X

Bir meditasyon tekniği olarak mandala: 5 adımda kendi mandalanızı oluşturun

Meditasyonun zihni sakinleştirdiği düşüncesi bir yana dursun, Mandala çizmek, günümüzde meditasyon oturuşlarında kalmakta zorlanan, zihnini kontrol edemediğini ya da etmeden de seyirci olarak kalmaya tahammül edemediğini dile getiren, otururken sürekli hareket etme ihtiyacı hissedenler için harika bir meditasyon aracıdır.

Peki nedir bu mandala?

Mandala çizimi sinir sistemini sakinleştirerek, anksiyete ve depresyona iyi gelen bir aktivite olarak tariflenir. Herhangi bir mandala oluşturmanın yanı sıra, halihazırda var olan bir mandalanın renklendirilmesinin bile, beyindeki nöro-kimyasal aktiviteyi yavaşlatarak, bedenin strese karşı verdiği tepkileri dinginleştirdiği söylenmektedir.  

Mandala, belirli geometrik şekillerin bir merkez noktasından başlanarak, simetrik bir şekilde çizilmesi ile oluşan bir diyagramdır. Temel olarak Tibet Budizminde kökenlenen mandala, Sanskrit dilinde, çember, daire anlamına gelir ve mikrokozmostan makrokozmosa doğru bir geçişi sembolize eder. Çoğunlukla bir meditasyon aracı olarak kullanılır. Kişinin kendi mandalasını oluşturması, çeşitli bilinç hallerini adım adım geçerek, merkeze, yani içe doğru yaptığı bir yolculuğu ifade eder. Bunun yanı sıra, tamamlanmış bir mandalanın, kutsal bir alan oluşturduğuna inanılır.

Mandalalar merkezden dışa doğru şekillenen çizimlerdir ve merkezde bir nokta ile başlar. Bu nokta “tohum” ya da “zerre” gibi anlamları sembolize edecektir. Bir toplanma merkezi gibi düşünebileceğiniz bu nokta etrafında şekillenen tüm çizimin kuvvet merkezidir. Bazı inanışlarda aydınlanma noktası olarak da tanımlanmıştır. Bu noktada, evrendeki her şeyin bir merkezi, yani noktası olduğunu hatırlatmak gerekir. DaVinci’nin 5 köşeli adam çizimi de bir mandalayı tarifler. Her atomun ya da bedenimizdeki her hücrenin merkezindeki nokta da bir mandaladır. Bütün sihir, merkezdeki o noktadadır. Parmak izimiz, gözümüzün yapısı, bir ağacın oluşumu, yapraklar, bedenimizdeki parçalar, doğa olayları vb. her şey bir nokta etrafında açılan ve yine sayısız noktadan oluşan çizgilerden meydana gelmiştir.

Benim çizimim iyi değil vs. gibi kaygılardan uzak denenmesi gereken mandala çizimini adım adım uyguladığınızda, kendinizi daha sakin ve merkezinizde hissetmeniz kaçınılmaz olacaktır. Pema Chödron, her bireyin bir mandala gibi, uçsuz bucaksız ve limitsiz olduğunu, kişinin özünün, kendi mandalasının merkezindeki dairede yer aldığını ve düşündüğü, duyduğu, gördüğü her şeyin onun hayatının mandalasını oluşturduğunu söyler. Bu nedenle kişinin kendi özünden yola çıkarak çizeceği her bir mandala, tıpkı bir meditasyon oturuşunda olduğu gibi, olanı, biteni, ortaya çıkan her ne ise onu, olduğu gibi görmesine bir aracı olacaktır.

Nasıl mandala çizmeye başlayabilirsiniz?

1- Kağıdın ortasında bir nokta ya da daire çizin. Nasıl olduğuna odaklanmadan, içinizden geldiği gibi bir nokta çizin.

2- Merkezdeki nokta/dairenin merkezinden düşey ve yatay iki çizgi atın.  

3- Daha sonra 4 ana parçayı ortadan bölecek şekilde 2 çizgi daha atın, 8 dilim oluşturun.

4- Merkezden başlayarak, yardımcı çizgilerinizi kesen bir daire ya da çokgen çizin ve iki merkez arasında kalan alanı, seçeceğiniz bir şekil ile merkezdeki daire etrafında simetrik olarak çizmeye başlayın. Bu şekil bir yuvarlak, bir su damlası, bir üçgen ya da dilediğiniz, içinizden geçen bir sembol olabilir.

5- Bu şekilde devam ederek, içinizden geldiği gibi merkezden dışa doğru ilerleyin ve mandalanız oluşsun.

Unutmayın, önemli olan ne kadar harika bir iş ortaya çıkardığınız değil, olanı olduğu gibi gözlemleyip, ortaya çıkanı kapsayıcı bir şekilde kabul edebilmeniz. Ünlü psikiyatr Carl Jung’un dediği gibi “mandala, özün bütünlüğünü tarifler.”

Keyifli pratikler dilerim.

Daha detaylı bilgi almak, merak ettiklerini araştırmak isterseniz www.cevikmaymun.com ya da instagram/cevikamymunyoga sayfalarımı ziyaret edebilir, dilediğiniz ortamdan bana ulaşabilirsiniz.

Kaynak:
Dahlke, Rüdger, Mandalas for meditation
Salt, Alparslan, Dharma Ansiklopedi

İlginizi çekebilir: Hangi yoga stili senin için daha uygun: Bilmeniz gereken 6 yoga stili

Fulya Ates: 2012 yılında İTÜ Mimarlık Bölümünü bitirdi. 2014 yılında İTÜ Mimari Tasarım Master derecesini aldı. 2012 yılından bu yana çeşitli ulusal ve uluslararası mimari yarışmalarda ödüller aldı. Mimarlık mesleğini pratik ederken hayatına bir hobi olarak kattığı yoga ve meditasyon çalışmalarını yoga eğitmenlik eğitimi alarak ileri bir boyuta taşıdı. Şimdi mimarlık mesleğinin yanı sıra, kişiye özel ve grup yoga dersleri vererek, beden üzerinden yeni bir mimarlık inşa etmeye ve araştırmaya devam ediyor. Bilginin paylaştıkça çoğaldığına inanarak, www.cevikmaymun.com adresi üzerinden yoga ile ilgili edindiği tüm deneyimleri paylaşıyor. Daimi öğrenci kalabilmek, sürekli öğrenmek en büyük tutkusu.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale