X

Bakış açınızı değiştirin: Her şey her zaman yolunda

“Belki hiçbir şey yolunda gitmedi ama hiçbir şey beni yolumdan da etmedi…”
Che Guevara

Dünyanın başımıza yıkılacağını düşünürüz. O olmadan hayatımıza devam edemeyeceğimizi. Bu parayı elde etmeden mutlu olamayacağımızı. Başka bir ülkede hayata yeniden başlayamayacağımızı. Düşüncelerimiz sadece bu kadarla da kalmaz; o yokuşu hiçbir zaman hızla çıkamayacağımızı düşünürüz, çayı şekersiz içemeyeceğimizi, bu yıl okulu yüksek bir notla geçemeyeceğimizi ve hatta o tatile gitmek için asla gereken parayı biriktiremeyeceğimizi… Daha neler mi düşünürüz? Gelin hep birlikte bakalım!

O kızın bizi asla beğenmeyeceğini düşünürüz örneğin. O adam ile bir yuva kurulamayacağına inanırız. Bozulan düzenin her daim daha kötüyü getireceğini düşünürüz sonra. Kabul edilmediğimiz bir okuldan, hayır cevabı aldığımız bir işten veya bitmek zorunda kalan bir ilişkiden sonra hayatımızda her şeyin yanlış gitmekte olduğunu da düşünürüz… Herkes için kolay olanın bize zor olduğunu söyleriz. Herkesin kazandığını ama bizim yine kaybettiğimizi… O hayalimizdeki arabaya asla sahip olmayacağımıza inanırız. Tüm bu “olağan” düşüncelerimizin yanı sıra dışlandığımızı, diğerlerinin suçlu olduğunu, mutsuz olduğumuzu, hayatımızın bir noktada sıkışıp kaldığını ve değiştirme şansımızın artık “bu yaştan sonra” olmadığını da düşünürüz…

Burada tam iki paragraf düşünce sıraladım ama hepsi birbirinden ağır düşünceler… Sadece bir cümleyi düşünmek bile kalbimizi sıkıştırabilir! Peki bu düşünceler ne kadar doğru? Bu yazımda sizlerle birlikte “Hayatımızda biraz olsun yolunda giden bir şey yok mudur?” diye sormak istiyorum. Neden sürekli yolunda gitmeyen onlarca düşünceyle boğuşmak zorundayız? Neden dünyada bu kadar karışık ve kompleks sistemler -güneşin doğuşu, gecenin çöküşü, rüzgarın oluşumu, yağmurun yağması gibi çok daha fazla koordinasyon gerektiren şeyler bile- her daim, her şekilde yolunda giderken bizim hayatımız yolunda gitmesin ki?

Ve dünya aynı düzeniyle, aynı sakinliğiyle ve aynı mükemmeliyetiyle dönmeye devam ederken neden hayatımızda her şey yanlış olsun? Aynı havayı soluduğumuz kuş, orman, ağaç ve aklımıza gelen tüm canlılar uyum içindeyken neden sadece bir taşa takılmak ve belki de görmemiz gerekeni görmek veya düşmemiz gerekiyorsa düşmeyi öğrenmek “yolunda gitmeyen” bir şey olsun ki?

İşte bu soruların cevabı tam olarak bakmayı bilmekte yatıyor. Baktığımızda yolunda olmayan binlerce şey görmekteysek işler yolunda gitmeyecektir. Fakat sadece bir dakika ayırıp bir parkta, bir bankta oturduğumuzda, sakince etrafı izlediğimizde bile her an, her şekilde, her şeyin yolunda gittiğini gözlemleyebiliriz! Hayat yolunda akar, akış yolunda gider ve zaman yolundadır. Evren “yolundadır”.

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız sadece şu cümleyi tekrarlayın: “Hayatımda her an, her şey yolunda ve olması gerektiği gibi, ben olana gönüllüyüm.”

Unutmayın, milyonlarca yıldır her an, her şey “yolunda” ve bu, hayatınız boyunca da böyle olmaya devam edecek. Çünkü hayat, dersleriyle, evet ve hayırlarıyla, hayatımıza girenlerle, hayatımızdan çıkanlarla, her an, her şekilde yolunda olmaya devam edecek…

İlginizi çekebilir: Kozmosun gizemi: Her şey ne sebeple varlığa gelmiştir?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale