X

Bebeklerin yetişkinlerden çok daha garip olduğunu gösteren 9 özellik

Bebeklerin, dünyanın en şirin varlıkları oldukları kesin. Ancak bu onların aynı zamanda oldukça garip oldukları gerçeğini değiştirmiyor. Her şeyden önce sadece yiyip, uyuyup, tuvaletlerini yaparak ilk birkaç ay ağırlıklarını ikiye katlamaları, buna güzel bir kanıt. Fakat sahip oldukları garip özellikler bunlarla sınırlı değil. Diğerlerini yazının devamında bulabilirsiniz:

İlginizi çekebilir: Bebeklikten olgunluğa uykunun evrimi

Bebeklerin bıyıklarının çıkması ya da diz kapaklarının olmaması gibi özellikleri vardır.

1- Anne karnındayken bıyıkları uzar, daha sonra bunları yerler

Hamileliğin ikinci çeyreğinde kız ya da erkek fark etmeksizin bütün bebeklerin dudaklarının üstünde ayva tüyleri çıkar; daha sonra bu tüyler tüm vücutlarını kaplar. Sydney Üniversitesi’nden Antropolog Stephen Juan, ‘lanugo’ adı verilen bu tüylerin bebek doğmadan önce çıktığını ve bebek tarafından rahimdeyken yenildiğini ifade ediyor.

2- Diz kapakları yoktur

Bebeklerin ne kadar esnek olduğunu fark etmiş miydiniz? Bunun nedeni, kısmen, kemiklerinin yumuşak olması ve büyük oranda kıkırdaklara sahip olmaları. Yeni doğmuş bir bebeğin diz kapağı da neredeyse tamamen kıkırdaktan oluşur. Zamanla sert kemikler oluşmaya başlar ve çocuk 10-12 yaşına geldiğinde diz kapağı tam anlamıyla sert bir kemik haline gelir.

3- Yetişkinlerden daha fazla kemikleri vardır

Küçücük bedenlerinin yetişkinlerden daha az kemiğe sahip olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak durum öyle değil. Yeni doğan bir bebeğin yaklaşık 300 tane kemiği vardır. Yetişkinlerdeyse bu sayı 206. Zamanla bu kemiklerin bir kısmı –özellikle omurilikte ve kafatasındakiler- birbirleriyle birleşerek daha büyük kemikler oluştururlar.

İlginizi çekebilir: Cinsiyet rollerinin bebekler üzerindeki etkisi

4- Yeni doğanların gözyaşı yoktur

Çığlık attıkları doğru. Fakat yeni doğan bebeklerin gözyaşı akmaz. Çünkü bebekler, gözyaşı kanalları ve bezleri çalışsa da, gözlerini ıslak tutmaktan fazlasını yapacak kadar sıvı üretemezler. Bu durum bebek birkaç haftalık, bazen de birkaç aylık olana kadar devam eder.

5- Tat alma duyuları doğmadan önce gelişir

Bebekler, henüz anne karnındayken tat alma duyusu geliştirirler. Hamileliğin ilk iki haftasında, sonradan dillerinin şekilleneceği yerde tat alıcılar oluşmaya başlar. Bu alıcılar sayesinde zamanla tatlı, ekşi, acı ve hatta yakın zamanda tanımlanan umami tatları tanımaya başlarlar. Dolayısıyla annenin hamileyken tattığı şeyleri, bebekler de tadar.

6- Fakat tuzluların tadını alamazlar

Araştırmalar, yeni doğanların 4 aylık olana kadar tuzlu tatları tanıyamadığını ortaya koyuyor.

7- Sağa dönmeyi tercih ederler

Araştırmacılar bunun nedeni konusunda emin değiller, ancak bebeklerin çoğu –yüzde 65’i- başlarını sağa çevirmeyi tercih ediyor. Bu ise daha sonraki hayatlarında sağ ellerini kullanmalarıyla ilişkilendiriliyor.

8- Aynı anda hem nefes alıp hem yutkunabilirler

Yetişkinler bu ikisini aynı anda yapamaz. Ancak bebekler, doğumdan itibaren ilk birkaç ay boyunca bu yetiye sahiptir.

9- Tüm bebekler unutkandır

Bebekler yaşamlarının ilk üç yılının büyük kısmını unutur. Sinirbilimciler, bunun beynin anıları kaydeden kısmının, insan yaşamının ilk üç yılında tam anlamıyla gelişmemesinden kaynaklandığını söylüyorlar.

İlginizi çekebilir: Babasını kandıran bebek

Kaynak:

mnn.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale