X

Bir uykusuzdan, uykusuzluğa karşı faydalı olabilecek öneriler

Uykusuzluk, tıpkı stres gibi çağımızın sorunlarından biri. Düşündüğümüzden çok daha fazla kişi hafif, orta ya da şiddetli uykusuzluk sorunu yaşıyor. Sağlıklı uyku üzerine araştırmalar yapan Sleep Health Foundation’ın yayınladığı uykusuzluk çalışmasının sonuçları, en az 3 kişiden birinin hafif derece uykusuzluk problemine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Peki uykusuzluğa karşı neler yapılabilir?

“Yattığım an uykuya dalamıyorum, acaba insomniac mıyım?”

Uykusuzluk konusunda en büyük kafa karışıklıklarından biri, gerçek bir uyku sorunu yaşayanları diğerlerinden ayırmak. Örneğin, isteğe bağlı gece kuşu iseniz, uyku probleminiz var denemez. Gece daha verimli olduğunuzu düşündüğünüz için istemli olarak ayakta kalıyor ama kendinize özgü bu uyku düzenine sadık kalmayı başarıyorsanız, burada hiçbir sorun yoktur.

Charlottesville Neurology and Sleep Medicine’den Dr. Christopher Winter, çoğu insanın gece boyunca yaklaşık 20 kez uyandığını ama bunun farkında bile olmadığını söylüyor. Bu kısa uyanma seanslarının uykusuzluk problemine işaret etmesi için ise uzun soluklu olmaları gerekiyor. Örneğin Dr. Winter, gece boyunca gerçekleşen bu uyanışlarda toplam 30-60 dakika uyanık kalan kişilerin bir uyku sorununa sahip olduklarını düşündüklerini belirtiyor. Günlük aktivitelerden duygu durumuna, hayatın her alanını etkileyen bu sorunla ilgili olarak, bir uykusuzun kendisinden alınan tavsiyeleri derledik.

Kafein tüketimini belli saatlerle sınırlamak mantıklı olabilir.
Bir uykusuzdan uykusuzlukla savaşmak için tavsiyeler
  • Kafein günlüğü tutmak: Hayatımızdan kafeini çıkarmak zor, kabul. Hatta bu, çoğumuzun tercih edeceği bir yol da değil. Ancak kafein tüketimini belli saatlerle sınırlamak mantıklı olabilir. Yatmadan önceki kaç saat içinde kafeinden uzak kalmanın uykusuzluğa karşı işe yarayacağını ya da günlük tüketiminizin toplam kaç bardak kahveyi geçmemesi gerektiğini, bir kafein günlüğü tutarak belirleyebilirsiniz.
  • Ağırlıklı battaniye kullanmak: Son zamanlarda sıkça karşımıza çıkan yeni icatlardan biri ağırlıklı battaniyeler. Kullanan kişinin vücut ağırlığının yaklaşık onda biri ağırlığında olan bu battaniyelerin kişiyi öncelikle psikolojik olarak etkilediği ve huzur ortamı doğurduğu düşünülüyor. Çünkü insanlar, korunaklı olduğunu hissettikleri, üstlerinin örtülü ve kapalı olduğunu düşündükleri zaman kaygı seviyeleri azalıyor, böylece tavşan uykusu uyumak ve sürekli irkilerek uyanmak zorunda kalmıyorlar. Ancak, hekimler uyarıyor: Bir uzmana danışmadan ağırlıklı battaniye kullanmamalısınız; çünkü dolaşım sistemi ya da nefes alışverişinde sorun olması bunları kullanmanızı engelleyebilir.
  • Mavi ışıktan uzak durmak: Teknolojik aletlerden ve bizi çepeçevre saran ekranlardan yansıyan mavi ışık, vücutta uyku düzeniyle ilgili melatonin hormonu salgısının azalmasına neden olur. Yani yatmadan önce telefona bakmak ya da tabletten dizi izlerken uyumaya çalışmak, kendi uyku düzenimizi baltalamamıza neden oluyor. Şayet bu alışkanlıklardan vazgeçemiyorsanız, o halde kendinize mavi ışığa karşı filtreli bir gözlük almanız öneriliyor (bunlar her gözlükçüde bulunuyor ve çeşitli cam tiplerine, tıpkı UV filtresi gibi eklenebiliyor).
  • Melatonin hormon tavsiyesine başvurmak: Daha ciddi ve uzun süreli uyku problemlerinde, uykuyu düzenleyen melatonin takviye olarak alınabilir. Elbette her zamanki gibi, herhangi bir takviye ya da ilaç kullanmadan önce bir hekimin tavsiyesine uymanız önerilir.
  • Yatmadan önce ılık bir duş almak: Ne çok sıcak, ne de çok soğuk ılık bir duş vücuda gereken rahatlamayı sağlayacak ve sizi uykuya hazırlayacaktır. Hatta küvetiniz varsa kısa bir süre ılık suyun içinde uzanmayı da deneyebilirsiniz.

Bu kişisel deneyimlerin yanı sıra, Sleep Health Foundation’ın uykusuzluğa karşı iki önemli önerisi daha var: Uzun vadede yarardan çok zarara neden olduğu için uyku ilacı kullanmaya başlamamak ve çok ciddi durumlarda, davranışsal terapi uygulayan uzmanlara görünmek.

 

İlginizi çekebilir: Uykusuzluk ile savaşınızda etkili bir çözüm: Deepak Chopra uyku meditasyonu

Kaynaklar:
Self
Newsner

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale