X

B-12 Yetersizliği: Göz ardı ettiğimiz tehlike

B-12 Yetersizliği

Vitamin ve minerallerin sağlığımız için büyük önem taşıdığı aşikar. Eksikliklerinde vücudumuzun sağlıklı işleyişinin ciddi olarak sekteye uğradığı elbette ki yeni bir haber değil. Ama yakın zamanda beyninde damar tıkanıklığı bulguları teşhis edilmiş ve bu durum vücudundaki uzun vadeli B-12 vitamini eksikliğine bağlanmış biri olarak, bugün özellikle B-12 vitamininin ciddiyetine ve yetersizliğinde görülebilecek tehlikelere dikkat çeken bir yazı derlemek istedim.

B-12 vitamini, diğer adıyla Kobalamin, sadece doğada bulunan bazı bakteriler tarafından üretilen ve vücuda besinler yoluyla alınması gereken bir co-enzim. Özellikle sinir sistemini sağlıklı tutmak için gereken hayati bir mikrobesin. Sinir sisteminin yanı sıra protein metabolizmasında, bağışıklık sisteminde, ve kemik hücrelerinde kırmızı kan hücrelerinin yapımında görev alıyor. Sinir sistemindeki bozukluklarla pernisiyöz anemi B-12 eksikliğinin sebep olabileceği en ciddi problemler olarak karşımıza çıkıyor.

Yetişkin insanlarda ortalama 2-5 mg. kadar B-12 bulunuyor ve bunun yaklaşık yarısı karaciğerde depolanıyor. Her gün toplam miktarın yaklaşık %0,1’i kaybediliyor ve yerine konmazsa B-12 depolarının boşalması 3-4 yılı bulabiliyor. Üstelik B-12 vitamin eksikliğinin ve buna bağlı rahatsızlıkların gelişmesi daha da uzun bir zaman alabiliyor. Bu sebeple eksikliği sinsi seyreden ve uzun vadede gelişen bir durum.

B-12 vitamini aslında çok fazla besinde bulunuyor: Süt ve süt ürünleri, yumurta, peynir, kırmızı ve beyaz etler gibi hayvansal kaynaklı besinlerde; ve soya ile spiriluna gibi birkaç özel bitkisel besin B-12 kaynağı. Ne var ki B-12 vitamininin eksikliği her zaman bu besinlerin yetersiz alımından kaynaklanmıyor. Yetersiz alımının yanı sıra; yeteri kadar emilememesi de B-12 eksikliği yaratan sebeplerden biri. Yani yeterli miktarda et, süt, yumurta tüketiyor olsanız dahi, bir takım sebeplerden ötürü vücudunuz (benim durumumdaki gibi) bu vitaminin emilimini yeteri kadar gerçekleştirmiyor olabilir. Ayrıca aşırı alkol tüketimi, yoğun stres, doğum kontrol hapı kullanımı, östrojen takviyesi, gebelik gibi faktörler de B-12 eksikliğini arttırabilir.

Eğer B-12 eksikliği varsa ve dışarıdan takviye yapılacaksa bu iki yolla yapılabiliyor: B-12 hapları ile sindirim yoluyla ya da doğrudan adeleye uygulanan enjeksiyon ile.   Eğer eksiklik yeterli miktarda B-12 alınmamasından kaynaklanıyorsa, ağızdan alınan B-12 vitamini içeren ilaçlar veriliyor. Ama eksiklik emilim bozukluğundan kaynaklanıyorsa 1000 mikrogram B-12 içeren ampuller eksikliğin derecesine göre belirli sıklıklarda kasa enjekte ediliyor.

B-12 vitamini eksikliği yıllar içinde birikimli olarak gelişen bir durum olduğu için semptomları kolaylıkla anlaşılamayabilir. Dolayısıyla bu konuda bilinçli olmak iyi bir fikir. Uyuşukluk, kol ve bacaklarda karıncalanma, kronik baş ağrıları, halsizlik ve yorgunluk, unutkanlık ve depresyon bu vitaminin eksikliğinde sıklıkla görülen semptomlar. Ayrıca en ufak bir yorulmada ya da heyecanlanmada kalp ritminde değişmeler, sonrasında baş dönmeleri ve denge bozuklukları da diğer önemli semptomlar arasında yer alıyor. Bu belirtiler hissedildiği anda tahlil ve gerekiyorsa doktor kontrolü altında takviye sizi uzun vadede ciddi hastalıklardan koruyabilir. Geç tanı kalıcı sinir tahribatlarına sebep olabilir.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. tıklayınız. 

Seda Çukurova: İflah olmaz bir iyi-yaşam tutkunu. Yenilikçi, kıpırtılı ve duygusal. Öğrendiklerinden etkilenen, tabiri caizse kendini kaybeden, kapılıp gidiveren bir wellness aşığı. Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun oldu. Pazarlama ve inovasyon yönetimi ağırlıklı dersler aldı. Anadalını sürdürürken Psikoloji bölümünden Social Psychology, Cognitive Psychology, Brain and Behavior, Developmental Psychology gibi dersler alarak yandal programını tamamladı ve sertifika aldı. Florida’daki Walt Disney World’de çalıştı, Almanya’daki Goethe Universitat’te değişim öğrencisi oldu. Şimdilerde sağlık iletişimi ve davranışsal sağlık alanlarında kazandığı yükseklisans bursuyla Amerika’ya gitmek üzere hazırlıklarını sürdürüyor. Sağlıklı yemekler pişirdiği, tenis oynadığı, sağlık üzerine belgeseller izlediği anlar onun en mutlu anları..

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale