yapıldı. 2017’de verimliliği artırma konulu bu araştırmanın sonuçları gerçekten ilginç sonuçlar ortaya koydu.

X jenerasyonunun yüzde 93’ü verimliliğin mutluluk için çok önemli/önemli olduğunu düşünüyor.

Dijital dünyanın ilk nesli olan X jenerasyonu, geçmiştekilere kıyasla teknolojiyle büyüdü ve sanal ilişkiler oluşturma konusunda bir sıkıntı yaşamıyor. Bu yüzden iş dünyası için hem zorlu bir mücadele hem de bir fırsat olma özelliği taşıyorlar. Şirketler X jenerasyonunun ilgisini çekmeye, onları istihdam etmeye çalışıyor.

Gelelim araştırmanın sonuçlarına… X jenerasyonuna mensup ve günümüzde 20-35 yaş arasındaki bu kitlenin yüzde 93’ü verimliliğin mutluluk için çok önemli/önemli olduğunu düşünüyor. Yüzde 62’si ise kendisini ortalama veya çok verimli olarak nitelendiriyor. Yani sayılardan da anlaşılacağı üzere verimliliğin önemli olduğunu düşünenlerle kendini verimli bulanlar arasında ciddi bir boşluk var. Ayrıca, 30 yaşından küçük olanlar, 30 yaşından büyük olanlara göre kendilerini daha az verimli hissediyor. Bu bulgu, genç insanların hedeflerine ulaşabilmeleri için onlara doğru araçların ve kaynakların sağlanmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Araştırmaya katılanlara, verimliliğe engel olan unsurlar da sorulmuş. Bir numarada yüzde 33’le dikkat dağıtıcı unsurlar geliyor. Sosyal medya bu alanda en çok suçlananlardan biri. Bunu yüzde 25’le zaman yönetimi takip ediyor. Öte yandan, katılımcıların yüzde 82’si alışkanlıkların ve günlük rutinlerin daha iyi oluşturulması sayesinde daha verimli olabileceklerini düşünüyor.

Araştırmadan çıkan bir başka önemli sonuç da katılımcıların yüzde 92’sinin yapılacaklar listelerinin işe yaradığını söylemesi. X jenerasyonu genellikle önemli işleri öğleden önce tamamlamaya çalışıyor. Yüzde 69’u sabah vakitlerinin günün en verimli saatleri olduğunu söylüyor. Yüzde 22’lik azınlık ise öğleden sonra veya akşamları daha verimli olduklarını söylüyor.

Dijital dünyadan biraz uzaklaşacak zamanlar ayırın kendinize.

Peki bu sonuçlara bakarak tekrar hatırlayalım. Verimliliği artıracak ufak öneriler neler?

Mail kutunuzu gereksiz kalabalıktan arındırın. Arkadaşlarınızla sohbet ettiğiniz mailleri veya tamamlanan işleri başka klasörlere koyun.

– Yapılacaklar listenizi yeniden gözden geçirin. Başardığınız işlerin üzerinden geçin ve öğrendiklerinizi pekiştirin.

– Bazı işler için özel bir zaman belirleyin. Mail sunucunuzun veya telefonunuzun hatırlatıcı özelliğinden faydalanın.

– Sabahları gününüzü planlayın. Ekip arkadaşlarınızla bir araya gelin, hedeflerinizi belirleyin.

– Dijital dünyadan biraz uzaklaşacak zamanlar ayırın kendinize. Gece uyurken telefonunuzu uzağa koyun.

– Sabahları uyanır uyanmaz ilk işiniz telefonunuzu kontrol etmek olmasın. Güne bedeninizi ve ruhunuzu besleyerek başlayın. Öncelikle meditasyon yapın, kahvaltı edin.

Kaynak:
Thrive Global

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale