X

Barselona’da yapmanız gereken 5 şey

Gaudi’nin şehri olarak bilinen Barselona… Bu şehre geldiniz ya da geleceksiniz. Mutlaka yapın dediklerim işte bu listede.

Barri Gotic ve El Born sokaklarında kaybolmak

Barselona’da en sevdiğim iki mahalle olan Barri Gotic ve El Born kaybolmak için en doğru  yerler. Şehrin en güzel aynı zamanda sakin yerlerinden bu iki mahalle. Buralarda başı boş halde dolaşıp o güzel sokakların fotoğraflarını çekmek için mutlaka yarım gününüzü ayırın. Harita veya telefon kullanmayın. Sokakların akışına bırakın kendinizi.

7 Portes’de Paella yemek

Kesinlikle yapılması gerekenler ve yenilmesi gerekenler listesinde ilk sırada olmalı. Paella nedir derseniz, İspanyolların en ünlü yemeklerinden biri. Bir tür pilav ama soslu ve yöresine göre deniz ürünlü,tavuklu,etli,jambonlu. Fakat şöyle bir şey var ki Paella her yerde yenmez. Yani her mekanın Paellası maalesef güzel olmaz. Fakat küçük bir araştırma sonucu en doğru adresin 7 Portes olduğunu göreceksiniz.

Ben özellikle Karışık deniz ürünlü Paella’yı tavsiye ediyorum. Ayrıca oturduğunuz masanın ismine dikkat edin çünkü her masaya orada oturan ünlü kişilerin ismi verilmiş. Örneğin benim masamda Che Guevara oturmuş.

Kesinlikle gitmeden önce rezervasyon yaptırın!

Adres: Passeig d’Isabel II, 14, 08003 Barcelona, İspanya

Telefon: +34 933 19 30 33

Gaudi’nin ünlü eserlerine aşık olmak

Barselona deyince aklımıza gelen kişilerden biri Gaudi. Gaudi’nin Barselona’ya sağladığı eserler saymakla bitmez. Ama en ünlülerinden Casa Batllo, Casa Mila, La Sagrada Familia ve Park Güell mutlaka gidilmesi ve görülmesi gereken eserler arasında.

Casa Batllo

Casa Batllo’nun muhteşem mozaiklerle döşenmiş tasarımını, Casa Mila’nın ilgi çekici avlularını ve terasını, La Sagrada Familia’nın bitmeyen halini ve Park Güell’in renkli tasarımını ve muhteşem manzarasını görmeden Barselona’dan dönmeyin.

Casa Mila
Park Güell

Ayrıca bu dört eserinde içine girebilmek için bilet almanız gerekiyor. Biletleri gitmeden önce online olarak satın alırsanız hem zamandan hem de paradan tasarruf edersiniz.

La Sagrada Familia’nın önünde fotoğraf çekilmek

Gaudi’nin ünlü eserleri arasında belirttiğim meşhur La Sagrada Familia’nın önünde fotoğraf çekilmeden dönmek olmaz. Bu artık bir turist klasiği… Hala bitememiş olan  bu eserin önünde fotoğraf çektirmenin dışında içini ziyaret edip sadece 2 kulesine, Nativity ve Passion’a çıkabilirsiniz. Bunun için daha önceden online olarak bilet almanızı tavsiye ederim.

Tapas&Sangria gecesi yapmak

İspanya’ya gelip Tapas yeyip yanında Sangria içmeden dönmek olmaz. Tapas ve Sangria ne diyecek olursanız, Tapası küçük küçük kanepeler gibi düşünebiliriz. Sangria ise kırmızı şaraplı, meyveli bir kokteyl. Bu lezzetleri yemek için bir çok seçenek var. Ama özellikle gidilmesi gereken yerler arasında Ciudad Condal ve Txapela bulunmakta.

Ciudad Condal

Ciudad Condal’da her zaman sıra var. Ama o sırayı beklemeye değer, kesinlikle değer! Neyini denediysem hepsini beğendim. Ama özellikle yiyecek olarak Beef Tenderloin, Crispy Camenbert ve “Bravas” potatoes ,içecek olarak da Sangria favorilerim arasında.

Txapela

Txapela’nın Barselona’da birçok şubesi var. Ayrıca fiyat olarak Ciudad Condal’dan daha uygun. Numaralandırılmış şekilde Amerikan serviste menüsü fotoğraflı olarak bulunmakta. 51 çeşit tapas içerisinden seçin ve onların tadını çıkarın.

Ciudad Condal.

Adres: Rambla de Catalunya , 18, Barcelona  İspanya

Telefon: +34 93 3181997

Cansın Arda: İzmirli olup bir türlü buradan ayrılamayan bir Endüstri Mühendisi adayı. Yıllarca 'Mimar olacağım ben' diye ortalıkta gezindikten sonra, son dakika karar değiştirerek ve çok isteyerek Yaşar Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümüne girdim. Bu bölümde okurken aklım bir yandan da yaratıcı bir şeyler yapmaktaydı. Hep bir blog açma hayalim vardı ve bir de dünyayı gezme. İlk önce yemek yapma ve yeme tutkumu birleştirip @gastronomicengineer adında bir Instagram sayfası açtım. Daha sonra hayalimi gerçekleştirip yemek, mekanlar ve seyahat üzerine olan blog'umu açtım. (www.gastronomicengineer.com) Şuan ne mi yapıyorum? Hala okuyor ve mezun olmayı bekliyorum. Tabi ki bol bol mekan keşfedip, yeni yerler görmeyi de ihmal etmiyorum:)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale