X

Ayurveda ilkesi: Benzer benzeri yükseltir, zıtlar dengeler

Yine zaman girdi araya ve aklımdakiler bir türlü buraya dökülemedi.

Ne ara bu kadar zaman geçti, öncelikler ne ara değişti bilemiyorum. Hayatın akışı içinde öncelikler değişince insanın elinden pek de bir şey gelmiyor.

Buna ne Ayurveda ne de benim bildiğim diğer yöntemler çare bulamıyor ve sonunda aslolan yine SEN oluyorsun. Biraz zor denklemler yani…

Ayurveda için Hindistan yolculuğuna çıkmamın üzerinden tam bir sene geçti. Bu bir sene kendi içinde misyonunu tamamladı. Şimdi Ayurveda’nın yeni deneyimleri için tekrar Hindistan’a doğru yola çıkıyorum. Ama bu sefer 15 gün ve sadece panchakarma amaçlı gidiyorum. Tabii inanılmaz Hindistan bana ne sunar o da belli olmaz.

Zamandan bu kadar bahsetmişken bugün biraz daha günlük rutinden bahsetmek istiyorum… 5000 yıllık bilim dalı olan Ayurveda doğa ile dengeli yaşamanın mümkün olduğunu insan bedeni ve doğadaki beş elemente dayandırır.

Bu beş elementin doğa ve insan bedenin de etkileşim halinde olması dengeli ve dengesiz durumları oluşturur. Biz bu elementlerin kendi içindeki uyum haline biyoritim diyoruz.

Ayurveda doğa bedeninin biyoritimine döngü olarak bakar.

Zaman döngüsel olarak devam eder, bu devamlılık içindeki etki alanları; seni ve bedenini yönetir. Bu döngü bir günde, 4’er saatlik zaman diliminde, yıl içinde mevsimlerde kendini gösterir.

Yani sabah 06:00 ile 10:00 arasında köklenmek, sakinlik etkilidir yani toprak elementi ile Kapha. 10:00 ile 14:00 arasında güneşin ve ısının etkili olması ile ateş elementi ön plana çıkar, Pitta bedeninizi etkisi altına alır. 14:00 – 18:00 ise hafif rüzgarlar esmeye başlar, hava elementi etkili olur ve Vata sizi etkisi altına alır. 18:00 – 22:00 arası tekrar sakinlik çöker ve Kapha etkili olur. 22:00 – 02:00 Pitta, 02:00 – 06:00 Vata gün tekrar kendi rutinine geri döner.

Bu saat dilimlerinde Vata; en hareketli, Pitta; sindirimin en kuvvetli olduğu, Kapha ise sakinliğin etkili olduğu saatlerdir.

Günlük rutinde Vata ile uyanmanın, Kapha ile uyumanın, Pitta ile yemek yemenin olumlu etkilerinden bahsetmiştik.

Eğer bu saatlere uyum gösterir ve günlük rutininizle barışırsanız bedeninizle de barışmış bir doğanın ritmine bir adım yaklaşmış olursunuz.

Mevsimlere bakacak olursanız; kış tabii ki rüzgar ve soğuk etkisi ile Vata mevsimidir.

Baharlar; toprağın uyanışı ve değişimini ifade ettiği için Kapha.

Yaz ise güneşin mevsimi olarak Pitta.

Yazın yani Pitta mevsiminde öğlen saatlerinde Pitta’nız en yüksek seviyeye ulaşır. Bu saatlerde yapmanız gereken kendinize serin yerler bulmak, mümkün olduğunca güneşten kaçınmaktır.

Eğer Pitta’ysanız, mevsim yazsa ve öğle saatlerindeyseniz güneş banyosu yapmaktan keyif alırsınız ama sadece yarım saat. Sonra güneş sizi çarpar, başınız döner, enerjiniz düşer ve kendinizi hangi serin köşeye atacağınızı bilemezsiniz.

Benzer durum kışın Vata’lar içinde geçerlidir. Soğuk önce çok iyi gelir, sanki Dünya’yı gezecek kadar kendinizi iyi hissedersiniz ancak bir süre sonra enerjiniz biter ve kendinizi sıcak bir yere atmak istersiniz.

Kapha topraklanma, arınma dönemidir. Bahar değişen doğanın etkisini size yorgunluk, bitkinlik olarak çevirir. Kıştan ya da yazdan yorgun çıkan beden biraz dinlenmek ister. Kendisini arındırmak ister.

Tüm Ayurveda kendini “Benzerlikler ve Zıtlıklar İlkesi” temel prensibinde yönetir. Peki ne der bu temel prensip, hep birlikte hatırlayalım: Benzer benzeri yükseltir, zıtlar dengeler.

Ayurveda’da kendi beden tipinizi, doshaların oranlarını bilmeniz işin birinci adımıdır.

İkinci adımında günlük rutini bilmeniz ve kendi beden oranlarınıza göre yönetmeniz gerekir.

Üçüncü adımda ise mevsimlik rutini yani etkisi altına alan elementleri bilmeniz ve kendi beden orantılarına göre yönetmeniz gerekir.

Bu üç adım çok zor gibi görünse de kendinizi biraz dinlediğinizde bedeninizin verdiği genel tepkilerin bu yönde olduğunu görürsünüz.

Burada size sadece doğanın size verdiği, zamanında olması gereken doğal ürünleri tüketerek kendinizi dengeye getirmek kalır.

Yazın karpuz, kavun, şeftali, bol yeşillik, bol sebze… Hepsi serinletici, ferahlatıcı ve sindirimi rahatlatıcı.

Kışın bol balık, bakliyat, tahıl, salep, kestane… Enerji, besin kaynağı yiyecekler ve içecekler…

Baharda enginar, kereviz, pancar, dut, erik… Beden temizliği için gerekli olan antioksidanlar…

Doğa bize olması gereken zamanda olması gereken şeyleri verir. Biz de onları alır -ya canımız çekerse diye, derin donduruculu buzdolaplarımızda saklar, mevsimsiz olarak tüketiriz.

Her istediğimiz zamanda, istediğinizi bulmak güzel olsa bile, siz yine de olması gerek şeyleri olması gereken zamanda tüketin!

Bir sonraki yazımı Hindistan’dan yazmayı planlıyorum ama zaman ne gösterir bilemiyorum.  Yine de tekrar buluşuncaya kadar günlük rutininizde dengede ve mutlu kalın…

 

İlginizi çekebilir: Ayurveda ile günlük rutininizi ve sağlığınızı düzenleyin

Müge Murat: Tüm hikâye her beyaz yakalı gibi “İstanbul’dan gitmek istiyorum” ile başladı. Nereye giderimden önce “gitsem ne yaparım?” endişesi ile etrafı dinlemeye ve araştırmaya başladım. Ayurveda ile bu süreçte bir tanıştım. Hindistan’da bir bilim olması ve beden terapiyi derinleştirmesi nedeni ile dikkatimi çekti. 10 yıldır reiki yapıyorum, 2 yıldır ise yoga. Yoga ile tanıştıktan sonra enerjimin yükselmesinden güç alarak beden terapi üzerine uzmanlaşmaya karar verdim. Maya Akademi’de Türkiye Beden Terapi Derneği başkanı Ayla Örsan’dan anatomi, fizyoloji ve uygulama içeren dersleri aldım ve mezun oldum. Uluslararası 608 sertifikasına sahibim. Üç senedir temmuz ve ağustos aylarında Ayurveda öğrenmek için Hindistan'a gidiyorum. Kuzey ve güneyi olmak üzere 17 farklı şehirde Ayurveda’yı deneyimledim. Puşkar bölgesinde özel bir terapi merkezinde “Beden Terapi”, Kochi’de yağların ısıtılması ve dinlendirilmesi eğitimi ve sertifikası aldım. Kerala bölgesinde özel bir doktor ile beden tipi testleri ve hesaplamalarını çalışarak Ayurveda eğitimimi tamamladım. Geçen sene Bangalore’da özel bir Ayurvedik merkezde pançakarma (detox) programını deneyimledim. Hindistan’dan getirdiğim kitaplar ve yayınlardan Ayurveda bilgimi derinleştirmeye devam ediyorum. Tüm bunların yeterli gelmeyeceğini düşünerek anatomi ve fizyoloji bilgimi derinleştirmek için 2. üniversite olarak Tıbbi Dokümantasyon Yönetimini bitirdim. Ayurveda’nın bir alanı olan beden terapiyi Türkiye’de konumlandırmak ile ilgili sporcular ve beyaz yakalılar ile çalışmalar yapıyordum. Şu anda pandemi nedeni ile odağımı biraz daha okumaya ve araştırmaya ayırdım. Bu dönemde Kemal Hamamcıoğlu ve Özen Yula’da yazarlık ve hikâye yazarlığı eğitimleri aldım. Hem Ayurveda’yı hem de yazmayı seviyorum, bu nedenle de Ayurveda deneyimlerimi ve bana kattıklarınızı sizlerle paylaşıyorum. Bunların dışında bir de profesyonel iş hayatım var. Halen DRD Filo Kiralama şirketinde Kurumsal İletişim Yöneticisi olarak çalışıyorum.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale