X

Beynin gizli hazinesi “prefrontal korteks” insan davranışına dair pek çok şeyi açıklıyor

Bizim için maddi olarak değerli olan eşyaları nerelerde saklarız? Genelde dayanıklı olan kasalarda. Peki, vücudumuzdaki en önemli organ neresi diye düşündüğümüzde, birçok organ aklımıza gelebilir. Ama şu mantık çerçevesinden sorgularsak, en önemli organ, en korunaklı olan yerde saklı olandır. Tıpkı kasanın içerisinde saklanan mücevherler gibi. Kafatasının içindeki beyin gibi.

Vücudumuzda bütün organların nakli yapılabilir ama beyin nakli, şu ana kadar hiç yapılmamıştır. Beyin, bilim insanlarının en az bilgilere ulaştığı organdır. Bilinmeyenlerle dolu, incelenmesi, anlaşılması güç bir organdır. Mesela bütün organlar beynin emrindedir. Sağlıklı bir beyin, sağlıklı bir vücuda denktir.

Stresle mücadelede prefrontal korteksi kullanırız. İnsanları diğer canlılardan ayıran bu alandır.

Beynin en geç gelişen bölgesi prefrontal korteks ne işe yarar?

Beynimizin de kendi içerisinde bölümleri vardır. Prefrontal korteksten bahsedelim. Prefrontal korteks beynin en geç gelişen bölgelerinden biridir. Bu bölgenin uzmanlık alanı oldukça kapsamlıdır. Beden işlevlerinin düzenlenmesi, ilgili-odaklı iletişim, duyguların düzenlenmesi, tepkilerin ertelenmesi, empati, sezgiler, sosyal beceriler, plan, kontrol, mantık, problem çözme, düşünce, ayrıntılı düşünme, yöneticilik gibi önemli yetiler, bu alanla ilgilidir. Beynin insana özgü bir bölümüdür. Yine stresle mücadelede bu alanı kullanırız. İnsanları diğer canlılardan ayıran bu alandır. Örneğin stres ve öfke durumları ile karşılaştığımız zaman prefrontal alan devreye girer. Güçsüz ise strese ve öfkeye karşı yenilir. Güçlü ise kendisini kontrol altına alır, nedenlerini düşünür, empati kurar, planlar ve sonuca ulaşır. Stres ve öfke anında bazılarımızın kendisini kaybetmesinin bir nedeni, bu alanın fazla çalıştırılmamış olmasıdır. 

Beyin, bilim insanlarının en az bilgilere ulaştığı organdır. Bilinmeyenlerle dolu, incelenmesi, anlaşılması güç bir organdır.

Prefrontal korteksi geliştirmek için neler yapılabilir?

Yapılabilecek pek çok şey var ancak bunlardan bir tanesi var ki, bu yöntemle günde sadece bir dakikanızı ayırarak prefrontal korteksi geliştirmeniz mümkün. Nasıl mı?

Sakin bir yere oturup bir dakika boyunca sadece nefes alıp vermenize odaklanmanız yeterli olacaktır. Aklınıza başka düşünceler gelecektir, tekrardan başa dönüp nefes alıp vermeye devam edebilirsiniz. 4-5 saniyede derin bir nefes alıp, nefesinizi 6-7 saniyede yavaş yavaş veriniz. Nefes alırken vücudunuz yorulur, kalp atışlarınız hızlanır, bronşlar genişler ve daha fazla kan pompalanır bu sistemin adı sempatik sistemdir. Parasempatik sistem ise nefesimizi verirken devreye girebilir, kalp atışları yavaşlar, kaslar gevşer ve solunum yavaşlar. Daha fazla rahatlama için verdiğiniz nefes süresi aldığınız nefes süresinden fazla olmalıdır. Nefesi alıp verdiğinizde burnunuzdan geçen hava akımına dikkat etmek, sıcaklığı ya da soğukluğu hissetmek, kulaklarımız ile sesini duymak, dikkati ve konsantrasyonu arttıracağından bu alan daha aktif hale gelebilecektir. 

 

İlginizi çekebilir: İnsanı insan yapan organ beyin ne işe yarar?

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Psikolog Burak Arkan: Lisans eğitimini Haliç Üniversitesi Psikoloji bölümünde tamamlayan Burak ARKAN,  Aile Danışmanlığı üzerine yaptığı Yüksek Lisans Programını ise Ankara Üniversite'sinde bitirdi. Halen Gelişimsel Sosyal Psikoloji konusunda Yüksek Lisans Programında akademik hayatını sürdürmektedir. Birçok terapi ekollerinde çalışmalara katılan ARKAN, eğitim hayatı boyunca, Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde psikiyatri klinik ve polikliniklerde, anaokulları, rehabilitasyon merkezlerinde ilk çalışmalarını gerçekleştirmiştir. İş yaşantısı boyunca resmi ve özel kurumlarda görev alan ARKAN, çalışmalarını İstanbul’da çocuk, ergen ve yetişkinlerle sürdürmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale