X

Bedenine ihtiyacı olanı ver: Bedeninin sesini duyabilmek için ne yapabilirsin?

“Belirli bir görünüme sahip olarak çevresindekiler tarafından kabullenilme arzusu ile kendi mutluluklarını ve sıklıkla da sağlıklarını kurban eden kişilerin arasında buldum kendimi.”
Kathryn Budig (yazar, konuşmacı, yoga eğitmeni)

Yaşamımın yarısına yakın kısmını her zaman ilham aldığım Kathryn Budig’in bahsettiği o kişiler arasında yer alarak geçirdim. Kendi kendimi bedenimin kurbanı yaparak yemek yedim, hareket ettim, spor yaptım, uyudum, nefes aldım ve nefesimi verdim.

Bedenimle ilişkim belki de mühendislik eğitimimin yansıması analitik bir yaklaşım getirerek sayılarla ve dışardakinden aldığım onaylanmalarla gerçekleşti. Her gün belirli adım attım, belirli süre yoga yaptım, belirli kalp ritmine ulaşacağım şekilde fitness yaptım. Ne kadar hasta, uykusuz, yorgun olsam da yaptım. Kimi zaman işimi bitirmek için uykumdan fedakarlık ettim, kimi zaman da uyumam gereken saati tamamlamak için zorlayarak kendimi sosyal hayatımdan vazgeçtim.

Haftalarca kalorilerin veya karbonhidratların hesabını yapan sıkı diyetleri uyguladım, açlığımın midemde yarattığı ağrıları ve gurultuları yok sayarak. Gastrit olsam da o istediğim bedene kavuşmak için yine bedenimin çığlıklarını duymadım, duymak istemedim.

Onu dinlemek yerine istediğim kadar güçlü olmadığı, uzun olmadığı, zayıf olmadığı, esnek olmadığı, çevremdeki erkeklerin beğendiğine inandığım kadınların bedenleri gibi olamadığı için ondan utandım, onu suçladım. Hedeflerime ulaşamadığım her zaman kendimi başarısız, eksik ve yetersiz hissettim.

Yazdıklarımın belki de bazıları sana tanıdık geliyor. Sen de acıya rağmen egzersiz yapmaya devam ediyorsun, nefes nefese kalacak kadar kendini yoruyorsun, yediklerin seni yorgun, şişmiş veya hasta hissettiriyor. İsteksizsin ve aynaya bakmak sana zor geliyor.

Ve sonra bedenime fısıldadım; “Senin arkadaşın olmak istiyorum.” Derin bir nefes aldı ve bana “Tüm yaşamım boyunca ben de bunu bekledim” dedi.

Yogaya başlamamın ilk yılının sonuna doğru işte böyle bir konuşma geçti aramızda. Onu tanımaya başlamıştım, onu duymaya, hissetmeye başlamıştım fakat gerçekten onu sevmeye, onunla arkadaş olmaya niyetim yoga ile beraber meditasyon yapmaya başladığım zaman gerçekleşti.

Ve tüm yazdıklarım, saymalar, acı çektirmeler, mutsuzluklar; kısacası kurban olduğum durumdan adım adım çıktım. Öyle bir gün geldi ki öğrencilerimin ve çevremdekilerin “Yoga dışında ne yapıyorsunuz da bu kadar kaslı, güçlü, ve esneklikle beraber biçimli bir vücut formuna sahipsiniz?” sorularına cevabım hiçbir şey, sadece yoga ve meditasyon oldu.

Çünkü anladım ki tüm o geçmişteki kurban durumum bedenimin hatası değil. Benim onunla ilişki kuramayışım ve onu işitmememmiş. Onu sağlıklı, rahat, mutlu ve konforlu yaşatacak ne varsa hepsini bana dile getiriyormuş fakat ben onu dinlemek yerine onu yargılıyor, eleştiriyor ve biçimlendirmeye çabalıyormuşum.

Çocukken size de şunu yemelisin, bu saatte yemek yenmeli, o yemeği bitirmezsen arkandan ağlar gibi yönlendirici veya manipüle edici cümleler sarf edildi mi? Çoğu korumacı annelerin iyiliğimizi istemelerinden kaynaklı yediklerimiz, uyku saatlerimiz, oyun saatlerimiz, her şeyimiz yönlendirildi. Nasıl görünmeliyiz, nasıl davranmalıyız, nasıl topluma uyum sağlamalıyız formları zihnimize kazındı. Biz de sonuç olarak kendimizi yargılamayı, uyumsuz olan bir şey varsa da onunla mutsuz olmayı seçtik, seçtirildik. Ve burada bedenlerimizle ilişkilerimiz de koptu.

Yoga yapmaya başladıktan sonra hiçbir şey için geç olmadığını anladım. Denediğim ve uyguladıkça dönüştürmeme yardımcı olan bazı küçük önerilerimi de paylaşmak istedim.

Bedeninin bilgeliğine güvenip gerçekten onu sağlıklı ve güçlü tutmak istersen…

Ona saygı duy

Ondan sevgi ve saygıyla bahset.

”Bedenim; Seni olduğun gibi seviyorum,
İyileşme bilgeliğine sahip olduğun için teşekkürler,
Benimle ilgilendiğin için teşekkürler,
Beni bu dünya üzerinde var ettiğin için teşekkürler… ”

Negatif bir düşünce oluştuğu zaman şu anki halin için şükret. Yanından sakat biri geçerken veya bir kör ile karşılaşma zamanlarını beklemek yerine şu an nasılsa bedeninde her şey, olana şükret. Bacakların çarpıkmış, belin 60 cm olamamış, kolların çok kalınmış, boyun kısaymış… Bunların önemsizliğini hastalandığında fark etmek yerine sağlığın yerindeyken fark edip şükret.

Her şükür, her teşekkür sevgini ve saygını göstermen için bulunmaz bir fırsat.

Zihnini ve bedenini bir araya getir

Yoganın araç olduklarından biri zihin ve bedeni bir araya getirmesi. Hangi tarz veya uzunlukta yoga yaptığın değil, o yoganın sonunda bedeninle zihninin kurduğu bağı keşfetmen önemli. Belki ilk derste anlamayabilirsin, emin ol zamanla o bağı keşfedecek ve derinleştirebileceksin.

Yoga yapamıyorsan veya yapsan bile henüz o iletişimi, bağı kuramadıysan o zaman dikkatini nefesine getirici bir çalışma yapabilirsin.

Elini kalbinin üzerine koy ve elinin altında kalbinin atışlarına dikkatini getir. Nefes alış verişlerini izle ve göğüs kafesine alıp verdiğin nefeslerin yarattığı etkiyi gözlemle. Bir şeyi değiştirmeden olduğu hali ile izleyicisi olarak kal. Şimdi karnına doğru derin nefes al, burada bir an nefesi tut ve yumuşak bir şekilde hatta olabildiğince sessizce boşalt.

Nefes alış verişin derinleştikçe seslerine dikkatini getir.

Ve şimdi gözlemlemeye başla. Bedenin nasıl? Yargılamadan, bir şey değiştirmeden, açıklıkla izle. Gergin misin? Rahat mısın? Dinlenmiş misin? Yorgun musun? Bir yerin ağrıyor mu? Gerginlik var mı? Bu zamanı kendini dinleyerek geçir.

Bedeninin neye ihtiyacı varsa onunla tamamla

Bedeninde şu andan ne farklı olsa kendini daha iyi hisseder? Cevabı verdiğinde onun ihtiyacını karşılayarak onurlandır.

  • Açım: Ertelemeden besle. Yemek saatleri ihmale gelmez çünkü bedeninin yaşam kalitesini yediklerin belirliyor.
  • Susadım: Su içir.
  • Gerginim: Omuzlarını nefes alırken kulaklarına doğru çek ve bir anda dudaklarından üfleyerek havayı aşağı bırak. Bunu birkaç kez tekrarla.
  • Ağrım var: Şefkat göster, her şey gibi onun da geçici olduğunu söyle.
  • Yorgunum: Dinlendir.
  • Ödemim var: Ilık su içir, detoks yap.
  • Esnemem lazım: Yoga yap.

Peki bedeninin gelecek için istekleri neler?

  • Bedeninin uzun dönem sağlıklı olması için neye ihtiyacı var?
  • Gücün ve esnekliğin için Yogaya devam etmeli miyim?
  • Gece atıştırmalarını bırakmam gerekir mi?
  • Dişlerimi her yemekten sonra fırçalayarak dişlerimin sağlığına önem vermeye devam etmeli miyim?
  • Bazı sabahlar alarm kurmadan kendiliğinden uyanman için özgür bırakmam nasıl olur?
  • Belki daha sık doğada yürüyüşlere çıkmamı istersin?
  • Geceleri daha rahat uyumak için yatağını değiştirmeli miyim?
  • Gece yatmadan önce televizyon izlemek yerine nefes ve meditasyon çalışması yapmak daha mı iyi gelecek?
  • Abur cuburları azaltsam, hatta belki de tamamıyla çıkartsam miden için daha mı iyi olur?
  • Ev işlerinde yardıma ihtiyacın var mı?
  • Ayda bir kez masaja giderek gerginliğini rahatlatmak ister misin?
  • Sabah evden kahvaltı yaparak çıkmak daha mı iyi hissettirecek?
  • Sabah ve akşam meditasyon yaparak seni zihinle buluştursam ve ilişkiniz süreklilik kazansa nasıl olur?
  • Biraz daha fazla kahkaha atsam, ciddiyeti kenara bıraksam belki de?
  • Yemek saatlerini atlamadan her acıktığında seni beslemem gerekir mi?
  • Tatillere daha sık mı gitmeye ihtiyacın var?
  • Seni sevdiğimi her gün söylesem ve seni onurlandırsam nasıl olur?

Uzun dönemli sağlığında iyileşme ve iyi olma isteğin için bir adım seç. Sadece tek bir adımı seçmen ve ona kendini disiplinle adaman yeterli. Bir sonraki gün başka bir adım seç ve ta ki bu alışkanlığa dönüşene kadar…

Bedenini dinle, o sana yolu gösterecek. Ona iyi davran, ona iyi bak çünkü bu dünyada var olduğun tek yer orası.

İlginizi çekebilir: Omuz ağrısı mı çekiyorsunuz: Nedeni stres ve duygusal gerginlikler olabilir

Meltem Fakabasmaz: İstanbul’da doğdum. Anaokulundan lise sona kadar okuduğum FMV Işık Lisesi’ni tamamlayarak Endüstri mühendisliği okumak için rotamı Kıbrıs’a çevirdim. 4 sene sonunda okul ikincisi olarak tamamladığım mühendislik eğitimimi yaşamda uygulama serüvenim başlamadan bitti. Dönemin ekonomik krizi ile kendimi medya alanında buldum. Dergilerle başlayan medya ilişkim Sinema-TV master ile sinema sektörüne doğru kaydı. 5 yıla yakın filmlerle yaşadığım yakın ilişki zamanla televizyon reklam prodüktörlüğüne doğru yöneltti. Gece ve gündüzün birbirine karıştığı, tatil günlerinin sayısının giderek azaldığı bir süreç içinde yogayı keşfettim. Aktif ve düzenli spor yapan biri olmama rağmen çalıştığım işin derin etkisi ile sırt, bel, diz, ve kalça ağrılarına, uykusuz gecelere ve depresif bir ruh haline geçiş yapmıştım. Yoga bir ilaç gibi, başta fibromiyaj defterini kapatmama yardımcı oldu. Yaşadığım tüm olumsuzluklara birebir yardımcı oluşunu keşfettikçe başkaları ile paylaşmak istedim ve 2015’te almaya başladığım yoga eğitimlerim Şimdiye kadar 1000 saate ulaştı. Öğretmek kadar öğrenci ruhumu da korumayı ve keyfini çıkarmayı seviyorum. RYT® 500 Yoga Alliance sertifikamla beraber Yoga Terapi, Nefes ve Meditasyon ile ilgili ayrı uzmanlık sertifikalarım var. İstanbul’da 4 ayrı stüdyoda derslerimle beraber Youtube kanalım ve yogauni sitesinden evde yogasını yapmaya devam edenlerle buluşmaya çalışıyorum. Farkındalık, Sağlıklı Yaş Alma ve Yoga yazılarımın içeriklerinde karşınıza sıklıkla çıkacak olanlar.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale