X

Bağlantılarınızı geliştirmek için kullanabileceğiniz ‘networking’ teknikleri: Salt maruz kalma etkisi

“Networkünüzü geliştirin.” Anlamlı bağlantılar yaratmak ve güçlendirmek gerçek fırsatlar yaratabilir…” ‘Networking’ kelimesini iş hayatında olan, iş yaşamını yakından tanıyan ya da iş yaşamıyla ilgili haberleri takip eden herkes çok yakından tanıyor. Networking aktivitesinin ne olduğunu ve önemini bilmemize rağmen, bunun nasıl yapılacağı ve etkili bir networkingin nasıl olması gerektiği hala tartışma konusu. Özellikle yeni bir sektöre geçiş yaptıysanız ya da kurumsal hayata yeni atıldıysanız, bunu yapabilmek gerçekten de zorlayıcı olabilir. Girişimcilik koçu, psikoloji uzmanı ve terapist Melody Wilding’in kaleme aldığı yazıyı sizin için derledik. 

Networkingin ne olduğundan çok ne olmadığını bilmek, konuya çok daha detaylı yaklaşmanıza ve networkingle ilgili konulara farklı bir bakış açısıyla yaklaşmanıza yardımcı olacaktır. Öncelikle bir etkinliğe katılıp tanıştığınız kişilerin kartvizitlerini toplamak networking değildir. Networking aslında tam da bu noktadan sonra başlar. Tanışıklığınızı profesyonel anlamda fırsata dönüştürebilmek için tanıştığınız kişiyle kurduğunuz ilişkiyi sürdürmeniz ve güçlendirmeniz gerekir. Burada da aslında ciddi anlamda karmaşık sosyal beceriler devreye girer.

Networking konusunda geliştirilen bir çok farklı stratejiden biri de salt maruz kalma etkisi. Bu kavramı iyice anlayıp avantaja çevirebilirseniz networking konusunda başarılı sonuçlar elde edebilir, kariyer yolunuzda karşınıza çıkan fırsatları etkili şekilde değerlendirebilirsiniz.

Salt maruz kalma etkisiaslında son derece basit bir eğilimi tarif eder: “Belli bir uyarıcıya tekrar tekrar maruz kalmanın, o uyarıcıya karşı daha olumlu bir tutuma yol açma eğilimi.” Diğer bir deyişle bir şeyi, insanı, nesneyi, yeri ne kadar çok görürsek, ondan o kadar çok hoşlanırız. Salt maruz kalma etkisi özellikle reklam sektöründe yararlanılan temel ilkelerden biridir.. “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” söylemi bu prensibe dayanır.

Salt maruz kalma etkisi aynı zamanda aşinalık ilkesi olarak da bilinir. Bu ilkeyi kullanarak profesyonel iletişim tekniklerinizi gerçek anlamda genişletebilir, istediğiniz sektörde ya da firmada çalışabilmenize yardımcı olabilecek temaslar kurabilir ya da referans bulabilirsiniz.

Salt maruz kalma etkisinden yararlanmak için neler yapılabilir?

İletişim kurduğunuz kişilerle olan diyaloğunuzu sürdürün

Bir iş mülakatından, konferanstan veya etkinlikten sonra ilgili konunun takibini yapmanız beklenir. Yıllar boyunca sağdan soldan topladığınız kartvizit yığınını gözünüzün önüne getirin. O kişilerin kaçıyla hala irtibat halindesiniz? Tanıştığınızda belki olumlu bir tutum geliştirmiştiniz ve güzel bir iletişim stratejisi izlemiştiniz. Ancak iletişim bağlarının zayıflamasına izin verirseniz daha güçlü bir bağın oluşması olasılığını ve bunun yaratabileceği fırsatları kaybetmiş olursunuz. Oysa bunun yerine kartvizit değişimi yaptıktan sonra muhatabınıza kısa bir “teşekkürler” ya da “tanıştığıma memnun oldum” notu gönderirseniz, kesinlikle çok daha güçlü bir etki bırakırsınız. Ayrıca ayda bir iki defa konuyla ilgili blog postlarını, kitap önerilerini ya da etkinlikleri bu kişiyle e-mail yoluyla paylaşabilir, hatta duruma uygunsa ara sıra öğle aralarında kahve içip profesyonel kapsamlı sohbet etmek amaçlı görüşebilirsiniz. Profesyonel ilişkinize değer katma,k salt maruz kalma etkisini arttırmak için son derece önemlidir.

Sosyal medyadan yararlanın

Tanıştığınız kişiyi ve o kişinin çalıştığı organizasyonu Linkedln, (eğer uygunsa) Twitter, Facebook ve Pinterest gibi sosyal medya kanalları üzerinden de takip edin. Zaman zaman bu kanallar üzerinden yapılan paylaşımları beğenebilir, paylaşabilir, yorum yapabilirsiniz. Bütün bunlar karşı tarafın şahsına ve organizasyonuna duyduğunuz profesyonel ilginin sürdüğünü ve iletişimi korumak istediğinizi ifade eder.

Abartılardan kaçının

Tanıştığınız ve iletişimde kalmak istediğiz kişiyle bağlantıda kalmak için salt maruz kalma etkisinden yararlanmanız gerektiğibilimsel bir gerçek; ancak iletişimin boyutunu abartmamalısınız. Kimse başına birilerinin musallat olmasından hoşlanmaz. Diyelim ki yeni bir iş için mülakata girdiniz ve bahsettiğimiz gibi şirkete birkaç gün içinde bir mail atarak konunun takibini yaptınız. Buraya kadar her şey güzel ve olması gerektiği gibi. Pozisyonu gerçekten istediğiniz ve umursadığınız mesajını vermiş, kendinizi hatırlatmış oldunuz. Ama bununla kalmayıp şirketin insan kaynaklarını her sabah attığınız e-maillerle taciz etmeye kalkışırsanız, aciz ve itici bir imaj sergileyeceğinize emin olabilirsiniz. Salt maruz kalma etkisi yalnızca sizin davranışlarınız ilişkiye değer kattığı sürece devam eder. İşler tersine dönmemeli.

Son olarak; hayatta bazen istemediğiniz şeylerin olmasının cesaretinizi ve girişimci ruhunuzu engellemesine izin vermeyin. İnsanlar bazen düşündüğünüzden daha meşgul olabilir ve elinizden geleni yapmış olsanız da bazen günlük koşuşturmaca içinde kurduğunuz bağlantıları kaybedebilirsiniz. Ancak salt maruz kalma etkisini benimseyip doğru bir şekilde uyguladığınızda, uzun vadede size güçlü ve değerli temaslar kazandıracağından şüpheniz olmasın.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale