X

Ayrılığın aslında güzel bir şey olmasının 5 nedeni

Bir insanın sevgilisinden ayrılması, kuşkusuz hayatta karşılaşabileceği en berbat deneyimlerden biri. Fakat her değişiklik gibi ayrılık da, olgunlaşmak anlamına gelen bir değişim olabilir. Ayrılık aşamalarından geçtikçe değiştiğinizi hissedecek, başta canınız acısa da daha sonra buna kesinlikle değdiğini anlayacaksınız.

Hayattaki her değişiklik gibi ayrılık da, olgunlaşmayı beraberinde getirecektir.

Bu durumun kaçınılmaz olduğunu da unutmayın. Çünkü değişime direnmek çok daha acı sonuçlar doğurabilir. Çoğu zaman ayrılığın bu kadar kötü olmasının nedeni, aslında bizim onu kötü bir şey olarak addetmemizden kaynaklanır. Yani ayrılıktan beklenen kötü bir şey olması ve bizi üzmesidir. Fakat ayrılığı bir, iki ya da üç kez yaşadıktan sonra bu durumla başa çıkmak için bir saniye durup kendinize şunu sormanız gerekir: “Ayrılık yine neden bu kadar üzücü?” En azından akıl sağlığınızı korumak için bunu yapmalısınız. Bu soruyu kendinize sorduğunuzda, önünüzde kocaman bir dünyanın serildiğini göreceksiniz, çünkü:

1- Ayrılmanızın bir nedeni var

Gerçekten durum bu kadar basit. Dolayısıyla daha geç olmasındansa erken olduğu için rahatlayın. Birlikte ne kadar zaman geçirdiğinizin ya da bir zamanlar birbirinizi ne kadar sevdiğinizin bir önemi yok. Eğer daha fazla yürümüyorsa, ayrılık en doğru karar. Aşkın sert ve acı dolu olması gerektiği düşüncesi, sadece kurgu romanlara özgü bir durum. Bu yüzden eğer acı çekmek istiyorsanız o kitapları okuyun, ama yaşamayın. Bu noktada size Romeo ve Juliet, Sophie’nin Seçimi, Muhteşem Gatsby gibi kitapları önerebiliriz.

2- Şu an yeni ve daha iyi bir sizsiniz

Şimdiye kadar kaçınılmaz bir şekilde olgunlaşmaya devam ettiniz, ve buna ayrılığınızı atlatırken de devam edeceksiniz. Ayrılıklar da tıpkı ilişkiler gibi size birçok şey öğretir. Kendinizle ve diğer insanlarla ilgili çok şaşırtıcı olan veya olmayan gerçekleri öğrenirsiniz. Ve ne kadar sağlam bir yapıya sahip olduğunuza şaşırırsınız, çünkü yapabileceğiniz başka bir şey yoktur. Üzgün hissettiğiniz zaman bile tek çıkış yolunun mutlu olmak olduğunu bilirsiniz. Dolayısıyla içinizdeki dayanıklı savaşçıya merhaba diyin, çünkü o size neyi istediğinizi ve neyi hakettiğinizi söyleyecektir. Öncelikle kendinizi ve savaşan halinizi tanımaya zaman ayırın. Unutmayın, ancak bu şekilde başkalarıyla birlikte olabilirsiniz.

Ayrılık sürecinde, içinizdeki dayanıklı savaşçıya merhaba diyin.

3- Artık fazladan zamanınız var

Klişe gelebilir, ama doğru. En nihayetinde ilişkide olmak, taviz vermek anlamına geliyor. O insana ve belki de sonrasında size katılacak çocuklara tam anlamıyla adanmak için kendinizden ödün vermeniz anlamına geliyor. Yaşamak için sadece bir hayatınız olduğunu düşünürsek, ayrılık sonrası gelen bu güzel dönemi, vaktinizi tek başınıza geçirme fırsatını, memnuniyetle kabul etmeniz gerekir. Evet birlikte gideceğiniz yerler, görüşeceğiniz insanlar vardı. Fakat ayrılığın zamanı gelmişse, şüphe ya da pişmanlık hissetmeyin. Bir kere o önemli adımı attığınızda, eğer temelli bir karar alıyorsanız –ki ayrılmanın amacı da bu olmalıdır- artık geri dönüşün olmadığını bilmeniz gerekir. Bu ise bizi bir sonraki maddeye götürür:

4- Yeni biriyle tanışacaksınız

Sadece bir ‘doğru insan’ yok. Dünya oldukça büyük bir yer ve üstünde sizin için doğru olan birçok insan yaşıyor. Tekrar flört etmeye başladığınızda bu insanlarla karşılaştığınızı görecek ve rastlantıların yaşamınızda ne kadar güzel işlediğini fark edeceksiniz. Kaderci olmayın. Bir şeylerin gerçekleşmeme ihtimali olduğu kadar gerçekleşme ihtimali de vardır. Dolayısıyla bir şans verin.

5- Üzülmeyin, mutlusunuz

Zamanınızı çalan tartışmalarınızı düşünün. Onun düşüncesinin sizi bütün gece uyanık tuttuğu, sonunda enerjiniz kalmadığı halde yine de uyumanıza izin vermediği zamanları hatırlayın. Ne yapacağınızı bilemediğiniz, ayrılmanın mı yoksa birlikte devam etmenin mi daha iyi olduğunu çözemediğiniz anları anımsayın. Tamam, şimdi bitti işte. Tüm bunlar bizi en öncelikli nedene götürüyor: Mutlu değildiniz. Şu an önünüze bakma zamanı. Kendiniz için sayısız olasılığa sahipsiniz ve aralarından en iyisini seçmekte özgürsünüz. Hayatınızda size zarar veren bir ilişki olmaması ise iyi bir başlangıç, çünkü dünya zaten yeterince zor bir yer. Bu yüzden mutlu bir hayat yaşamayı seçin.

İlginizi çekebilir: Ayrılık acısını tek başına ve kısa sürede atlatmanın 10 yolu

Tırtılların kelebeğe dönüşmeden önce kendi bedenlerini sindirdiğini biliyor muydunuz? İşte şu an yaşadığınız tam olarak bu… Tırtıl, daha doğarken kendisinde sonradan onu kelebeğe dönüştürecek yetilerle doğar. Fakat bu yetiler, ancak zamanı geldiğinde ortaya çıkar ve sürecin tamamlanması için, tırtılın enzimlerini salgılayıp dokularının tamamını sindirmesi gerekir. Ayrılık da ilk önce sahip olduklarınızı yeni yerler açmak için sindirip sonra bunları çok daha güzel şeylere dönüştürmenizi sağlayan bir süreç. Ki bu güzel şeyler zaten içinizde var. Onları fark etmeniz dileğiyle.

Kaynak: 

the-open-mind.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale