X

Beynin bazı bölgelerindeki aşırı hareketlilik, hafıza ve dikkat sorunlarına neden oluyor

Beyindeki nöronlar, kimyasal mesajlar aracılığıyla birbirleriyle etkileşime gidiyor ve bu kimyasal mesajlara da nörotransmiter denişiyor. Gama aminobütrik asit (GABA) de bu nörotransmitterler arasında en çok bilinen inhibitör olma özelliği taşıyor. GABA, nörolojik aktivitenin dizginlenmesi, nöronların çok fazla tetiklenmesinin önlenmesi veya ilgisiz uyarılar oluşturmasının önüne geçilmesinde büyük bir önem taşıyor.

Nottingham Üniversitesi Psikoloji Fakültesi’nden Dr. Tobias Bast‘in liderliğindeki bir grup araştırmacı da yanlış inhibitör nörotransmisyonu ve hipokampüs bölgesindeki aşırı hareketliliğin hafıza ve dikkat zayıflığına neden olduğunu tespit etti.

İlgili yazı: Hafızanızla ilgili endişelenmeniz gereken belirtiler

Cerebral Cortex dergisinde sonuçları yayımlanan araştırma, beyindeki bozuklukların birçoğunda görülen bilişsel eksikliklerin anlaşılması açısından büyük önem taşıyor. Bu bozukluklar arasında şizofreni, yaşa bağlı bilişssel zayıflama ve Alzheimer sıralanabilir.

Alışverişe gittiğinizde aracınızı nereye park ettiğinizi hipokampüs sayesinde hatırlıyorsunuz.

Hipokampüs, günlük olayların ne oldukları, nerede ve ne zaman gerçekleştiklerinin hafızada tutulması işleminin gerçekleştiği bir bölge. Örneğin alışverişe gittiğinizde aracınızı nereye park ettiğinizi hipokampüs sayesinde hatırlıyorsunuz. Bu araştırma da hipokampüsteki nörolojik faaliyetlerin dizginlenmesindeki bir eksikliğin, hipokampüsle ilgili hafıza ve dikkat sorunlarına yol açtığını gösteriyor.

İlgili yazı: Beyin gücünüzü ve hafızanızı birkaç alışkanlık edinerek geliştirin

Buna göre iyi bir hafızaya sahip olmak için hipokampüste dengeli bir nörolojik aktivite olmalı. Bu aktivite çok fazla da olmamalı, çok az da olmamalı. Bu aslında son derece önemli bir bulgu çünkü şimdiye kadar hafızayı geliştirmek için beyindeki aktivitenin artırılması inancı hakimdi. Ancak bu araştırma, daha iyi bir hafıza için daha dengeli bir beyin aktivitesi öneriyor. Bu da özellikle şizofreni, Alzheimer ve yaşa bağlı bilişsel bozuklukların ilk teşhis edildiklerinde uygulanan yoğun beyin aktivitesi programının aslında yanlış olduğunu gösteriyor.

Kaynak:
Psy Post

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale