X

Beyinle ilgili bilmeniz gereken 5 gerçek

Eski bir hacker ve grafik tasarımcı olan Moran Cerf, önce film yapımcısına, sonra nörobilimciye, profesöre ve en sonunda da pazarlama uzmanına dönüştü. Eskiden bankaların güvenlik sistemlerine giren bir hacker iken, şimdi insanların beynine giren bir uzman. Duyguları kontrol etme, alışkanlık edinmek veya alışkanlıklardan kurtulmak için hayallerden faydalanma, özgür istekler  ve karar verme konularındaki çalışmaları marketing dünyasının liderlerinden Dünya Ekonomik Forumu’ndaki kitlelere kadar birçok kesimin ilgisini çekti.

Uplifers olarak Moran’ın röportajlarında belirttiği beyinle ilgili beş gerçeği sizler için derledik:

1. Kararlarınız size ait değil

Moran Cerf, verdiğimiz kararların hepsinin çevresel ve nörolojik uyarıcıların etkisiyle oluştuğunu söylüyor. Örneğin hakim karşısına çıkmak için en iyi zaman kahvaltı veya öğle yemeği sonrası. Hakimler için ışık, renk, hava durumu, ruh hali, yeni bir şarkı, zamanlama, açlık/tokluk durumu, kişisel geçmiş, yakın gelecek ve diğer çevresel unsurlar evet veya hayır yanıtı kadar çok şeyi değiştirebilecek güce sahip. Bilinçaltının bu şekilde etkilenmesini değiştirecek hiçbir güç de yok. Yapabileceğimiz en iyi şey bunun varlığını kabul edip, tarafsız kalmaya özen göstermek.

Moran Cerf egzersiz, gönüllü çalışmalar, manevi faaliyetler ve sosyal etkileşimlerin de ötesinde dinlenmenin mutluluk için çok önemli olduğuna dikkat çekiyor.


2. Hayallerini hack’lenebilir

Moran’a göre insanın bedeni uykuya dalabilir ancak bu sırada beyin hala bir şeylerle meşgul olmaya devam eder. Uyku sırasında beynimizin yaşanılanları gözden geçirdiği tatlı bir molası vardır. İşte bu gözden geçirme eylemine bazı kokular, cümleler veya duygusal süreçler etki edebilir. Örneğin sigara içen bir kişinin uyuduğu odaya önce sigara kokusu, ardından yeni pişmiş yumurta kokusu verildiğinde kişinin beyni bu iki eylemi birbirinden ayrıştırmayı öğrenir. Bu örnek bazı alışkanlıkların değiştirilmesi, diyet ve egzersiz yapma ve başka çalışmalarda kullanılabilir.

3. Mutluluğun 1 numaralı sebebi uyku

Uyku, beynin kendini yeniden şarj etmesine izin vermesi sebebiyle mutluluğun 1 numaralı sebebi olarak kabul ediliyor. Nobel Ödüllü bilimsel çalışmalardan örnekler veren Moran Cerf egzersiz, gönüllü çalışmalar, manevi faaliyetler ve sosyal etkileşimlerin de ötesinde dinlenmenin mutluluk için çok önemli olduğuna dikkat çekiyor.

4. Beyniniz satın alınabilir

Markalarla çalışmaya alışkan olan Moran Cerf, üreticilerin neredeyse bir servet harcayarak satın alma kararlarını etkileyen nörolojik nüansları öğrenmeye çalıştığını belirtiyor. Sinema salonlarındaki koltukların kırmızı olmalarının (dramatik bir algı yaratıyor), bakkalların loş ve belli bir kurala göre düzenlenmiş olmalarının, kumarhanelerde saat bulunmamasının bir nedeni var.

Moran Cerf’e göre insanın bedeni uykuya dalabilir ancak bu sırada beyin hala bir şeylerle meşgul olmaya devam eder.


5. Farklı aksanlara ve lehçelere daha çok dikkat ediyoruz

Küçük çocuklar, aksanı olan öğretmenlerinin söylediklerini anlayabilmek için daha fazla dikkat harcıyor. Yetişkinler için de aynı şey geçerli. Moran Cerf’in kendisinin de Fransız ve İbranice aksanıyla konuştuğu İngilizcesi hesaba katıldığında kazandığı başarılar pek fazla şaşırtıcı değil.

Kaynak:
Inc.com

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Beyin duygulara ait sesleri kelimelerden daha hızlı algılıyor

Araştırmalar, sağ beyinli ile sol beyinli ayrımının bir efsane olduğunu söylüyor

Meditasyon sekiz haftada beyindeki gri maddeyi artırıyor

Beyin proteziyle hafıza kaybını aşmak artık mümkün olabilecek

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.



Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale