X

Bağırsaklarımızda gaza neden olan şaşırtıcı 7 besin

Bazı besinler içerikleri nedeniyle bağırsaklarımızda gaz ve şişkinliğe neden olabilir ve bizi olumsuz etkileyebilir. Kurubaklagiller, lahanagiller bu besinlere en tipik örneklerdendir. Aslında içeriğini pek bilmediğimiz, gaz yapacağı aklımıza gelmeyen ve bağırsaklarımızı rahatsız edebilen birkaç besin daha var.

İşte bunlardan birkaçı…

1. Elma, böğürtlen, karpuz, şeftali gibi meyveler

Elma

Elmanın içerdiği şeker alkollerinden sorbitol çeşidi, herkesin bağırsaklarında rahatça emilemeyebilir ve gaz şikayetine neden olabilir. Yani günde bir elma diyerek herkese elma önermek bazen çok da doğru olmayabilir.

Çok fazla tüketildiğinde, günde 3 ve üzeri, fazla sorbitol alımı nedeniyle özellikle çocuklarda ishale sebep olabilir.

Gaz şikayeti yaşayanların elma tüketirken iyi gözlemlemeleri ve dikkatli tüketmeleri gerekmektedir.

Böğürtlen

Orman meyvelerinin içinde sorbitol içeriği en yüksek olan meyve böğürtlendir. Yine elmadaki etkiyi göstererek bazen bağırsaklarda sorun çıkarabilir.

Karpuz

Çoğumuzun vazgeçilmez yaz meyvesi karpuzun da içerdiği fruktoz oldukça yüksektir. Bu nedenle porsiyonu aştığımızda bağırsaklarımız fruktozu metabolize etmekte zorlanabilir bu da şişkinlik, hazımsızlık, gaz şikayetleri ile sonlanabilir.

Porsiyon kontrolünü sağladığı halde gaz şikayeti yaşayanlarda genlerle ilişkili bir durum düşünülebilir. ‘Kalıtsal fruktoz intöleransı’ durumu söz konusu olabilir ve bu yapılan genetik testlerle anlaşılabilmektedir.

Şeftali

Her meyvede olduğu gibi şeftalide de meyve şekeri olan fruktoz bulunmaktadır. Şeker alkollerinden ise poliolleri oldukça yoğun miktarda içeren şeftali, fazla tüketildiğinde bağırsak bakterilerinin çalışmasını olumsuz etkilemekte ve gaz sorununa neden olmaktadır.

Bir porsiyonun 1 orta boy olduğunu unutmadan, yaz mevsiminde tüketilmesini önermekteyiz.

2. Enginar

Meyve olmasa da içerdiği karbonhidrat türünden fruktozun öncü maddesi nedeniyle enginar da gaz yapabilmektedir.

Faydaları düşünüldüğünde tüketilmesi önerilmektedir. Ancak gaz şikayeti yaşayanlar enginar tükettikten sonra sindirime yardımcı bitki çaylarından yararlanabilirler.

3. Patates

Potasyumdan zengin olan bu kök sebze maalesef nişastadan da zengindir. Bağırsaklarımızı olumsuz etkileyebilecek olan nişasta yoğunluğu sindirimde zorluk çıkartarak gaza sebebiyet verebilir. Yine porsiyonu aşmadan ve rutin beslenmede sıklığını çok arttırmadan tercih edilebilecek sebzelerdendir.

4. Mantar

Protein bakımından zengin olan mantar da içerdiği şeker alkolü türü olan mannitol nedeniyle fazla tüketildiğinde gaz ve şişkinliğe sebep olabilmektedir.

Bir porsiyon olarak pişmiş halde 1 su bardağı dolusunu geçmeden tüketmek, sağlıklı bileşenleri vücudumuza sağlamamıza yardımcı olmaktadır.

5. Bezelye

Yeşil sebzelerden protein içeriği kurubaklagillere en yakın olanıdır. Kurubaklagillerle olan benzerliği, içerdiği şeker türü olan galakto-oligosakkarit ile de ilgilidir. Fazla miktarda galakto-oligosakkarit içermesi, porsiyonu aştığımızda gaz problemlerine neden olabilmektedir.

6. Kahve

Kafeinin vücuttaki olumlu etkileri sayısızdır. Ancak her besinde olduğu gibi kahvede de aşırı tüketim gaz ve bağırsak hareketlerinde değişikliğe neden olmaktadır.

1 fincan kahvenin ortalama 80-150 mg kafein içerdiğini göz ardı etmeden günde 3 fincan kahve tüketimini aşmamak gerekmektedir.

7. Yulaf ezmesi

Diyette günlük kalori alımını düşüren, B vitaminlerinin en güzel kaynaklarından olan tam tahıl grubundan yulaf ezmesi, hızlı tüketildiğinde gaz şikayetine sebep olmaktadır.

Posadan zengin olması kabızlık sorununu çözmede etkilidir ancak 1 porsiyonun 3 yemek kaşığı olduğunu unutmadan, fazlaca çiğneyerek tüketmek en doğrusudur.

Aksi halde bağırsak hareketlerini hızlandırarak diyare yani ishal sorunu oluşturabilmektedir.

Görüldüğü gibi aslında besinlerin bileşiminde bulunan maddelerin sindirimi ile ilişkili olarak değil porsiyon ve tüketim konusundaki aşımlardan dolayı gaz ve şişkinlik görülmektedir.

Bu nedenle her besini tüketirken kişisel ihtiyaçlarımızı göz önünde bulundurarak uygun porsiyonda tüketmeye dikkat etmeliyiz.

 

İlginizi çekebilir: Sağlıklı vücudun anahtarı: Metabolizmanızı daha iyi çalıştırmanın yolları

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale