X

Bir ”CrossFit Level 1 Trainer Semineri” hatırası  

Katıldığım CrossFit Level 1 Trainer semirenin detaylı içeriği hakkında yazmayacağım, çünkü seminerin koşullarından biri olarak tüm katılımcılar bu konuyla ilgili bir gizlilik anlaşması imzalamış bulunuyoruz. Fakat seminerin genel çerçevesinden ve dinlenme, eğlence ve sosyalleşme içeren kısımlarından bahsetmeden geçemeyeceğim.

Dünyanın farklı şehirlerde aynı anda 2 dolu gün boyunca yaklaşık 4-5 eğitmen ile 40-50’şer katılımcıdan oluşan gruplar, “CrossFit Level 1 Trainer” sıfatının gerekliliklerini yerine getirmek için verilen eğitimlerin yanı sıra sosyalleşme, eğlenme, hoplama, zıplama, terleme, yeme, içme ile bir topluluk olarak “bağlandık”.

30-31 Ağustos’ta farklı ülkelerde gerçekleşen CrossFit Level 1 Trainer Seminerleri

Katıldığım bir fotoğraf sergisi nedeniyle Ağustos’ta İsveç’e gideceğim kesinleşince, erkek arkadaşımın da manevi desteğiyle 30-31 Ağustos’ta Stockholm’deki seminere kaydımı yaptırdım ve 10 gün sonrasında yazılı testi başarıyla geçtiğimi öğrendim. Böylece CrossFit’in resmi trainer rehberindeki yerimi almış bulunuyorum. Siz de bulunduğunuz şehirdeki trainer’lara buradan ulaşabilirsiniz.

Bu seminerin amacı aslında katılımcıyı CrossFit antrenmanları kapsamında sağlık, emniyet, beslenme, doğru teknik ve iyi performans hakkında eğitmek olduğu kadar, CrossFit’in en önemli temellerinden biri olan “community”si, yani topluluğu hakkında bilinçlendirip, onu deneyimletip bir parçası haline getirmek. Eğitmenlerden birinin sohbet ederken dediği gibi:

[quote_box_center]

“İyi bir box‘ın en önemli öğelerinden biri kaliteli bir eğitim verilmesi kadar, oraya gelen topluluğu bir arada tutan sosyalleşme, eğlence, saygı, hoşgörü ve destek paylaşımının sağlanması. Mesela antrenmanı ilk bitirenleri, 1-2 nefeslenme zamanı verdikten sonra, halen devam edenlerin yanına giderek tezahürat yapmaya veya onları cesaretlendirmeye teşvik etmek çok önemli. Ayrıca kendi box’umda haftasonları günün son antrenmanından sonra gelenlerle birer bira alıp oturup film izliyoruz.”

[/quote_box_center]

Bu kadar yazı yeter, onun yerine seminerin eğlence-sosyalleşme-terleme içeren kısımlarında görüntü alma izni alarak yaptığım videoyu izlemenizi tavsiye ediyorum;

CrossFit gerçekten çok güzel bir topluluk, siz de gelsenize 🙂

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Gözde Mimiko Türkkan: Gözde Mimiko Türkkan, fotoğraf, sanatçı kitabı, video gibi çeşitli medyumları kullanarak toplumsal olarak inşa edilmiş kimlikler ve cinsiyet rolleri üzerine çalışmalar üretir. Eserleri, 2010’da Londra’da Central Saint Martins’de güzel sanatlar bölümünde yüksek lisansını tamamladığından beri yurtiçi ve yurtdışında çalışmaları sergilenmektedir. Öte yandan 15 yıl kadar önce başladığı dövüş sporlarına olan ilgisini ve deneyimini paylaşmak için Muay Thai ve CrossFit temelli dersler verdi. Ayrıca İstanbul’un ilk amatör koşu gruplarından olan İstanbul Koşu Kuvvetleri’nin ve Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği BoMoVu’nun kurucularından. Muay Thai haricinde partneriyle beraber hayatlarında düzenli yer edinmiş snowboard, dalga sörfü, CrossFit, koşu ve yoga gibi sporlar ve bedensel aktivitelerini @sync.riders hesabından paylaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale