X

Bazı insanların yön duygusu neden zayıftır?

Erkeklerin yön bulmakta iyi oldukları, kadınların ise kolay kayboldukları yaygın bir önyargıdır ancak aslında bazı çalışmalarda kadınların ve erkeklerin yön bulma kabiliyetleri üzerine yapılan incelemelerde cinsiyetler arasında az da olsa bir fark görülmüş. Burada genelde yapılan açıklama erkeklerin kafalarında iki boyutlu bir yön haritası çizebilmelerine karşın kadınların yollar ve yolda gördüklerine göre yön bulması şeklinde.

Hatta bu cinsiyet farklılığına dair evrimsel bir açıklama da bulunuyor: Avcılık toplayıcılık çağlarında erkeklerin ava gittikleri, kadınların ise topladıkları belirtiliyor. Erkeklerin av esnasında geniş ve açık arazilerde bulunmaları nedeniyle araziyi analiz etmekte daha iyi oldukları belirtiliyor. Fakat kadınlar meyve ve sebze topladıkları ve bitkiler, ağaçlar hep aynı konumda oldukları için kadınların beyinlerinin yol üstündeki şeylere göre yön buldukları aktarılıyor.

Bu evrimsel teoride bir miktar gerçeklik payı olabilir ancak iki cinsiyet arasındaki farkı biraz abartıyor gibi görünüyor. Pek çok erkek yön bulmakta kötü ve pek çok kadın da çok iyi yön bulabiliyor.

Hatta her iki yön bulma stratejisine de ihtiyacımız var:

  • Zihinsel harita navigasyonu: Sık sık gidip geldiğiniz tanıdık bir arazide kullanışlıdır. Muhtemelen mahallenizin iyi bir zihinsel haritasına sahipsinizdir ve markete, kuru temizlemeye, eczaneye ve kuaföre evinize hiç uğramadan gidebiliyorsunuzdur ve ardından yeni konumunuza doğru yol alıyorsunuzdur.
  • İşaretlere göre navigasyon: İki nokta arasında sık sık ileri geri gidip geliyorsanız uygun bir yöntemdir. İşe gitmek iyi bir örnektir. Yol o kadar tanıdık hale gelir ki araba sürerken otomatik pilotta gider gibi düşünmenize bile gerek kalmaz.

Bir araştırmada navigasyon yeteneklerindeki bireysel farklara dair bir inceleme yapılmış. İnsanların yeni konumlara dair zihinsel haritalar yaratma yeteneklerini test etmek için küçük bir üniversite kampüsüne benzer bir sahnede sanal gerçeklik gezintisi yapmaları sağlanmış ve bu gezintide pek çok yol ve bina bulunuyormuş.

Deneyin eğitim aşamasında sanal ortamda dört gezinti uygulanmış. İlk iki gezintide katılımcılar asla kesişmeyen iki ana yol üzerinde seyahat etmişler. Ayrıca bu yollardaki dört binanın ismini de öğrenmişler. Son iki gezintide ise iki tane birbirine bağlı yol üzerinde gezmişler ve bunlar diğerindeki iki ana yolla kesişim sağlıyormuş.

Test aşamasında iki görev varmış. İlk görevde katılımcılar her binanın önüne bırakılmışlar ve diğer yedi binanın her birinin yönüne işaret etmeleri istenmiş. İkinci görevde yolların bir krokisi gösterilmiş ve binaları uygun yerlere yerleştirmeleri istenmiş.

Bu görevler araştırmacıların iki navigasyon yeteneğini test etmelerini sağlamış:

  • Yol üzerinde öğrenme: Tanıdık yollar üzerindeki işaret ve anıları içerir. Yol-işaret tarzı navigasyon yeteneğini ölçer.
  • Yollar arası öğrenme: İki ana yol arasındaki işaretlerin bağlantı yolları üzerinde seyahat ederken işaretler ile birleştirilmelerini test eder. Zihindeki harita tarzı navigasyonu test eder.

Bazıları yol ve işaretler ile mental haritalar ile seyahat eden iki tür insan olduğunu söyler. Ancak çalışmada tam olarak bu bulunmamış. Hatta katılımcılar üç gruba ayrılmışlar. Bunlar entegre edenler, entegre etmeyenler ve kesin olmayan navigatörlermiş.

  • Entegre edenler hem yol üzerinde hem de yollar arasında öğrenme konusunda yeteneklilermiş. Yani hem yoldaki işaretleri hem de arazinin genel dağılımını akıllarında kolayca tutabiliyorlarmış.
  • Entegre etmeyenler ise yol üzerinde öğrenme konusunda iyiyken, yollar arası öğrenmede iyi değillermiş. Yani gittikleri iki ana yol üzerindeki işaretçileri iyi tanımışlar ancak bu yolların nasıl bağlandığını görmemişler. Yani bir yoldaki binanın diğer yoldaki binayla nasıl alakalı olduğunu çözememişler.
  • Kesin olmayan navigatörler ise her iki görevde de kötü olmuşlar. Yol ve binaları bağlayan zihinsel haritaları yokmuş ve tanıdık yollarda da kötü performans göstermişler. Ancak yol üzerinde öğrenme konusunda biraz daha iyilermiş ve bu nedenle bir şeyler öğrendikleri kesin.

Peki navigasyon yeteneklerindeki bu bireysel farkların sebebi ne? Araştırmacıların bazı muhtemel açıklamaları var.

İlk olarak motivasyona göz atılmış. Kötü yapanlar belki de öğrenme konusunda motive olmadıklarından böyle olmuş olabilir. Çünkü her an kaçabilecekleri sanal bir ortamda bulunuyorlarmış. Fakat gerçek dünyada kaybolmamak için daha çok çaba gösteririz ve bu nedenle yolumuzu daha iyi öğreniriz.

Deneyin tekrarında araştırmacılar en iyi performans gösterenleri bulmak için para ödülü vermişler. Ancak katılımcılar yine de aynı üç gruba ayrılmışlar.

İkinci unsur olarak kaygı göz önüne alınmış. Bazı insanlar yön bulmada kötü olduklarını düşündüklerinden yön bulmaları gerektiğinde gergin olmuşlar. İkinci deneyde araştırmacılar tam da bunu keşfetmiş. Kesin olmayan navigatörler, daha önce bulunmadıkları bir yerde olduklarında kaygılı olduklarını ifade etmişler.

Ancak bu doğrudan bir sebep sonuç ilişkisi sunmuyor. Kesin olmayan navigatör grubundakiler gergin olabilirler çünkü geçmişte kaybolmaktan kaynaklanan travmaları olabilir veya kaygıları navigasyon görevine odaklanmalarına engel olabilir.

Son olarak bilişsel yetenekler incelenmişler. Entegre olanların zihinsel döndürme görevlerinde de iyi oldukları gözlenmiş, yani iki benzer nesnenin aynı mı farklı mı olduğunu cisme dokunmadan zihinlerinde hesap edebilmişler.

Son olarak kişilik de dikkate alınmış. Entegre olanların beş boyuttan üç tanesinde diğerlerinden daha iyi oldukları görülmüş: Açıklık, dışa dönüklük ve azimlilik.

  • Açıklık yeni deneyimlere karşı pozitif yaklaşım ve yüksek merakı ifade eder.
  • Dışa dönüklük yüksek enerji düzeyi ve dışa dönük doğayı.
  • Azimlilik ise işleri yapma azmini ifade eder.

Belki de entegre olanların açık yaklaşımları, bol enerjileri ve kararlılıkları ziyaret ettikleri yeni yerleri öğrenmelerini sağlamıştır. Bu insanlar otele gelir gelmez yürüyüşe çıkıp şöyle bir etrafı tanıyanlar olabilirler. Uzamsal görüntüleme güçleri onlara güven verebilir veya zihinsel haritalarını pratik ede ede güçlendirmişlerdir.

Benzer şekilde kesin olmayan navigatörlerde iyi zihinsel haritalar için gerekli uzamsal görüntüleme yetenekleri bulunmuyor olabilir ancak bu kişilerin yön bulmakta iyi olmadıklarını düşüne düşüne bu hale gelmiş olmaları da mümkün. Kaybolma korkuları nedeniyle düzgün düşünemeyip yollarını kaybetmeleri olası.

Bunlar insanların zihin haritalarını ne kadar iyi yaptıklarına dair bireysel ve büyük farklar. Yeni yerlerde yol bulma konusunda iyi olanların herkesin onlar gibi olduğunu düşünmemeleri gerekiyor. Benzer şekilde kolayca kaybolanlar da bir problemleri olmadığını ve onlar gibi pek çok insan olduğunu bilmeliler. Kesin olmayan navigatörler endişelerini bir kenara koyabilirlerse navigasyon konusunda çok daha iyi hale gelebilirler.

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Sadece 5 duyumuz mu var: Ya gerçeklik gördüklerimizin çok ötesindeyse?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale