X

Başarıya ulaşmak için asla pes etmeyenlerden öğrenmeniz gereken 3 ders

Hayatta karşılaşılan zorluklar ayrımcılık tanımaz. Bitmeyen sınavlarımız, başarılı olamayan iş girişimlerimiz, uğradığımız zorbalıklar, kayıplarımız… Peki irili ufaklı taşlarla dolu bu zorlu yolda, yılmadan yürümeyi başarabilmek bize ne gibi özellikler kazandırıyor? Hedeflerine ulaşabilen liderler bize bu konuda nasıl ilham verebilir? Bu yazımız, tam da mücadelenin ve azmin gücüne inananlara.

Bethany Hamilton

Hayatta sizi heyecanlandıran, tutkuyla bağlandığınız bir amacınızın olması zorlu şeylerin üstesinden gelmenizi kolaylaştırır. 

26 yaşındaki Hawaiili sörfçü Bethany Hamilton hayata kafa tutanlardan. Çocukken sörf yapmaya başlayan Hamilton, 13 yaşında bir köpekbalığı saldırısında kolunu kaybediyor. Yaşanan bu olayı hayatında bir engel olarak görmeyen Hamilton, olaydan bir ay sonra tekrar sörf tahtasının üzerinde çıkıyor ve iki yıl sonra, Explorer Women’s Division of the NSSA National Championships’te ilk sırada yerini alıyor.

Mücadelesini, “Sörf yapmaya ilk geri döndüğümde, sürekli köpekbalıklarını düşünüyordum.  Yaşadığım saldırı çok nadir karşılaşılacak bir durumdu. Bu korkuyla başa çıkmak için, suya girip dalgaları yakalamaya odaklandım. “Başıma ya şu gelirse” düşüncelerini zihnimden çıkarıp attım. Bazı günler suya girip, sonra dayanamayıp ağlayarak çıkardım. Ama yılmadım.” şeklinde ifade ediyor.

Bill Gates

Mücadeleci insanlar, her zorlayıcı durumu bir ders, bir fırsat olarak görürler. Kafalarındaki negatif konuşmaları bir kenara bırakıp sorunun neden kaynaklı olduğunu anlamaya çalışırlar. Sorunun onları kontrol etmesine izin vermeden, olayları nasıl yöneteceklerinin ve  sorunun çözümünde onlara yol gösterecek stratejilerin farkındadırlar.

Microsoft’un kurucusu Bill Gates, gençliğinden bu yana ne zaman bir sorunla karşılaşsa kendisine şu soruları soruyor: Bu problemi öncesinde kim en iyi şekilde çözdü ve bu çözümlerden neler öğrenebiliriz?  Bill Gates’in yaklaşımı direkt bir sorunun çözümüne atlamaktansa, zorluklara nasıl yaklaşılması gerektiği ile ilgili. Bir problem karşısındaki doğal tepkisi hemen çözüme girişmekten ziyade, bu problemin kaynağını öğrenmek ve geçmiş çözümlerden yararlanarak daha yararlı ve uzun süreli sonuçlar üretebilmek. 

Arianna Huffington

60 yaşında dünyanın en etkili yeni medya yayınlarından sorumlu, Huffington Post’un kurucusu, gazeteci yazar Arianna Huffington, yeni bir medya platformu kurma fikrini çevresindekilerle paylaştığında, ailesi de dahil olmak üzere çoğu kişi onun başarısız olacağını düşünerek caydırmaya çalışıyor. Huffington bunun yerine, yatırımcıları kazanmak için bu fikrin üzerine gidip ilk haber-blog yayınlarından birini ortaya çıkarıyor.

Risk almak söz konusu olduğunda girişimcileri de risk almaya teşvik eden Huffington, başarısızlık korkusunu bir kenara bırakmalarını; başarısızlığın, başarının zıttı olmadığını, başarıya giden yolda en büyük adım olduğunu vurguluyor.

Hayat hepimiz için bir yolculuk ve inandığı şeyler için yeri geldiğinde başkalarının olumsuz düşüncelerine kulak tıkayıp risk alabilen, yeri geldiğinde diğerlerinin hatalarından ders alabilen ve tutkularına sıkı sıkı bağlı kalabilen insanlar bu yolculukta kendilerini bulabiliyor.

Fotoğraf: Reuters

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale