X

Beslenmenizde ne kadar doymuş yağ var: Karşılaştırarak öğrenin

Doymuş yağ; genellikle iç yağı, kuyruk yağı, tereyağı veya Hindistan cevizi yağı gibi oda sıcaklığında katı olan bir yağ türüdür. Katı yağlar olarak kabul edilip metabolize edilmesi zor olduğundan sadece küçük miktarlarda tüketilmesi sağlığımız için faydalıdır. Nedenine bakmamız gerekirse; LDL kolesterol olarak adlandırdığımız “kötü” kolesterolümüzü yükseltebilir, bu da kardiyovasküler hastalıklara neden olabilir. Bu yüzden günlük alınan kalorinin %10’undan fazlasını doymuş yağlardan almamamız gerekmektedir.

Kabaca hesap yapmak gerekirse; 2000 kalorili bir diyette 200 kalori veya 22 gram doymuş yağ idealdir. Peki doymuş yağ içeren besinleri günlük hayatta nasıl ayırt edebiliriz? İşte sizlere doymuş yağ içerikleri ile birkaç besin karşılaştırması…

Dondurma mı, süzme yoğurt mu?

Yaz-kış tercih edilebilen masum tatlılardan gördüğümüz dondurma ve süzme yoğurttan 100’er gram karşılaştırıldığında süzme yoğurdun içerdiği doymuş yağ oranı dondurmaya göre daha yüksek bulunmuştur. Meyveler ve aromalarla derişimi azaltıldığından ya da yapım aşamasına süt katıldığından dondurma, bu karşılaştırmadan daha az doymuş yağlı olarak galip gelmektedir.

Latte mi, patates kızartması mı?

Küçük bir porsiyon patates kızartması 3 gram doymuş yağa sahiptir. 350 ml’lik bir kupa latte ise çok fazla doymuş yağ içermektedir. Yağsız bir alternatif olsun isterseniz süt seçeneğini mutlaka değiştirmeli ya da sade kahve tüketmeyi tercih etmeliyiz.

Tavuk but mu, somon fileto mu?

Tavuk budunun bir porsiyonun içerdiği doymuş yağ, somon filetonun 1 porsiyonundan üç kat daha fazladır. Üstelik yüksek oranda doymuş yağ içeren tavuk derisinin ayrılmış şekli ile bu sonuca ulaşılmıştır. Tavuk but yerine daha az yağlı olan tavuk göğüs etini tercih etmek daha az yağ almamıza yardımcıdır.

Tereyağı mı, zeytinyağı mı?

1 Yemek kaşığı tereyağ, aynı oranda zeytinyağının üç katından fazla doymuş yağ içerir. Bu yüzden yemeklerde zeytinyağı kullanımını vurgulamaktayız. Hangisini kullanırsanız kullanın, her ikisinin de yağ grubu olduğunu ve 1 gramının 9 kalori olduğunu unutmadan tüketmeliyiz.

Sığır eti mi, dana eti mi?

Hayvanın yaş grubuna göre adlandırıldığından ve yaş arttıkça kaslanma da arttığından dana eti daha yağlı, sığır eti daha az yağlıdır. Ancak pişirme şekli ve yanındaki menü yancıları ayarlandığında her ikisi de korkmadan tüketilecek protein kaynaklarındandır.

Pastırma mı, lahana salatası mı?

Geleneksel mayonez bazlı bir salata olan lahana salatası, sebzelerden masum olanı gibi görünse de mayonezli salata halini düşününce bir dilim pastırmadaki doymuş yağın neredeyse iki katını içerir. Doymuş yağın, şüphelenmeyeceğiniz birçok gıdada gizlendiğini bir kez daha burada görmüş olup tercihlerimizi tekrar gözden geçirmekte fayda var. 

Peynirli pizza mı, patates cipsi mi?

Her iki seçenek de karbonhidrat ve yağdan zengin ve sürekli tüketime uygun değildir. Ancak kaçamak yapmak istediğinizde pizzanın daha fazla doymuş yağ içerdiği aklınızda bulunsun. İçeriğindeki malzemeler (özellikle de peyniri) düşünüldüğünde pizza doymuş yağdan daha yüksek hale gelmektedir.

Hindistan cevizi sütü mü, yarım yağlı süt mü?

Yarım çay bardağı Hindistan cevizi sütü, aynı oranda yarım yağlı sütün içindeki yağın yaklaşık üç katı doymuş yağ içerir. Sadece Hindistan cevizlerinin ağaçlarda yetişmesi, sizin için iyi birer alternatif oldukları anlamına gelmez, miktarda kontrolü elden bırakmamakta fayda var.

Donut mu, avokado mu?

Yağ grubu olarak temel aldığımız avokado, hamur işinden saydığımız donuta karşı çok daha sağlıklı ve daha az yağlı! Şaşırtıcı bir şekilde 1 avokado, neredeyse 3 gram doymuş yağa sahiptir. Tabii ki, aynı zamanda vitamin ve minerallerle doludur ve sağlığa birçok yararı vardır. Donut ise sağlığınız için kötü olabilecek bir sürü şeker ve kan şekerinizi yükselten basit karbonhidrat içerir. Donutun kızartılması da yağ asitlerinden faydalanmadan vücuda aldığımız boş kalori haline gelir.

Badem sütü mü, soya sütü mü?

Badem sütünün içerisindeki doymuş yağ yok denecek kadar azdır. Her iki sütün de, krema veya peynir gibi tam yağlı süt ürünlerindeki doymuş yağdan çok daha azına sahip olduğu unutulmamalıdır.

İlginizi çekebilir: Sofralarınızda mora yer açın: “Antosiyanin”in gücü

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale