X

Başarının yedi spiritüel yasası: Üçüncü yasa “sebep ve sonuç: karma”

‘Her eylem bir şekilde kendine geri dönen benzer bir enerji gücü yaratır… Ne ekersek onu biçeriz. Başkalarına mutluluk ve başarı getirecek eylemleri seçtiğimizde, kendi karmamızın meyveleri de mutluluk ve başarı olur.’ Deepak Chopra

Birçok kez bu neden benim başıma geldi diye sorgularız: Neden üzüldüm? Neden yalnız kaldım? Neden aldatıldım? Neden beğenilen olmadım? Neden seçilmedim? Neden tercih edilmedim? Neden eleştirildim? Neden gerektiğince saygı görmedim? Neden emeklerimin karşılığını alamadım?

Şimdi bugün sizlerle birlikte başarının çok ama çok önem verdiğim bir yasasını inceleyeceğiz, sebepler ve sonuçları, bir diğer deyişle ‘karma’ yasası… Ben bunu genellikle şöyle düşünmeye çalışırım; bir uçaktan paraşütünüzle aşağı atladınız, doğru noktada paraşütünüzün açılması gerekiyor fakat açılmadı. Hızla aşağıya düşmektesiniz, rüzgar kulaklarınızı delmek üzere ve hayatınızın son anı çok ama çok yakın… Tam o anda bir düşünce geliyor ve şu anda diyorsunuz yaptığım tüm iyilikleri düşünüyorum, güzel bir hayat yaşadım, hayata ve insanlara vermek istediğim her şeyi ulaştırdım, onlara elimden geldiğince yardımcı oldum, sadece kendim için değil sevdiklerim için de varlığımla fark yarattım ve en önemlisi yaşadığım her günü çok ama çok sevdim…

Aynı akışı gelin bir de şöyle yazalım… Paraşütünüz açılmadığı için aşağı hızla yaklaşmaktasınız. Hemen düşünceler kafanıza üşüşüyor: ölümden korkuyorum. Banka hesabımda hiç kullanılmayan benden başka kimseye faydası olmayan milyonlarım var. Evet bugün kendim için buradayım ve yalnız öleceğim. Ne zamandır annemi arayıp bir haytrını sormadım, keşke aramak şansım olsaydı… Daha iki gün önce eşimi kırmıştım yaptığı yemeğin tadı tuzu olmadığını söylemiştim ona ve ağladı evet… Şimdi şu anda keşke o masaya geri dönebilseydim! Hep sonra dedim sonra oynarız sonra bakarız sonra dolaşmaya çıkarız sonra parka gideriz, keşke kızım yine elimden tutsa baba bir kez olsun bana zaman ayır diyebilse! Ve ben gerçekten orada olabilseydim…

İşte hayatımız bu kadar ‘basit’ ve aynı zamanda bu kadar da ‘zorludur’… Sebepler sonuçları sonuçlar yeni sebepleri ve onlar da yeni sonuçları izler. Bizim dışımızda akan bir güç olduğu kadar sebepler de sonuçlar da elimizdedir. Sebepleri ‘biz’ yaparız ve sonuçlar da bizim sebeplerimizle doğar; sabahları bir saat erken kalkarak kendimize ve spor yapmaya zaman ayırabiliriz, daha az harcama yaparak her ay bir öğrencinin masraflarına destek olmayı ‘tercih edebiliriz’ veya haftada sadece bir saati yaşlılarla zaman geçirip onlara kitap okumaya ayırabiliriz ve sonucunda kendimizden başka en az ‘bir’ kişinin hayatını güzelleştirmiş olabilmekten mutluluk duyabiliriz…

Hayatın sebepleri de sonuçları da bizleriz. Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız, dün ne yaptığınıza bugün ne yapmakta olduğunuza ve yarın ne planladığınıza yeniden bakmanızı dilerim… Sebepleriniz sizi yaratır, sonuçlarınız sizin yaratımınızdır…

Dilerim güzel şeyler yapmak üzere güzel sebeplerimiz, güzel şeyleri kucaklamak üzere güzel sonuçlarımız olsun!

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale