X

Beden olumlama: Kadınlar bedenleri hakkında ne kadar olumlu düşünüyor?

Kadınların kendi bedenlerini olduğu gibi sevmesi ve bedenlerinin sınırlarına saygı duyması prensibine dayanan “beden olumlama hareketi”nden “Bedeninizi sevmeye nasıl başlayabilirsiniz?” başlıklı yazımızda bahsetmiştik. 2015 yılında tüm dünyada ivme kazanan bu hareket sonrasında o yıl Women’s Health dergisi, “bikini vücudu”, “iki beden düşürün” gibi cümleleri yasakladı, dünyaca ünlü Pirelli Takvimi büyük bir değişime uğradı ve kadınlar artık spor yaparken “daha sıkı karın kasları” değil “daha güçlü ve daha iyi hissetme” hedefi koymaya başladı.

İnsanlar kendi bedenlerini değiştirmek için daha fazla çaba harcıyor ve çoğu zaman da daha büyük yenilgiler yaşıyor.

Aslında beden olumlama hareketi; bilgisayar programları, sosyal medya, ünlüler ve büyük kurumsal yapıların üzerimizde kurduğu “mükemmel görünme” baskısına karşı olarak doğmuş bir hareket. İnsanlar kendi bedenlerini değiştirmek için daha fazla çaba harcıyor ve çoğu zaman da daha büyük yenilgiler yaşıyor. Beden olumlama hareketi ise neredeyse son 20 yıldır bedenlerimizi değiştirmek için uğraşırken yaşadığımız yenilgileri durdurup, aslında bedenlerimizi olduğu gibi sevmemiz gerektiği gerçeğini hatırlatıyor.

Peki “beden olumlama” nasıl uygulanabilir?

Beden olumlama hareketi nasıl algılanıyor? Kadınlar gerçekten de artık bedenlerine karşı daha olumlu bir bakış açısı taşıyorlar mı? Yoksa beden olumlama hareketi biraz fazla yayılmacı, saldırgan mı bulunuyor?

Tarih boyunca sanatçılar çıplaklığı, kadın güzelliğinin bir ifade şekli olarak görmüş ve kadın bedeninin güzelliklerini yansıtmaya çalışmışlar. Ancak kadınlar için durum aynı değil. Women’s Health dergisinin Ağustos 2017 sayısında yayımlanan çıplaklık araştırmasına göre, kadınların büyük bir bölümü hala bedenlerini sevmiyor. ABD’den 2.700 ve dünya çapından binlerce kadının katılımıyla yapılan bu araştırmadan elde edilen sonuçların bazıları umut verici, bazıları ise hala hiçbir ilerleme kaydedilemediğini gösteriyor. Araştırmaya katılan ülkeler arasında Avustralya, Brezilya, Almanya, Yunanistan, Hollanda, Polonya, Güney Afrika, İspanya, İsveç, Türkiye, İngiltere ve Latin Amerika’dan 8 ülke yer alıyor.

Araştırmaya göre kadınların yüzde 62’si bedenlerini olduğu gibi kabul etmeyi başardı. Ancak söz konusu bedenine güvenmek, kendini çıplakken sevmek olduğunda sonuçlar bu kadar olumlu değil. Kadınların yüzde 62’si bedenlerini olduğu gibi kabul etmelerine rağmen, sadece yüzde 15’i bedenini, görünüşünü seviyor.

Gelelim beden olumlama hareketine; sosyal medyada yapılan paylaşımlarda veya beden olumlama hikayelerini gördüklerinde kadınların yüzde 18’i rahatsız oluyor, yüzde 14’ü kendini baskı altında hissediyor, yüzde 4’ü ise daha olumsuz duygulara kapılıyor.

Kadınların fiziksel görünüşleriyle ilgili fazla eleştirel olduklarını söylemek ise yanlış bir yargı olur. Araştırmanın sonuçlarına göre kadınların yüzde 65’i güzel giyindiklerini düşünüyor. Yüzde 73’lük bir kesim ise daha bronz oldukları zaman kendilerini çıplak görmeyi daha çok sevdiklerini söylüyor. Yaklaşık yarısı ise çıplakken kendilerini sevmeleri için zayıflamaları gerektiğini anlatıyor.

Yunanistan, Türkiye, Brezilya, Hollanda, Rusya ve Almanya’da güzel olduklarını düşünen kadınların oranı yüzde 75’i buluyor.

Kadınların bedenlerine karşı hissettikleri duygular, ülkelere göre de değişiyor. Latin Amerika’daki kadınların yüzde 84’ü güzel olduklarını düşünüyor. Yunanistan, Türkiye, Brezilya, Hollanda, Rusya ve Almanya’da güzel olduklarını düşünen kadınların oranı ise yüzde 75’i buluyor. ABD’de ise bu oran yüzde 68’e geriliyor.

Peki siz kendinizi seviyor musunuz? Çıplakken aynanın karşısına geçtiğinize kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Bedeninizi olduğu gibi kabul etmeyi ve sevmeyi başarabildiniz mi?

İlginizi çekebilir: Bedeninize hayran olmanızı sağlayacak şaşırtıcı gerçekler

Kaynaklar:
Greatist
Women’s Health
Brit.co

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale