X

“Bakım çalışması nedeniyle kapalıyız”: Kendimizi bakıma alma zamanı

Bu aralar söylemek istediklerim hep içe, içime. Kendime söylemek, kendime yaşamak istiyorum. Kendimi dinlemek, kendimi duymak. Kendimle olan arasındaki bağlantıda oturup nefeslenmek. Dışarıdan gelen bilgiyi bir süre görmezden gelmek, belki de kapı dışında bırakmak. İçeride olan biten ile hemhal olmak…

Retronun da etkisiyle sanırım, sinir sistemi içsel bakım için kapatıyor kendini. Dev bilgisayarın “bakım zamanı” anonsu! Bedenler içeri dönüyor, nöronlar kendi bağlantılarını kontrol ediyor, yeniliyor. Tozlar kalkıyor, bazı parçalar değişiyor. Dışarı çıkan sesler bu yüzden bazen anlamsız, bazen hatalı oluyor. Duyduklarımız da alıştığımız anlamanın dışında bir yerde kendine yön buluyor. Bilgisayarın ayarları ile oynanıyor, ufak formatlar, bazı değişiklikler. Bizler için ise dalgalanan duygular, anlamlandıramadığımız hisler, öfkeler, belki de aşkın sevinçler…

Elektrik devrelerinde kısa devreler o patlamalara sebep oluyor sanırım.
Mekanik bir yerden bakmak bazen iyi geliyor, görünmez olanı görünür, anlaşılması karmaşık veya yargılı olduğumuzu da “anlaşılır” kılıyor.
Ama en çok bağlantıyı, nasıl da her şeyin birbirine bağlı olduğunu ve sistemi, bir sistem içerisinde olduğumuzu anlatıyor.
Geliştirilebilen, süpersonik bilgisayarlar!
Bedeni böyle düşününce önceleri “insan” gözümde değersizleşir, hayat anlamını ve o romantizmini yitirirdi.
“Peki ya hislerim?” “Peki ya ilahi diye peşine düştüklerim?” “Peki ya duygularım? Hepsi birer bilgisayar algısı mı?” “Gerçek değiller mi?”
Bu soruları sıraladıkça iyice mekanikleşirdi içim.
Bir yanda yaşama dair güçlü hislerim ve deneyimlerim, bir yanda mekanik olmanın verdiği büyük rahatlama ve anlamsızlık!

Bizler “beden sürücüleri” diye cümleler kurmaya başladığımda ise biraz daha anlaşılır oldu benim için. Bu makinaları bu bilgisayarları kullananlarız.
Sonra evrim girdi işin içine. Evrim bunun neresinde? Bedensel bir evrim mi yaşıyorduk sadece?
Sonra algıma “beden mühendisliği” cümlesi girdi. Yavaş yavaş bedeni kullanmaya çalışan, geliştiren, onun ruh ile beraber hareket etmesine, senkronize olarak devinmesine olanak sağlayanlar. Gönüllüler…
Tek bir hücreden büyüterek, nesiller boyu geliştire geliştire son haline getiren, ve sonun sonu yok!
Her bedende, her DNA aktarımında bir sonraki nesil “chip”i yeni bedende büyütmeye devam eden. Tek bir kökün sahibi gibi, “Bu kökten ben sorumluyum” demişiz gibi. Bedende ustalaştıkça ruhta gelişen. İyice birbirinin içine giren, bütün olan, bir olan…

İşte şimdiki kapanma bu bütünlük çalışmasının bir parçası gibi.
Bu olurken içeride neler deneyimliyoruz? Duygu durumumuz nasıl değişiyor?
Bu operasyon içindeyken rahat edebiliyor muyuz?
Edemiyorsak biraz daha ustalaşmak lazım, az daha çalışmak…
Operasyonu yapanın da biz olduğunu bilip onunla beraber çalışmak.

Bende durumlar böyle, sizde ne var ne yok?

İlginizi çekebilir: Beklentiye girmek ile yardım istemek aynı şey midir?

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale