X

Beş aşamalı mindfulness meditasyonu uygulama rehberi

Meditasyon denilince yapması zor bir uygulama ya da sadece bu tarz konulara ilgi duyan bir kesimin yaptığı aktivite olarak algılanabiliyor. Oysa ki sayısız bilimsel çalışma, sinir sistemi ve sağlığa faydalarını kanıtlıyor. Hatta bazı hastane ve doktorların, hastalarına önerdiği bir pratik. Birçok çeşidi mevcut, ben evde kolaylıkla uygulayabileceğiniz ve oldukça etkili olan beş aşamalı mindfulness meditasyonundan bahsedeceğim.

Öncelikle meditasyonu neden yapıyoruz konusuna değinmek isterim. Stres, vücudumuzun gerekli anlarda kendini koruması için gelişen bir mekanizma aslında. Tehlikeli bir durum olduğunda, düşme, çarpışma, peşimizde bizi kovalayan birisi gibi, hayatta kalmak için neye ihtiyacımız varsa vücudumuzda belirli salgılar salgılanır ve hareketlerimizi duruma uygun şekilde otomatik olarak yönlendiririz. Tabiri caizse “Kaç ya da savaş” moduna gireriz. Sizi bir aslan kovalasa mesela, durup da acaba şimdi ne yapmam mantıklı olurdu diye oturup plan yapmazsınız. Tehlikeyi fark ettiğiniz an vücudunuz sizi harekete yönlendirir ve hızlı bir şekilde kaçmaya başlarsınız.

Ama günümüzde öyle bir duruma geldik ki, bulunmaktan pek de hoşlanmadığımız bir ortamdayken, konuşmaktan korktuğumuz bir kişiyi aramadan önce, iş yerinde yöneticimizle konuşurken, günlük normal bir aktiviteyi yapıyorken sanki bizi aslan kovalıyormuş gibi kaç-savaş moduna girerek vücudumuzda aynı stresi yaratır olduk.

İşte meditasyon tam da burada devreye giriyor… Sinir sistemimizi, doğru zamanda doğru tepkiler verebilmemiz için yeniden yapılandırıyor. Tüm amacımız fabrika ayarlarımıza geri dönebilmek aslında.

Meditasyon öncesi öneriler

Oturuş: Meditasyonun amacı rahatlamak değil; ne oluyorsa onunla kalabilme becerisi kazanmak ve olan durum sırasında kaç-savaş moduna girmemek. Bu sebeple, meditasyon yaparken olabildiğince dik oturarak uygulamanızı öneririm (koltukta, sandalyede veya meditasyon minderi ile). Dik oturamıyorum diye de kendinizi hırpalamayın; elinizden geldiği kadar, kendinize arkadaşça yaklaşarak yapın pratiklerinizi.

Alarm kurma: Bu beş aşamayı eşit sürelerde uygulamak için zil sesi zamanlayıcı özelliği olan telefon uygulamalarını kullanabilirsiniz. Böylece sürekli saati kontrol etmemiş olursunuz. İlk defa meditasyon deniyorsanız başlangıç olarak her bir aşamayı birer dakika uygulayacak şekilde toplamda beş dakika ile başlamanızı önerebilirim. Rahat durabilme sürenize göre yavaş yavaş dakikayı artırabilirsiniz.

Nefes akışı: Pratik esnasında nefesimizi doğal akışına bırakıp onu sadece gözlemliyoruz. Nefesinizi kontrol etmeye çalışmanıza gerek yok. Doğal olarak nasılsa öyle olmaya devam etsin. Biz onu gözlemleyip, öyle olmasına izin vereceğiz.

Olabildiğince hareketsizlik: Meditasyon sırasında yüksek ihtimalle eliniz saçınıza, yüzünüze gitmek isteyecek; vücudunuzu bir şekilde hareket ettirmek isteyeceksiniz. Bu istek geldiğinde onu gözlemleyin, ama geçip gitmesine izin verin. Çünkü bunlar tam da meditasyonun amacı olan otomatik şekilde ortaya çıkan huylarınız. Bu huylar gün içinde düşüncelerimizin sürüklenerek bize sormadan ortaya koyduğu davranışlar. Bizim de amacımız düşüncelerimizi yönlendirdiğimiz yerleri seçebilmek ve doğru tepkileri verebilmek olduğu için mevcuttaki tepkilerinizi farketmeniz çok önemli.

Süreklilik: Benim önerim günlük olarak, hatta mümkünse günün belirli saatinde yapmanız olacaktır. (Ben sabah uyandığımda yapmayı tercih ediyorum.) İlk yaptıklarınızda hemen etkilerini göremeyebilirsiniz. Kalıcı etkileri sizin düzenli uygulamanıza ve uyguladığınız süreye göre değişkenlik gösterecektir. Düzenli uyguladıkça otomatik şekilde gün yüzüne çıkan davranışların ve hareket etme isteğinin azaldığını gözlemleyeceksiniz ve inanın bütün yaşamınızı pozitif anlamda değiştirecek.

O zaman hazırsak başlayalım…

Beş aşamalı mindfulness meditasyonu

  • Birinci aşamada nefesimizi gözlemlerken her nefis verişimizin bitişinde sayı sayacağız. İlk nefes verişin sonunda 1, ikinci nefes verişin sonunda 2… Amacımız ne kadar sayabildiğimiz değil, sayı ile dikkatimizi olası düşüncelerden nefese geri döndürmek. Sayarken 10’a geldiysek 1’e geri dönüyoruz. Oldu da kaçta olduğumuzu unuttuysak yine 1’e dönüyoruz.
  • İkinci aşamada bu sefer her nefes almaya başlamadan hemen önce sayı sayıyoruz. Sayılar konusunda birinci aşamadaki kurallarımız geçerli.
  • Üçüncü aşamada saymayı bırakıyoruz ve dikkatli bir şekilde nefesimizi izliyoruz. Burun delikleri, boğaz, göğüs kafesi, karın… Nerede rahat akıyor, nerelerde takılıyor? Bunları değiştirmeye çalışmadan yargısız ve arkadaşça “gözlemliyoruz.”
  • Dördüncü aşamada vücudumuzun çok küçük bir alanı olan burunda nefesin etkilerini izliyoruz. Nefes alırken giren havanın sıcaklığı, titreşimi, sağ ve sol burun deliklerimizde farklılıklar var mı, belki nefes verirken üst dudağımızda yaptığı hafif esinti… Bunları farketmek için tüm dikkatimizi burnumuza yönlendiriyoruz.
  • Beşinci aşamada ise artık bir şeye odaklanmadan zihnimizi serbest bırakıyoruz. Dışarıdan gelen sesler ve kokular, vücudumuzdaki herhangi bir duyum, oturduğumuz yerin rahatlığı, aklımıza gelen düşünceler…

Bu meditasyon pratiğinin nasıl uygulandığını kendim meditasyon yaparken video çekerek de anlattım. Dilerseniz Instagram hesabımdaki videodan izleyerek pratiği gözlemleyebilirsiniz. Soru ve yorumlarınızı da Instagram hesabımdan yönlendirebilirsiniz.

2021’de etrafımızda ve kendimizde olup bitenlere karşı doğru tepkileri verebilmemiz dileğimle…

İlginizi çekebilir: Mindful bir yıl geçirmek için kolaylıkla uygulayabileceğiniz 5 öneri

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale