X

Bağışa koşuyoruz: Yardımseverlik koşularını destekleyen platformlar

Uzun zamandır ülkemizde de “charity run”, yani yardımseverlik koşuları ve yarışlarda bağış toplama amaçlı koşanlar var. Bunu en ilk olarak ve en yaygın şekilde yapanların başını Adım Adım grubunun çekmesiyle beraber, onların dışında bireysel ve kolektif pek çok hareket mevcut.

Bu hareketlerden kurucularından olduğum İstanbul Koşu Kuvvetleri (İKK) ve onu oluşturanların 16 Kasım Pazar günü 36.sı gerçekleşecek olan Vodafone İstanbul Maratonu’nda birçok STK ve vakfa maddi katkı sağlamak için koşacak olmalarından bahsetmek istiyorum.

Öncelikle hem ilk defa tam maraton, yani dile kolay 42,195 km koşacak olan, hem de bunu ellerinde 3 top çevirerek yapacak olan Levent Denizci’den bahsetmeliyim (ayrıca bildiğimiz kadarıyla Türkiye’de bu ikisini bir arada yapacak olan da ilk o). Levent bir süredir katıldığı yarışlarda çocukluğundan beri ilgilendiği jonglörlük becerisini kullanmaktaydı, fakat bu sene ilk defa Tohum Otizm Vakfı adına yardım toplamak üzere tam maratonda ellerinde 3 top çevirecek (yani maraton esnasında böyle bir görüntüyle karşılaşırsanız bilin ki bu yetenekli, iyi kalpli ve alçakgönüllü insan Levent; ve en azından 4 saat sürmesini beklediği bu koşuda onunla beraber koşarak, onun ihtiyacı olan su ve besin takviyelerini alması konusunda yardımcı olacak olan bir o kadar iyi kalpli insan ise Mert Akdeniz).

Levent Denizci

Herkesin destek olma nedenleri farklı olmakla beraber, şahsen otizmin ismini çokça duymamıza rağmen, otizmli çocukların ve yetişkinlerin “normal” varsaydığımız sosyal hayata dahil olmalarındaki zorluk nedeniyle aslında toplumun algısından çok uzakta kalan bir sorun olduğunu düşünüyorum. Otizm “doğuştan gelen ve yaşamın ilk 3 yılında iletişim problemleri ile kendini gösteren bir gelişim bozukluğu. Nedeni halen bulunamayan otizmin tek tedavisi erken tanı ve yoğun özel eğitim.” Tohum Otizm Vakfı’nın verdiği bilgilere göre, doğan her 88 çocuktan 1’i otizmli olarak dünyaya gelmekte.

Long Distance Joggler Levent 

Levent “Kaptan” haricinde İKK’dan Otizmli çocukların eğitim bursuna katkıda bulunmak için yarışa katılanların arasından Mert Akdeniz maraton, Pınar Mumcu, Serkan Cankurt, Selçuk Karpuz, Sema Ece Toker, Buğra Altundal ve bendeniz 15km koşacağız.

Ayrıca İKK’dan farklı STK ve vakıflar için koşacak olanlar da var: Aslı Ersoy Koruncuk Vakfı, Elif Üngör Anne ve Çocuk Eğitim Vakfı, Güneş Atilla İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği ve İKK kurucularından Rüya Baraz Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nı (TEGV) desteklemeyi seçtiler.

İKK’nın bağış toplayan koşucularıyla ilgili daha fazla bilgiye ulaşmak isterseniz Instagram’dan #ikkdostları ve #istanbulkosukuvvetleri hashtag’lerine bakabilirsiniz.

Özel olarak bahsetmek istediğim bir diğer ilham verici hareket ise son 10 yıldır Japonya’da yaşayan ve 2013 yılında sağlığına kavuşmak için spora ve koşuya başlayan Engin Yenidünya’nın Osaka’da ilk maratonunu TEGV ve Adım Adım işbirliği ile “Benim Adım Türkiye” kampanyası için koşmuş olması. 26 Ekim’de koştuğu ve “Hayatımın en zor mücadelesi” diye bahsettiği Osaka maratonu ile Engin vesilesiyle ilköğretim çağındaki çocukların mutlu bir çocukluk geçirmeleri ve geleceğe donanımlı hazırlanmaları için eğitim desteğine katkıda bulunmak isterseniz TEGV’nin sitesinden bağışta bulunabilirsiniz. Ayrıca Engin’in hikayesini daha yakından takip etmek isteyenler içın Instagram hashtag’leri şöyle: #adimadimjaponya ve #andirunandirun.

İşte #andirunandirun

Haydi siz de destek vermek istediğiniz bir amaç ve koşucu seçin ve küçük-büyük demeden gönlünüze ve bütçenize uygun bir miktarı direk olarak tercih ettiğiniz vakfın banka hesabına gönderin!

Çok çok önemli not: Banka transferi esnasında açıklama kısmına adına bağış yaptığınız kişinin adını ve kendi adınızı eklemeyi unutmayın!

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. tıklayınız. 

Gözde Mimiko Türkkan: Gözde Mimiko Türkkan, fotoğraf, sanatçı kitabı, video gibi çeşitli medyumları kullanarak toplumsal olarak inşa edilmiş kimlikler ve cinsiyet rolleri üzerine çalışmalar üretir. Eserleri, 2010’da Londra’da Central Saint Martins’de güzel sanatlar bölümünde yüksek lisansını tamamladığından beri yurtiçi ve yurtdışında çalışmaları sergilenmektedir. Öte yandan 15 yıl kadar önce başladığı dövüş sporlarına olan ilgisini ve deneyimini paylaşmak için Muay Thai ve CrossFit temelli dersler verdi. Ayrıca İstanbul’un ilk amatör koşu gruplarından olan İstanbul Koşu Kuvvetleri’nin ve Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği BoMoVu’nun kurucularından. Muay Thai haricinde partneriyle beraber hayatlarında düzenli yer edinmiş snowboard, dalga sörfü, CrossFit, koşu ve yoga gibi sporlar ve bedensel aktivitelerini @sync.riders hesabından paylaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale