X

Belirsizliklerle yaşarken küçük iyi şeylere tutunmanın gücü

Belirsizlik, daha önce hiç günümüzde yaşandığı gibi yoğun olmamıştı. Ekonomik, siyasi, iş hayatı, sağlık veya ilişki düzeyinde yaşanan belirsizlik sarmalında haliyle zihnin kırılması giderek kolaylaşıyor. Korku ve gelecek kaygısı ekseninde günlük hayata devam ederken, en ufak aksilikte hayattan en kötüsünü beklemek ve çabalamaktan vazgeçmek, hepimizin ortak özelliklerinden biri. Durumun ciddiyeti toplumdaki anksiyete, depresyon ve stres seviyelerinin lokasyondan bağımsız olarak artışını gösteren çalışmalaranksiyete, depresyon ve stres seviyelerinin lokasyondan bağımsız olarak artışını gösteren dikkate alındığında daha net anlaşılıyor. Halbuki, “eğer”ler ve “keşke”ler yerine küçük de olsa mutluluk anlarına odaklanmak, duygusal ve zihinsel dayanıklılığı pekiştiriyor. 

Bununla birlikte herkesin direnç gösterebileceği belirsizlik seviyesi bir diğerine göre farklılaşabiliyor. Kimileri hayatta risk almaktan hoşlanırken kimileri için belirsizlik, devam etmenin önündeki en büyük engellerden biri haline geliyor. Fakat durumun ciddiyeti ne olursa olsun, kaotik zamanlarda küçük iyi şeylere odaklanmak, başlı başına pozitif bir deneyime dönüşüyor. En güzeli de bu olumlu evrene geçiş için denenebilecek büyüklü küçüklü tekniğin bulunması. 

Mikro neşe anlarına tutunmanın faydaları

Çoğumuz farkında olmasak da hayatın büyük bölümü bizim kontrolümüz dışında gerçekleşiyor. Dolayısıyla belirsizlikle dolu bir dünyayla çevrelenmek hayatın sıradan kanunları arasında. Bu durumda belirsizlik anlarında neden bu kadar endişe duyduğunuzu merak ediyor olabilirsiniz. Aslında insanın kontrolü kendisinde sanması, stres ve ruh sağlığı üzerine iyileştirici rol oynayabiliyor. Birçok araştırmaya göre, kontrol kavramını sorgulamak ise kontrolün gerçekten kendinde olmadığını fark etmeye yol açtığından hayattaki dengeleri bozabiliyor ve anksiyeteyi tetikleyebiliyor. Tam tersine bu anlarda olumlu düşüncelere tutunmak, hayatı daha pozitif ve mutlu hale getirebiliyor. Ek olarak şu faydaları sağlıyor:

  • Zorluklar ortaya çıktığında kullanılan duygusal neşe anları, otomatik bariyerler olarak çalışarak duygusal dayanıklılığı artırıyor ve olumsuz durumların ardından toparlanmayı kolaylaştırıyor.
  • Ufak da olsa küçük neşe anları yaratmak, sinir sistemini düzenlemeye yardımcı oluyor ve stres hormonlarını düşürüyor. Örneğin; pencere kenarında kahve içmek, bir arkadaşın kahkasını duymak veya yeşile bakmak beyne “sakinleş” sinyali gönderiyor.
  • Olumsuz şeylere odaklanacak şekilde programlanan insan zihninin dönüşmesine yardımcı oluyor. Şükran pratikleri ve iyi şeyleri fark etme çabası, genel algıyı kırarak hayata farklı bir pencereden bakma şansı sunuyor.
  • Genellikle gelecek kaygıları ve geçmiş pişmanlıkları ile ilgili olan belirsizlik anlarının aksine, anda olma pratiklerini destekliyor. Zihni zorunlu olarak şimdiki ana getiren mini mutluluk anları, yavaşlamaya ve farkındalık gelişimine katkı sağlıyor.

Günlük hayatta fark etmeden geçilen sayısız mikro neşe anları ve parıltılar yer aldığından, sadece bu anlara odaklanmak bile düşünce yapısında ciddi fark yaratabiliyor. Sonuçta, belirsizliklerden endişe duymak sorunuları sihirli bir şekilde ortadan kaldırmıyor. Aksine ruh sağlığını bozuyor, zihinsel netliği ve yaratıcılığı kısıtlıyor, enerjiyi düşürüyor.

Hayattaki küçük mutlulukları nasıl fark edersiniz?

Belirsizlikler karşısında duyduğunuz kaygıdan kurtulmak için uygulayabileceğiniz çok sayıda pratik var. Dikkati pozitif deneyimlere yönlendirmeye yardımcı olan rutinlerle, günlük yaşamdan daha fazla keyif almanız mümkün.

1. Güne niyetle başlayın

Güne başlarken kendinize ufak niyetler belirleyin. Örneğin; “Bugün kendim için bir veya iki değerli an yaratacağım” gibi cümleler kurun ve bunları sesli olarak söyleyin. Böylece beyni pozitif olumlama yoluyla şartlandırır, otomatik pilottan çıkarır ve gün içinde mutluluk anları aramaya davet edersiniz. Bu da aradığınız anları kendi çabanızla yaratcağınız anlamına gelir.

2. Şükran ritüelleri yaratın

Her gün büyük küçük demeden şükran ritüelleri oluşturmak, hayattaki olumlu şeylere odaklanmanın bir diğer kolay yoludur. Örneğin; her gece yatmadan önce hayatta minnettarlık duyduğunuz üç küçük şeyi not ederek, hem bakış açınızı değiştirebilir hem de sinir hormonlarını dengeleyebilirsiniz. Üstelik bu sayede uykuya geçişi kolaylaştırır, kendi mini dijital detoks alanınızı yaratır ve ertesi güne dinlenerek başlama ihtimalini artırırsınız. Sadece gün batımının ne kadar harika olduğunu veya sıcacık yatakta oturmanın hissettirdiği konfora odaklanarak bile şükran pratiğiritüelleri oluşturmak, hayattaki olumlu şeylere odaklanmanın bir diğer kolay yoludur. Örneğin; yapabilirsiniz.. 

3. Anın tadını çıkarın

Gün içinde bir parıltı fark ettiğinizde durup tadını çıkarmaya odaklanın. İçinde bulunduğunuz anı tüm duyularınızla deneyimlemek, her günün sıradan geçme hissinden korunmaya ve umudu kazanmaya yardımcıdır. Örneğin; sıcak bir içecek yudumlarken kokusunu ve tadını bilinçli şekilde duyumsayın veya doğada yürürken dalların hışırtısına, rüzgarın sesine, kuşların kanat çırpışına dikkat edin. Her gün içinden geçmenize rağmen fark etmediğiniz bu güzellikleri hissederek, aslında ne kadar özel anlar biriktirdiğinizi daha iyi anlayabilirsiniz. Ancak her ihtimale karşı daha sonra hatırlamak için fotoğrafını çekmek de iyi bir fikir olabilir.

Gün içinde tekrarlayan rutinler, hayattaki heyecanı azaltarak yeni şeyler keşfetme isteği önündeki en büyük engellerden. Bu engeli ortadan kaldırarak kaygıyı gidermek ise ufak kazanımlarla gayet mümkün. Her zaman büyük hedeflere ulaşmak zorunda olmadan da mutlu olabileceğinizi keşfetmek, belirsiz dönemlerdeki en büyük yardımcınıza dönüşebilir.

Kaynak: psychologytoday, helpguide

İlginizi çekebilir: 10 adımda pozitif düşünme alışkanlığı edinmenin yolları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale