X

Başarılarıyla zirvede olan insanların günlük alışkanlıkları

Dünyanın en başarılı girişimcileri, iş insanları, sporcuları, kısacası kendi alanında zirvede olan herkesin, günlük rutinleri var. Herkes birbirinden farklıdır ve herkes için faklı günlük rutinler işe yarar.

Eğer siz de başarıya güçlük çekmeden ulaşmanızı sağlayacak bir günlük rutin edinmek istiyorsanız, kendinize uygun olanı deneyerek bulabilirsiniz. Kesin olan bir şey var ki günlük rutinlerinizin faydalı olmasının en önemli püf noktası; yaşamınıza ve kendinize uygun olmalarıdır. Dolayısıyla deneyerek bulmak bu açıdan oldukça gerekli.

İşte dünyanın en başarılı insanlarının uyguladığı günlük alışkanlıkları:

1. Erken kalkın

Güne, iş hayatının kaosu başlamadan önce, mümkün olduğunca erken başlayın. Disney’in CEO’su Bob Iger, “Her sabah 4.30’da kalkıyorum, haftanın yedi günü, nerede olursa olayım bu değişmez” diyor.

2. Egzersiz yapın

Erken saatte kalkıp egzersiz yapmak, bedeninizi ve zihninizi günün geri kalanında en iyi performansı sağlaması için optimum düzeye getirir.

3. Yaratıcı olun

Sabah saatlerinde birçoğumuzun algısı, dikkati daha açık olur. Bu yüzden yaratıcılık gerektiren işlerinizi sabah saatlerinde halletmeye çalışın. Bazen hepimize olur, sabah uyandığımızda yeni bir fikirle gözlerimizi açarız. Sanki uykumuzda bize verilmiş bir hediye gibi.

İlginizi çekebilir: Başarılı olmak için 10 maddelik “yapılmayacaklar listesi”

4. Meditasyon yapın

Meditasyon denince aklınıza bağdaş kurup ellerinizi yukarı doğru açmak gelmesin. Sadece bir noktaya odaklanıp, zihninizin doğal akışını fark etmeye çalışmak da yeterli. Aslında meditasyon, yaratıcı fikirler üretmeye en çok yardımcı olan pratiklerden biri. 10 dakikalığına gözlerinizi kapatın ve bedeninizi, bulunduğunuz ortamı düşünün, zihninizin kendi doğal akışını yargılamadan sadece fark edin.

Eğer BBC’nin meşhur dizisi Sherlock’u izlediyseniz, dizinin baş kahramanı Sherlock önüne gelen bir meseleyi çözmek için ihtiyacı olan bilgiyi kendi hafıza sarayında aramaya çıkar. Aslında bu da aynı temele dayanıyor. Yaratıcı hayal gücünüz ve zihniniz, hafızanız aslında elinizdeki en güçlü silahlarınız.

5. Öğrenmeye açık olun

Her gün bir şeyler okumaya çalışın. Böylelikle zihninizi her zaman açık tutabilirsiniz. Okumak, yeni şeyler öğrenmenize ve mevcut yeteneklerinizi geliştirmenize yardımcı olurken, aynı zamanda dikkatinizi yoğunlaştırmanıza ve motivasyonunuzu korumanıza da destek olur. Hatta bazen, harekete geçmek için sizi cesaretlendirir.

Öğrenmek, hayat boyu üren bir eylem. Eğer başarılarınızla zirvede olmak istiyorsanız, öğrenmek sizin için hiçbir zaman bitmeyen, sonu olmayan bir süreçtir. Bunun çok fazla vakit alacağını düşünüp kendinizi yanıltmayın. Her gün birkaç sayfalık okumalar yapabilirsiniz. Ufak da olsa adım atmak, olduğunuz yerde saymaktan daha iyidir.

İlginizi çekebilir: Başarıya ulaşmanızı sağlayacak en etkileyici motivasyon filmleri

6. Dinlenin

Gary Vaynerchuk gibileri günde 20 saat çalıştıklarını söylese de bunun alışılmışın dışında bir şey olduğunu unutmayın. Bazı sporcular, performans sanatçıları, tam randımanlı olarak günde 4 saat çalışıyor.

Önemli olan kaç saat çalıştığınızdan ziyade dinlenmek için ne kadar vakit ayırdığınız. Günde en az 7 saat uyku almaya özen gösterin. Margaret Thatcher gibilerin günde 3-4 saatlik uykuyla yaşadıklarına dair örnekler duyabilirsiniz. Ancak bunların çok nadir olduğunu bilin. Önemli olan, vücudunuzun sizde istediği dinlenme süresini ona verebilmek.

7. Oyun oynayın

Ne kadar büyüsek de hepimizin içinde bir çocuk var. Bazen işlerden uzaklaşıp rahatlamanın tek yolu oyun oynamak, gülmek ve biraz olsun eğlenmek. Bunun öneminin farkına varanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Oyun oynamak, sadece geçirdiğimiz vakitten keyif almamızı değil aynı zamanda ilişkilerimizi geliştirmemizi sağlıyor.

İster bir iş insanı, ister başarılı ve hırslı bir sporcu, ister daha az stresli bir insan olmaya çalışın, önemli olan gününüzü planlamak ve yönetmekte gizli. Zamanınızı nasıl kullandığınızı düşünmeli ve planlamalısınız. Kendinize gerçekçi planlar yapın ve rutinler yaratın. Kendi kendinizin en iyisi olmaya özen gösterin.

Kaynaklar:
INC
The self improvement blog

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.



Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale