X

Bir hikayecinin Hindistan yolculuğuna destek olmak ister misiniz?

Merhaba ben Işıl. Felsefe Öğretmeniyim. Bu yazım Hindistan yolculuğum için bir destek çağrısı. Hemen anlatmaya başlayayım:

Çocukluk döneminden sonra masalları ardımda bıraktım sanıyordum. Beş yıl önce tekrar hayatıma girdiler. İstanbul’daki katıldığım bir masal gecesinden esinlendim ve masalları sınıfıma taşıdım. Felsefe dersinde zaten bolca hikaye var ama genellikle dersin konusu başroldedir, hikayeler yardımcı unsurdur. Bu sefer dersi bir hikaye üzerinden kurgulamaya başladım, başrolü hikayeye verdim. Hikayeler ön planda olunca dersin işlenişi değişiyor ve öğrenciler birtakım kavramları ezberlemeye çalışmıyorlardı. Bu durum okul idaresinin de dikkatini çekti. Bir müddet sonra dersine girmediğim dokuzuncu ve onuncu sınıflarla da okulda etkinlik saatlerinde masal ve hikaye etkinlikleri yapmaya başladım. Bu benim için oldukça mutluluk vericiydi.

Fotoğraf: Nalan Özdemir Erem

Geçtiğimiz sene, kalbimin çağrısını dinledim ve ücra denebilecek bir köy okulunda öğretmenlik yapmaya gittim. Bu sefer çalıştığım yaş grubu okul öncesi idi. Bu okulda önce dışarıdan gelen desteklerle bir kütüphane kurduk, önce kitap okuma etkinliği ile başladık sonra masal ve drama çalışmaları yaptık. Köy çocukları, teknolojiye fazla maruz kalmadıkları için daha yaratıcıydı. Köyde doğanın içindeydik ve malzemelerimiz toprak, tespih ağacının dökülen taneleri, yapraklardı. Çocuklar zaten doğal bir hikaye anlatıcısıydı. Bana dedesi ile traktöre nasıl bindiğinden, zeytin ağacından zeytinleri nasıl toplayacağını anlatan öğrencilerim vardı. Ayrıca misafir masalcı olarak haftada bir gün ilkokullara masal anlatmaya gidiyordum.

Peki neden masal anlatıyorum?

Masal çemberi

Masallar ve hikayeler bizi birbirimize bağlıyor. Hikayeler iletişim kurmanın en güçlü yollarından biri. Eski zamanlarda kültürden kültüre değişerek dolaşan, ateş başında anlatılan hikayeleri sınıflara getirdim. Deneyimlerimden görüyorum ki, düzenli hikaye çemberleri yaptığım sınıflarda öğrencilerin kendilerini ifade etme yetenekleri canlanıyor, dinleme becerileri gelişiyor, bir arada olduğumuz için biz bilinci güçleniyor. Ayrıca öğrencilerin kelime dağarcıkları ve imgeleme güçleri gelişiyor. Ayrıca bu kadim zamanlardan gelen bu hikayeleri günümüze taşımakta araç olduğum için motivasyonum daha da artıyor.

Hindistan yolculuğu nedir?

İki sene önce İstanbul’da “Anlatan Öğretmen” programına katıldım. Öğretmenler için tasarlanmış ve teorik ve pratik olarak pek çok yönden kapsayıcı bir programdı. Diyaframın nasıl kullanılacağından hangi yaşa hangi masalın anlatılacağına, sınıf müfredatı ile masalları nasıl birleştireceğimizden masalların sembollerine kadar bir çok konuda eğitim aldık. Bu eğitimde öğrendiklerimi gerek lise grubu ile gerek okul öncesi grubu ile uygulama imkanım oldu.

Bu sömestr de Hindistan’da Türkiye’de aldığımız eğitimin üzerine bir derinleşme programı gerçekleşecek. On beş gün sürecek bu programda hem Hint Kültürünü deneyimleyeceğiz, hem de Hint anlatı teknikleriyle tanışacağız. Benim için yeni olan bir kültürde yeni yaklaşımlar, yeni yaşantılar görmenin anlatıcılık yönümü güçlendireceğini düşünüyorum. Döndüğümde daha fazla grupla bu bilgileri paylaşmak, çocuklarla ve yetişkinlerle daha çok hikaye anlatıcılığı çalışması yapmak istiyorum. Bu yolculuğumda bana destek olursanız çok sevinirim.

Peki nasıl destek olabilirsiniz?

Hindistan yolculuğu masraflarım uçak biletleri hariç yaklaşık olarak 8.500 TL. Bunun yarısını ben karşılayabiliyorum, geri kalan yarısı için de kendimi toplu fonlamaya açtım. Blogumda yazdığım yazı burada: Hindistan Yolcusu Kalmasın

Hindistan’dan döndüğümde yetişkinler için çeşitli masal geceleri ve atölyeler düzenleyeceğim. Bu atölyelere bilet alarak bana katkı sağlayabilirsiniz. Yolculuğum Ocak ayının sonunda. Bu yüzden eğer ben gitmeden önce alırsanız, bana çok büyük destek olacak.

Sunacağım atölyeler şöyle:

  • Hindistan Yolculuk Sunumu: 25 TL
  • Yetişkinlere Masal Gecesi: 30 TL
  • Hikaye Anlatıcılığı, Hikaye Anlatım Teknikleri Üzerine Atölye: 100 TL

Bu çalışmalardan birine katılmak isterseniz:

Işıl Kayagül / Yapı ve Kredi Bankası IBAN : TR91 0006 7010 0000 0052 6395 84

Ayrıca sürece dair soru ve yorumlarınızı isilkayagul@hotmail.com adresine yazabilirsiniz.

Okuyan ve ilgilenen herkese çok teşekkür ederim.

Uplifers’ta masallar hakkında yazdığım önceki yazım: Masallara inanır mısınız? 

Işıl Kayagül: Işıl, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji mezunu. Okulu bitirdikten sonra formasyon alıp felsefe öğretmenliği yaptı. Her felsefeci gibi yaşamı sorguluyordu derken bir çağrı duydu zeytin ağaçlarından, arılardan. Türkiye’nin farklı bölgelerinde ekolojik çiftliklerde çalışmaya başladı. Kimi zaman çobandı kimi zaman gül toplayıcısı. Okula geri döndüğünde hikaye anlatıcılığı ve ekoloji kulübü çalışmalarını başlattı, öğrencileri ile birlikte perma kültür çiftliği ziyaretleri gerçekleştirdi. Geçen sene kalbinin çağrısını dinleyerek Köyceğiz’e bağlı bir köyde öğretmenlik yaptı. Şu anda masal anlatıcılığı ve ekoloji alanında atölyeler gerçekleştirmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale