X

Biblioterapinin şifalı gücü: Okumak iyileştirir mi?

“Okumak ruhun ilacıdır.” der bir Japon atasözü. Nitelikli bir roman ya da kurgu dışı bile olsa nitelikli bir kitap, iyileştirme gücüne sahiptir. Günümüzde ülkemizde yoğun olarak uygulandığını söyleyemesek de bu yönteme biblioterapi, okuma terapisi, kütüphane terapisi ya da edebiyat terapisi gibi isimler verilmiştir.

Biblioterapi: Kitap okumanın faydaları

Nitelikli bir romanı bir kez okuduğunuzda artık sizinle yaşamaya başlar ve kendi deneyiminize eklersiniz. Bu süreç bireyin kendi davranış, duygu ve düşüncelerini edebi bir eserdeki, şiirdeki kahramanın yaşantıları üzerinden değerlendirmesi ve yüzleşmesiyle gerçekleşir. Diğer bir ifadeyle kahramanla eşleşme sağladığınızda gerçekleşir. Bakmaya, yüzleşmeye çekindiğiniz ya da ertelediğiniz yönlerinizle sizi karşılaştırır.

Günümüzde Bilişsel Davranışçı terapi kapsamında başvurulan bir tekniktir. Aynı zamanda yaratıcı bir süreç olarak da karşımıza çıkar. Bu tekniğin, travmatik sayılabilecek deneyimlerde seyir halinde olmanızı sağladığından içsel karmaşayı, umutsuzluğu, yas ve travmayı, derin duygusal gerilim halini, cesaretsizliği rahatlatmakta destekleyici olabildiği görülmüştür. Robert Burton’un ruhun hastalığı dediği melankoliyi aşmada etkili olabildiği görülmüştür.

 

Biblioterapinin Eski Yunan’da kullanıldığı, kaynaklar vasıtasıyla bilinmektedir. Bazı kaynaklarda kurulan ilk kütüphanelere “ruhun iyileşme yeri” dedikleri ve kutsal sayıldığı yazılmıştır. Bu yönüyle her ne kadar ülkemizde yaygın olmasa da oldukça uzun yıllardır kullanılan bir teknik olduğunu söyleyebiliriz.

Bir anlatı ritmine sahip nitelikli kitapların tedirgin, huzursuz zihinleri sakinleştirdiğini Susan Elderkin’in Çare Edebiyat adlı kitabından daha detaylıca okuyabilir ya da internette yaptığınız araştırmalar yoluyla konuyla ilgili pek çok kaynağa ulaşabilirsiniz. Kitaplar umudu, duygusal ifadeyi ve öğrenmeyi artırarak iyilik halinin güçlenmesini sağlar, bu yönüyle tedavi sürecinin temel unsurlarından birisi olarak değerlendirilebilir.

Keyifli, bol iyileşmeli okumalar dilerim…

Kitabıma buradan ulaşabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Psikolojik çerçevelendirme nedir: Sizin çerçeveniz ne?

Birsen Ertan Yükseltürk: 1981’de Aydın’da doğdu. Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. University of California, Los Angeles’ta (UCLA) Uluslararası Ticaret Yüksek Lisansını tamamladı. Yurt dışı satış pazarlama sorumlusu ve bölge yöneticisi olarak görev yaptı. Şu an İngilizce - Türkçe çeviriler yapmakta, öykü ve denemeler yazmaktadır. Sevgiye ve özgürlüğe doğru yolculuğu devam etmekte. Evli ve bir kız çocuk annesidir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale