X

Bir şeyi kırk kere söylersek olurmuş!

Kendini gerçekleştiren kehanet kavramını hepimiz duymuşuzdur. Sosyal psikolojide “pygmalion etkisi” olarak da incelenen bu olgu, kişinin olumlu veya olumsuz beklentilerinin bir süre sonra gerçekleşeceği ve hayatına yansıyacağını öne sürer. Beklentiler ve düşünce sistemi kişinin davranışlarını ve tutumunu etkileyeceğinden, bu davranışlar zamanla etrafındaki kişilere, olaylara ya da durumlara yansır ve gerçekleşecek olan düşünülen veya beklenen ile paralel olur. 

Dilimizde sıklıkla karşımıza çıkan “aklıma gelen başıma geldi”, “sakınılan göze çöp batar” gibi deyim ve atasözleri bu kavramın bir başka anlatım biçimi olabilir.

Sürekli olarak olumsuz düşünmek bize olumlu bir hayat vermediği gibi, olumlu olanı da olumsuz görmemize sebep olabiliyor. Hayallerimize ulaşma yolunda potansiyelimizin üzerindeki limitleri kaldırırken, gelin neler yapılabilir birlikte bakalım.

1. Karamsarlığı bırakın gitsin.

Karamsar olduğunuzda sizi ancak karamsar olaylar, kişiler, durumlar takip edecektir. Ya da siz hepsinin içinde olumsuz bir hal bulacağınızdan size yine öyle gelecektir. “Her kötülük de beni bulur” dedikçe muhtemelen bulmaya devam edecektir. Her zaman olumluya odaklanmayı hedefleyin, potansiyelinizi küçümsemeyin ve yapabileceğinize inanın.

2. Risk almaya hazır olun.

Alacağınız riskin büyük ya da küçük olması fark etmez. Potansiyelinizi ortaya koyarken önünüze çıkan engellerin sizi korkutmasına izin vermeyin. Cesaretinizi toplayın ve hayallerinize giden yolda tereddüt etmeyin. Risk almak, bazen hiç diyemediğiniz o kişiye “hayır” demek bile olabilir.

3. İç sesinizi dinleyin: “Yapabilirim!”

Hayal edin, büyük düşünün ve içinizden sıklıkla “yapabilirim” deyin.

Kendinize önce siz inanın. Hayal edin, büyük düşünün ve içinizden sıklıkla “yapabilirim” deyin. Bazen hayallerimizin, hedeflerimizin önündeki engel kendimiz olabiliyoruz. Kendinize karşı acımasız olmayı bırakın. Siz kendinize inanmadan başkalarının size inanması mümkün olmayacaktır.

4. Klişelerden kurtulun.

Geçmişten gelip günlük hayatımıza yerleşmiş bazı söz kalıpları var; “kim kaybetmiş ki biz bulalım?” gibi... Farkında olarak veya olmayarak dillendirdikleriniz bir yerden sonra sizin gerçeğinizi oluşturur. Düşünce sisteminizden, duygularınıza ve sonrasında davranışlarınıza yansır. Tabi bu noktada yine kendini doğrulayan kehanet dayanır kapınıza. Gördün mü bak ben demiştim!

5. Övgüleri kabul edin.

Başkalarını övmek konusunda cömert olun ve sizi övdüklerinde bunu nazikçe kabul edin. Sadece başkalarından beklemeyin, kendinize karşı da cömert ve destekleyici olun. İç sesinize inanın ve onu takip edin.

Unutmayın bir şeyi kırk kere söylersek olurmuş!

İlginizi çekebilir: Niyetin, istemenin ve sonra onu evrene teslim etmenin kuvveti

Kaynak:
Tiny Buddha
Duquesne University

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale