X

Bir bulabilsem ah nerede?

Hepimiz bir şekilde hayata geliyor ve çeşitli koşullar ve çevreler içinde şekilleniyoruz. Şekillenme süreci içerisinde hepimizin temel ihtiyaç ve beklentileri oluşuyor, zamanla değişiyor. Bu beklentilerden biri de değer duygusu. Hepimiz birey olarak bulunduğumuz çevreler (iş, aile, arkadaşlar, evlilik, ikili ilişkiler vb.) içerisinde değer görmek ve değerli hissetmek istiyoruz. Her çevrenin ve her bireyin değer verme, değer alma (hissetme) şekilleri ve kapasiteleri farklı. Her yapının kendine ait geçmiş tecrübeleri ve algılama yeteneği bu farklılıkları oluşturmakta. Dolayısıyla problemler de bu noktada başlıyor.

Eski zamanlarda iletişim olanaklarının daha düşük seviyelerde olması sebebiyle bireyin kendiyle olan ilişkisini kolaylaştırdığını düşünmekteyim. Çevresel uyaranların daha az olması, talep oluşturacak seçeneklerin her anlamda az olması insanın, paranın, teknolojinin, alışverişin aklınıza gelebilecek talep artışına sebep olan her gelişimin beraberinde insani duyguları yönetmemizde olumsuz etkileri arttırdığını düşünmekteyim. Bugün teknolojinin gelişmesi, her anlamda insan etkileşiminin ciddi oranlarda artması ve sosyal medya etkisiyle birlikte her geçen gün insanların değer duygusu da değişime uğramaktadır. Bugün pek çoğumuz sosyal medyayı sürekli iyi görünme, değer yaratma, değerli hissetme aracı olarak kullanmaktayız. Aynı zamanda artık sosyal medya, bireylerin, hatta tüzel kişilerin de çeşitli etkileşimler sağladığı, kitlesel boyutta değer yaratma aracı haline de gelmiştir.

Peki sizce aynı zamanda birçoğumuzun bilinçli veya bilinçsiz şekilde değersiz hissetmesine, hatta gerçekten zamanımızı bazen gereğinden fazla kullandırarak bizi değer kaybına uğratmasına, kıyas ve yarış haline bürünmemize neden olması, gereksiz pek çok maddi ve manevi talep isteğimizi de artırmıyor mu?

Pek çoğumuz giyim, araba, ev, statü, ilişkiler, seyahat gibi kavramları kullanarak bir veya birkaç maskemizi göstererek değer görmeye ve değerli görünmeye çalışıyoruz. Bulunduğumuz çevreler içerisinde maskeler takarak, başka rollerin makyaj ve kıyafetleri içerisinde içsel arayışlar, duygusal  tatminler aramaktayız. Bunu normal yaşantımız içerisinde de pek çok farklı maskeler ile gerçekleştiriyoruz ancak, sosyal medyada istediğimiz maskeleri daha büyük çevrelere pazarlıyoruz. Kaçımız gün sonunda maskesiz, makyajsız kendiyle ve çevresiyle iletişimde iyiyi de kötüyü de acıyı da tatlıyı da ‘evet’i de ‘hayır’ı da kabul edebilmekte veya ortaya koymakta? Kendimizle dürüst ve maskesiz bir iletişim oluşturamadıkça dışarıya karşı bu iletişimi oluşturmamız zorlaşır. Aynada her halimize önce kendimiz bakamadıktan sonra dışarıya nasıl gösterebiliriz?

  • Aldığımız eğitimler, başarılarımız,
  • Patronumuz, arkadaşımız, eşimiz veya anne babamızdan beklediğimiz takdirler, onaylar,
  • Aldığımız pek çok ayakkabı, çanta, kıyafet,
  • Beğenilmek adına yaptığımız bedenimizdeki fiziksel değişiklikler,
  • Arabalar, evler, yatlar, katlar,
  • Kadınlar veya erkekler tarafından beğenilmek, istenmek,
  • Sürekli biri tarafından sevilme ihtiyaçları,
  • Oradan oraya sürekli gezmeler, seyahatler…

Aklına gelebilecek daha pek çok şey ne kadar değerli hissetmeni sağladı?

Kimden hangi duyguyu beklediğin için bunlarla içini doldurmaya çalıştın?

Ya da aradığın değeri bulabildin mi?

Her duygu gibi değer duygusu da önemli hepimizin bulunduğumuz çevreler içinde ve kendi içimizde değer duygusunu hissetmemiz gerekir. Ancak değer duygusunu nerelerde aradığımız, ne şekilde aradığımız, ne düzeyde aradığımız ve içsel olarak nasıl dolduracağımız önem içermektedir.

Değerinizi, aynaya bakınca ya da yanında beraber yürüyünce hissedebildiğiniz tüm yolların sizinle olması dileğiyle…

İlginizi çekebilir: Bir yola çıkış hikayesi

Mert Bağ: Merhabalar, ben Mert Bağ. Erken yaşlarda ilk olarak voleybol branşını hayatıma kattıktan sonra basketbolla tanıştım ve uzun yıllar basketbol ve voleybol branşlarında çeşitli takımlarda oynadım. 2012 yılında aktif sporculuk hayatımı bırakarak, Marmara Üniversitesi Spor Yöneticiliği bölümünü bitirdim. Üniversitedeyken pazarlama, iletişim ve psikoloji alanlarında daha çok uzmanlaşmaya çalıştım ve birçok farklı spor branşını da tecrübe etme şansı buldum. Kısa bir süre spor pazarlaması alanında çalıştıktan sonra, 2017 yılından itibaren insan bedeni üzerine egzersiz, nefes, fiziksel ve zihinsel beden travmaları gibi alanlarda yurt içinden ve yurt dışından eğitimler alarak bu alanlarda çalışmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Kendi bedensel travmalarımı çözmek adına çıktığım bu yolculukta çok fazla farklı keşiflerin içerisinden geçtim ve insanı anlamaya dair her bilimsel alanın içerisinde dolanmaya çalışıyorum. O yüzden burada yazmaya, sizlerle paylaşmaya çalışacağım şeylerde kendi geçtiğim yollardan, bu yolda karşılaştığım farklı öğrencilerim ve danışanlarımla tecrübe ettiğimiz deneyimlerden, araştırmış olduğum farklı konulardan bahsetmek olacak. Bir gün psikoloji ile ilgili bir yazıya denk gelmişken, bir sonraki yazıda egzersiz, bir sonrakinde biyolojiden, bir başka yazıda nefesten bahsetmiş olabilirim sizlere, insanın işleyişi ve bağlantılı olduğu veya yoldayken karşılaşmış olduğum ne varsa bütün bu deneyimleri sizlerle paylaşacağım. Bu uzun ince karışık bir adamın insanı, işleyişi ve evreni keşfetmek adına çıkmış olduğu bir serüven, bu serüvenin içerisinde durağımız şu anda burası. Burada olmaktan umarım siz de keyif alırsınız.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale