X

Bahanelerimiz bittiyse: Şimdi harekete geçme zamanı

“Düşüncelerini ve yaşamını iyileştirmek için zamanının olmadığını söylemek, benzin almak için durmaya zamanının olmadığını, çünkü arabayı sürmekle meşgul olduğunu söylemek gibi bir şey. Bu sonunda seni yolda bırakacaktır.”
Ferrari’sini Satan Bilge -Robin Sharma-

Geçtiğimiz yüzyılda insanoğlu olarak kendimize öyle bir dünya yarattık ki…
Atalarımızdan farklı olarak kendi kurduğumuz büyük metropollerde yaşamaya başladık. Kocaman rezidanslarda oturmaya başladık mesela; komşularımızı bırakın, asansörde gördüğümüz insanlara bile selam vermez olduk. Sahi bizim toplumumuzun en önemli erdemlerinden biri de bu değil miydi ?

Toprakla, doğa anayla iletişimimizi de tamamen kestik. Her zaman meşgul, gergin, stresli ve mutsuz olmaya başladık; işyerimizde gittikçe artan stresi göğüslemeye çalışırken ve bununla övünürken bulduk kendimizi. Kolay değil, anne-babalarımız Sanayi Devrimi’nin çocuklarıydı. Aza kanaat eden, kendi hayatını, sevdikleri ve çocukları için arka plana atan; durmak bilmeden çalışan bir nesil düşünün… Hiçbir zaman “Ben” diyemeyen bir neslin çocukları olarak yaşamaya çalışıyor bugün birçoğumuz.

Bu nedenle kendimizi devamlı “şikayet ederken” buluyoruz. Sadece bir gününüzü ayırarak çevrenizde şikayet eden insanları gözlemlemenizi tavsiye ederim. Alışverişte, dostlar meclisinde, işyerinde… Her yerde, her an şikayet halindeyiz. Çözüme giden alternatif yollar, ruhumuzu hafifletecek yöntemler bize sunulduğunda ise bahanelerimiz hazır: Suçlu olan karşı taraftır, önce onun değişmesi gerekiyordur. Zaten ne kendimize ayıracak zamanımız; ne de yeterince paramız vardır. O sırada önemli bir travma da yaşamışızdır; önce onu atlatıp sonra bu işlere girişebileceğizdir. Ya da çocuğumuz liseyi, üniversiteyi bitirsin öyle başlayacağızdır ruhumuzu düşünmeye…

Kısacası herkes hayatından bıkmış durumda; ama pek çoğumuz yukarıdaki bahanelerin ardında rahat yaşamlar sürüyor. Ta ki hayatımızdaki duygusal, zihinsel veya fiziksel acı dayanılmaz hale gelene kadar. Ta ki yaşam deneyimlerimiz bizi harekete geçmeye zorlayana dek…

“Gelecek, bugün ne yaptığınıza göre şekillenir.”
-Mahatma Gandhi-

Sizlere iyi haber; evren “eyleme geçmenizi”, “sorumluluk almanızı” ister; bunu yaptığınızda sizi ödüllendirir de… Eyleme geçmeden hayatınızdaki kısırdöngülerin, hastalıkların, yaşadığınız travma ve acıların çıkıp gitmesi maalesef çok mümkün değil. Geçmişte herhangi biri size herhangi bir kötülük yapmış olabilir. Ancak unutmayın; bu kişi ve bu deneyimi hayatınıza çeken kişi sizsiniz. Çekim Yasası bize bunu söyler: Hangi frekanstan yayın yapıyorsanız hayatlarınızda onu yaratırsınız.

Peki siz bu hayat deneyiminizin tam olarak neresindesiniz? Kendi hayatlarınızda kurban rolünde misiniz yoksa tüm sorumluluğu alıp “Hayatımı değiştirebilecek güce ve isteğe sahibim” diyenlerden misiniz? Bu dünyada fark yaratanlar harekete geçenlerdir. Gelin siz de Thetahealing yöntemi ile kendi yaşamlarınızın dönüştürücüsü olun. Çünkü siz buna değersiniz..

Thetahealing yöntemiyle ilgili ayrıntılı bilgiye www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; her türlü sorunuz için benimle Instagram hesabımdanwww.esindemir.com  ve info@esindemir.com mail adresim üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye kadar sevgiyle kalın…

İlginizi çekebilir: Nefret ettiklerinize tekrar dikkatlice bakın: Onlar sizin aynanız

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale