X

Beyin uykuda daha çok çalışır: Uyku meditasyonundan faydalanın

Güne zinde ve enerjik başlamanın, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinin, hücrelerin onarımının, kuvvetli bir hafızanın yolu kaliteli bir uykudan geçer. Kişinin sağlıklı kalması ve en iyi şekilde yaşamını sürdürebilmesi için gereken yaşamsal bazı görevler beyin tarafından yalnızca uyku sırasında yerine getirilir.

Yapılan araştırmalar, insanların üçte birinin uyku sorunu yaşadığını gösteriyor. Kimimiz uykuya dalmakta zorlanırken, kimimiz ne kadar uyursak uyuyalım yine de yorgun uyanıyoruz. Bunun sebebi genellikle “medeniyet” adı altında yaratıp içine sıkıştığımız ama biyolojimize uygun olmayan yaşam şeklimizde gizli.

Milyonlarca yıllık evrimin sonucunda doğanın bir parçası olarak bugünkü haline gelen bedenimizin biyolojik ritmi güneşin doğuşu ve batışıyla ortaya çıkan, gece ve gündüz döngüsüne göre çalışmaya programlanmıştır. Bu doğal ritmin dışına çıkan yaşam şekli ise hem biyolojik hem ruhsal hastalıkların, dengesiz duygu durumunun ana kaynağıdır. Hayatımızın üçte birini geçirdiğimiz uyku, geriye kalan üçte ikisinin nasıl geçeceğini belirleyen en önemli biyolojik ihtiyacımızdır. Hem süresi, hem kalitesi sağlığımız ve mutluluk düzeyimizle çok yakından ilişkilidir. 

Uykuda beyninde neler oluyor? 

Uykuda beyin, uyanık olduğundan daha fazla çalışır. Bir yandan gün boyunca edindiği bilgilerin sınıflandırılması, depolanması, gereksiz bilgilerin atılmasıyla uğraşırken; duygularını, düşüncelerini ve bedenini yönetmek için harcadığı çabadan üretilen toksinleri de uyku esnasında temizler. Uyku aynı zamanda bilinçli zihnin kapanıp, bilinçaltı zihinle buluştuğumuz zamandır. Hayatımızın nasıl gelişeceği konusunda bilinçaltının talimatlar aldığı, ömrün üçte birini oluşturan uyku zamanıdır.

İyi uyku hormonlarını düzene sokar. Bu sırada, stres hormonu seviyesi düşer, insülin seviyesi dengelenir, testosteron seviyesi yükselir, bağışıklık sistemi güçlenir; bu da bizi gün içinde daha enerjik yapar.

Güçlü bir bağışıklık sistemi, dinç ve sağlıklı bir vücut için çok önemli olan melatonin hormonu; ortam tamamen karanlık olduğunda, uyku esnasında salgılanır. 

8 saat uyumak zihinsel performans için çok önemli 

Yeterince uyumamak, sağlığınız ve üretkenliğiniz üzerinde olumsuz etki yapar. İnternette “yeterince” uykunun ne kadar olduğuyla ilgili pek çok farklı bilgi olsa da yapılan son araştırma 8 saat uykunun ideal olduğunu gösteriyor. Sleep jurnalinde yayımlanan makalede, 48 denek üzerinde bir uyku araştırması yapıldı. Denekler farklı gruplara ayrılarak günde en fazla dört, altı veya sekiz saat uyumalarına izin verildi. Bir grubun ise üç gün boyunca hiç uyumasına izin verilmedi. (Ben bu grubun deneği olamazdım.) İki hafta boyunca sadece altı saat uyuyanlar, iki gün boyunca hiç uyumayan deneklerin zihinsel performansları kadar kötü çıktı. Günde sekiz saat uyuyanlar ise ortalamada en yüksek performansı gösterdiler. Sadece dört saat uyuyanlar ise, her geçen gün daha da kötü performans gösterdiler.

Tamamen karanlıkta uyuyun 

Uyurken odanın karanlık olması; öğrenme, hafıza ve hücrelerin yenilenmesini sağlayan, ruh halimiz üzerinde büyük etkisi olan melatoninin salgılanması için şarttır. Bu nedenle kaliteli bir uyku için, yatak odanızda televizyon, hatta cep telefonu gibi hiçbir ışık kaynağı bulundurmamaya özen gösterin.

Melatonin hormonunun salgılanması gece 21:00 civarında artmaya başlar. Bizi tetikte ve uyanık tutan kortizol hormonu seviyesi ise azalmaya başlar. Melatonin, en yüksek seviyesine 02:00-04:00 arasında ulaşır. Gün doğumunun yaklaşmasıyla birlikte o azalırken, kortizol hormonu seviyesi artmaya başlar ve beynimiz bizi uyandırmaya hazırlanır. Yukarıda bahsettiğim uyku süresi kadar uykunun hangi saatler arası olduğu da son derece önemlidir. Gece 10:00 ila sabah 06:00 arasında uykuda olmak idealidir. Yani gece nöbetleri, geç vakte kadar ayakta olup çalışmak, sabaha karşı yatıp 8 saat uymak, beynimiz ve bedenimiz için yararlı değildir. 

Kaliteli ve rahat uyku meditasyonu 

Rahat bir şekilde uykuya dalmak, düzenli ve kaliteli uymayı başarmak günümüz dünyasında oldukça zor. Uzmanlar hep aynı saatte yatağa gitmeyi, yatmadan önceki 30 dakika içinde dijital ekranlardan uzaklaşmayı, yeterince egzersiz yapmayı öneriyor.

Size önereceğim çok etkili bir başka yöntem ise meditasyon yapmak. Verdiğim eğitimlerde bunu doğrudan gözlemliyorum. Daha önce hiç meditasyon deneyimi olmayan kişiler de dahil olmak üzere eğitim içerisinde yaptırdığım meditasyonlar, daha ilk geceden uyku düzeni ve kalitesini ciddi şekilde artırmakta.

Meditasyon, gün içindeki stresi yönetmekte ve gece uyku kalitesini artırmada, bilimsel olarak kanıtlanmış en etkili araçlardan biridir.

YouTube Mutlu İnsan kanalımda bulunan “Huzurlu Uyku Meditasyonu”nu siz de yatmadan önce, uykuya rahat dalmak ve kaliteli bir uyku için uygulayabilirsiniz.

Şimdiden tatlı rüyalar diliyorum…

Fotoğraf: braintraining101.com

İlginizi çekebilir: Yan etkisiz, doğal ve bedava ilaç: Bedenim iyileşiyor meditasyonu

Gülferi Yıldırım: Psikoloji ve Nörobilim Uzmanı. Mindfulness Eğitmeni İTÜ Elektronik Mühendisliği’nden mezun ve Yeditepe Üniversitesi’nden (MBA) İşletme Yüksek Lisansına sahip olan Gülferi Yıldırım, Üsküdar Üniversitesi’nde Uygulamalı Psikoloji ve Nörobilim Yüksek Lisansını tamamlamıştır. Aynı zamanda Kültür Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi olarak “İletişim ve Marka Yönetimi” dersi vermektedir. Kurumsal dünyada, 25 yılı aşkın süredir strateji, organizasyonel yapılanma, iletişim ve pazarlama konularında danışmanlık ve liderlik yapmaktadır. Her yıl İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Mutlu İnsan ZihinRuhBeden Festivali”nin kurucusudur. Kendini keşfetmek üzere çıktığı yolda Türkiye’den Güney Afrika’ya, ABD’den Peru’ya, Hindistan’dan İngiltere’ye ve Bali’ye pek çok eğitime katılmıştır. Bu eğitimlerden bazıları; Oxford, MIT (Massachusetts Institute of Technology), University of Massachusetts gibi dünyanın saygın üniversitelerinde aldığı mindfulness, meditasyon ve nörobilim temelli eğitimlerdir. Doğunun binlerce yıllık kadim bilgilerini, batı bilimi ışığında, kurumsal deneyimleriyle sentezleyerek oluşturduğu mindfulness temelli mutluluk, liderlik, yaratıcılık ve stres yönetimi eğitimleriyle kurumların ve bireylerin hedeflerine ulaşmalarına vesile olmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale