X

Ayurveda’nın büyük sırrı: Benzerlikler ve Zıtlıklar Prensibi

Bizim coğrafyamızda bu ilkeler dilimizde dolaşıp durur. Zaman zaman “Zıt kutuplar birbirini çeker.” deriz zaman zaman da “Çivi çiviyi söker”. Gerçekten de öyledir, farklı deneyimi olan var mı bilmiyorum?

Zıt kutuplar gerçekten birbirini çeker mi?

Ayurveda, tüm elementlerin 20 nitelik (Sankrist dilinde nitelik; guna demek ve buradan sonra guna olarak bahsedeceğiz) olduğunu söyler ve bunları kendisi içinde gruplandırır;

  1. Grup: ağır, yavaş, soğuk, yağlı, kaygan, yoğun, yumuşak, durağan, ince ve bulanık.
  2. Grup: hafif, keskin / hızlı, sıcak, kuru, pürüzlü, sıvı, sert, devirgen / akışkan, kaba/kalın, net

Her grup kendi içinde benzer gunalar, karşı gruptakiler de zıt gunalar içerir. Kendimizi doğayla dengelemek, gunalara eşit olarak sahip olmakla mümkündür. Bunun için Ayurveda, Benzerlikler ve Zıtlıklar Prensibi’ni merkezine almıştır.

Kendimizi doğayla dengelemek, gunalara eşit olarak sahip olmakla mümkündür.

Zıtlıklar ve Benzerlikler Prensibi, bu 20 niteliğin birbiriyle ilişkisine dayanır. Eğer 1. gruptaki gunalara sahipsek ve dışarıdan direkt veya dolaylı yollarla bu grup gunalardan alırsak, 1. grup niteliklerimiz yükselir ve güçlenir. Ama 2. gruptaki özelliklerimiz düştüğü için, kendimizi dengede ve iyi hissetmemiz gittikçe zorlaşır. Ateşi su ile söndürmek, kalın bir şeyi inceltmek için akışkan sıvılar kullanmamız gibi…

Hepimiz hayatımızın içinde bu temel prensibi kullanıyoruz; yazın serinletici meyveler (karpuz, kavun) yiyoruz, kışın ise salep içiyoruz. Kar yağarken fırından yeni çıkmış kestaneye bayılıyoruz. Kışın kestaneyi daha fazla tüketmemiz bir tesadüf değil. Tam ihtiyacımız olan gunalara yani; yağlı, yoğun ve lifli besin niteliklerine sahip. Yazın ise soğuk, kaygan ve yumuşak besinlere ihtiyaç duyuyoruz. Bu nedenle öğle sıcağında güzel bir dondurma kendinizi daha fazla iyi hissetmenizi sağlayabiliyor.

Sürekli tek gruptaki gunalarla yaşayan kişinin, uzun dönemde iyi olma hali zayıflayacaktır.
Peki tam tersini yaparsak ne olur?

Üşüyorsak ve üzerine dondurma yiyorsak sadece hasta oluruz gibi basit bir cevabı yok. Kendi bedeniniz içinde bozulan dengeler farklı tepkiler verebilir. Bu tepkiler sadece fizyolojik değil, ruhsal da olabilir. Ancak sürekli tek gruptaki gunalarla yaşayan kişinin, uzun dönemde iyi olma hali zayıflayacaktır. Unutmayalım ki, iyi olma hali bütünseldir; fiziksel ve ruhsal sağlık halidir (Fizyolojik ve ruhsal sağlığınızın nasıl cevap vereceği -haftaya anlatacağımız- Ayurvedik beden tipinizle ilgilidir).

Özellikle 4 mevsimi yaşayan ülkemizde bu temel prensipleri kendimizi dinleyerek, bedenimiz üzerindeki farkındalıkları arttırarak sağlayabiliriz. Bunun için hayatımızda sevdiğimiz, sevmediğimiz her şeyi tekrar gözden geçirelim. İyi olma halimizi tekrar düşünelim. Yılbaşı listeleri hazırlanırken belki listenin bir satırına bu temel prensibi ekler ve hayatınıza bir de bu açıdan bakmak istersiniz.

Haftaya elementleri ve temel prensibi merkezine alan beden tiplerinden, yani, Vata, Pitta, Kapha’dan bahsedeceğiz. Beden tiplerini yazmadan önce kendi beden tipinizi öğrenmek isterseniz; www.ayurvedabedenterapi.com adresinden beden tipi testini yapabilirsiniz. O zamana kadar dengede ve mutlu kalın.

 

İlginizi çekebilir: Ayurveda nedir? Sağlıklı bir yaşamın anahtarı mıdır?

Müge Murat: Tüm hikâye her beyaz yakalı gibi “İstanbul’dan gitmek istiyorum” ile başladı. Nereye giderimden önce “gitsem ne yaparım?” endişesi ile etrafı dinlemeye ve araştırmaya başladım. Ayurveda ile bu süreçte bir tanıştım. Hindistan’da bir bilim olması ve beden terapiyi derinleştirmesi nedeni ile dikkatimi çekti. 10 yıldır reiki yapıyorum, 2 yıldır ise yoga. Yoga ile tanıştıktan sonra enerjimin yükselmesinden güç alarak beden terapi üzerine uzmanlaşmaya karar verdim. Maya Akademi’de Türkiye Beden Terapi Derneği başkanı Ayla Örsan’dan anatomi, fizyoloji ve uygulama içeren dersleri aldım ve mezun oldum. Uluslararası 608 sertifikasına sahibim. Üç senedir temmuz ve ağustos aylarında Ayurveda öğrenmek için Hindistan'a gidiyorum. Kuzey ve güneyi olmak üzere 17 farklı şehirde Ayurveda’yı deneyimledim. Puşkar bölgesinde özel bir terapi merkezinde “Beden Terapi”, Kochi’de yağların ısıtılması ve dinlendirilmesi eğitimi ve sertifikası aldım. Kerala bölgesinde özel bir doktor ile beden tipi testleri ve hesaplamalarını çalışarak Ayurveda eğitimimi tamamladım. Geçen sene Bangalore’da özel bir Ayurvedik merkezde pançakarma (detox) programını deneyimledim. Hindistan’dan getirdiğim kitaplar ve yayınlardan Ayurveda bilgimi derinleştirmeye devam ediyorum. Tüm bunların yeterli gelmeyeceğini düşünerek anatomi ve fizyoloji bilgimi derinleştirmek için 2. üniversite olarak Tıbbi Dokümantasyon Yönetimini bitirdim. Ayurveda’nın bir alanı olan beden terapiyi Türkiye’de konumlandırmak ile ilgili sporcular ve beyaz yakalılar ile çalışmalar yapıyordum. Şu anda pandemi nedeni ile odağımı biraz daha okumaya ve araştırmaya ayırdım. Bu dönemde Kemal Hamamcıoğlu ve Özen Yula’da yazarlık ve hikâye yazarlığı eğitimleri aldım. Hem Ayurveda’yı hem de yazmayı seviyorum, bu nedenle de Ayurveda deneyimlerimi ve bana kattıklarınızı sizlerle paylaşıyorum. Bunların dışında bir de profesyonel iş hayatım var. Halen DRD Filo Kiralama şirketinde Kurumsal İletişim Yöneticisi olarak çalışıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale