X

Bir defa aldatan hep aldatır mı?

Eşini bir defa aldatan birisinin sınavda hile yapma veya biraz daha para için kumara para yatırma ihtimali daha mı fazladır? Bunların vergi kaçırma ihtimalleri de daha yüksek midir? Bir oyunda hile yapmak gibi etik olmayan davranışlar gösteren birisi bunu fırsatı geldiği için sadece bir defa mı yapar yoksa bu aldatma, hile yapma dürtüsü onun kişiliğinin bir parçası mıdır? Bu soru şimdiye kadar psikoloji dünyasında tam olarak incelenmedi ve cevaplanmadı.

Aldatmanın sürekliliği üzerine bir çalışma

“Aldat, aldat, tekrarla: Yapısal olarak karşılaştırılabilir durumlarda dürüst olmayan davranışların sürekliliği” adı verilen bir bilimsel makalede aldatmanın bir kişinin tekrar ve tekrar gerçekleştirdiği bir şey mi olduğu sorgulanıyor. Araştırma takımı farklı zaman noktalarında gönüllülerden toplanmış olan verileri analiz etmişler.

İlk zaman aralığında 2900’den fazla gönüllü kişilikleri ve karanlık kişilikleri üzerine bir anket doldurmuşlar. Burada karanlık kişilikler üzerinden ifade edilen şey kendilerine isnat ettikleri narsisizm, psikopati, ahlaksızlık, egoizm, açgözlülük, Makyavelizm, sadizm gibi özellikler olarak tanımlanıyor. Bu anketlerde dürüstlük ve dürüst olmama üzerine sorular da bulunuyormuş.

İkinci zaman aralığında 2900 gönüllü “zihin oyunu” adı verilen bir oyuna katılmış ve dürüst olmamanın davranışsal ölçütleri incelenmiş. Bu deneyde bir kağıda 1-8 arası bir rakam yazmaları gerekiyormuş. Sonrasında ekranda 1-8 arası rastgele bir rakam görmüşler. Ardından bu rakamın kağıda yazdıkları rakamla aynı olup olmadığını cevaplamaları gerekmiş. Evet derlerse 2 Euro alıyorlarmış, hayır derlerse para almıyorlarmış. Gönüllülere araştırmacıların cevabın doğru olup olmadığını göremeyecekleri söylenmiş. Dolayısıyla gönüllü kişi her zaman evet diyerek en yüksek para miktarını kazanabilirmiş.

Üçüncü zaman aralığında başka bir görev kullanılarak dürüst olmama durumu tekrar ölçülmüş. İlk iki teste katılan 1900 kişi buna da katılmış. Gönüllülerin yazı tura seçmeleri ve sonrasında parayı üç defa atmaları istenmiş. Sonrasında üç atışta da seçtikleri tarafın gelip gelmediğine dair “evet” veya “hayır” demeleri gerekmiş. Evet 2 avro ödül getirirken, hayır ödül getirmemiş.

3 yıl sonra araştırmanın son ölçümü gerçekleştirilmiş. Orijinal katılımcıların 800 tanesi bu son deneye de katılmış. Bu noktada katılımcıların bir piyango görevini tamamlamaları gerekmiş. Her birine yılın rastgele bir seçilen ayı gösterilmiş ve bunun annelerinin doğum ayı ile eşleşip eşleşmediği sorulmuş. Evet demek 5 avro getirirken, hayır demek para getirmemiş. Katılımcılar araştırmacıların sonuçların doğruluğunu kontrol edemeyecekleri konusunda bilgilendirilmişler.

Sonuçlar

Bilim insanları ilk iki oyundaki kazanma şansını 1/8, piyango oyununun kazanma şansını ise 1/12 olarak almışlar ve bunu katılımcıların “evet” cevabı oranları ile karşılaştırmışlar. Genel olarak herhangi birisinin 3 görevden herhangi birisini kazanma ihtimali oldukça düşük. Her üç görevde verilen cevaplar, herkes dürüst olsaydı çıkacak sonuçlara göre karşılaştırılmış:

  • Zihin oyunu: %32 evet demiş ancak herkes dürüst olsaydı %12.5 oranında evet olması gerekiyordu.
  • Yazı tura oyunu: %22 evet demiş ancak herkes dürüst olsaydı %12.5 oranında evet olması gerekiyordu.
  • Piyango oyunu: %50 evet demiş ancak herkes dürüst olsaydı %8.3 oranında evet olması gerekiyordu.

Dolayısıyla katılımcılar özellikle piyango oyununda dürüst olmayan bir davranış göstermişler. Bilim insanları sonrasında karmaşık istatistiki modellemeler kullanarak bir kişinin birkaç farklı oyunda hile yapma ihtimalini incelemişler. Güçlü, istatistiki olarak önemli bağlantılar bulmuşlar: Birisi daha fazla para için ilk oyunda hile yaparsa, ikinci ve üçüncü oyunda hile yapma ihtimali de daha fazla oluyor. Örneğin zihin oyununda hile yapan birisinin yazı turada hile yapma ihtimali %43.8. Buna karşın zihin oyununda dürüst olan birisinin yazı turada hile yapma ihtimali sadece %6.3. Aldatma konusundaki düzenlilik üçüncü görevde de belirgin ve bu görevin 3 sene sonra yapıldığını unutmamak lazım. İlginç şekilde karanlık kişilik özellikleri gösteren kişilerin çeşitli görevlerde dürüst olmama ihtimalleri daha yüksek olmuş: Bu özellikler ne kadar fazla olursa, bir görevde yalan söyleme ihtimali o kadar yüksek.

Sonuç olarak: Aldatanın tekrar aldatma ihtimali yüksek

Bu sonuçlar birlikte alındığında sonuç çok net: Dürüst olmayan davranışlar farklı zaman ve görevlerde süreklilik gösteriyorlar. Bir defa para için aldatan birisi, bunu tekrar yapabilir. Bu da dürüst olmama durumunun tek seferlik olmadığını ve bir kişilik özelliği olduğunu gösteriyor. Bu nedenle bir defa aldatan birisinin kişiliğini değiştirme ihtimali oldukça düşük. Bunu tekrar ve tekrar yapacaktır.

Kaynak: psychologytoday, Thielmann, I., Hilbig, B. E., Schild, C., & Heck, D. W. (2025). Cheat, cheat, repeat: On the consistency of dishonest behavior in structurally comparable situations. Journal of personality and social psychology, 128(5), 1209–1225.

İlginizi çekebilir: En yaygın aldatma türleri ve aldatmayla başa çıkmanın yolları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale