X

Avusturalya’da transeksüel erkekler daha çok bebek doğuruyor

Bu yıl dünya çapında transeksüel erkeklerin doğurduğu bebek sayısında büyük bir artış gözlendi. Bu artık özellikle Avusturalya verilerinden kaynaklanıyor. Avusturalya’da transeksüel erkeklerin doğurma oranlarındaki artış, pek çok sağlık hizmetinin ülkedeki ulusal Medicare sağlık programı tarafından karşılanmasıyla ilişkilendiriliyor.

Cinsiyet değiştirme ameliyatı ve tarihçesi

İlk cinsiyet değiştirme ameliyatı 1930’da Almanya’da, Lili Elbe adını alan bir kişiye yapıldı. Bu kişi, cinsel organının fizyolojik olarak değiştirilmesi ve sonra yumurtalıkların yerleştirilmesi gibi beş ameliyat geçirdikten kısa bir süre sonra hayatını kaybetti. Yıllar içinde Avrupa’da benzerleri gerçekleştirilen bu operasyonlarla ABD 1960’lı yıllarda, Avusturalya ise ancak 1987’de tanıştı.

Cinsiyet değiştirme ameliyatları, cinsel organ operasyonunun yanı sıra ses telleri farklılaştırılarak sesin erkekleştirilmesi, memelerin alınması ve göğüs estetiği ile yüze estetik operasyonu da içerir. Bunların ardından hormon tedavisi ile vücut kimyasının değiştirilmesi ve edinilen cinsiyete uydurulması amaçlanır. Bu tedavilerden geçerek erkek olan kişi, “transeksüel erkek” olarak tanımlanır. Ancak henüz fizyolojik olarak erkek olmamış bir kadın da, şayet kendisini erkek olarak tanımlıyorsa, transeksüel erkektir.

“Transgender Pride” bayrağı
Avusturalya sağlık hakları konusunda hassas

Avusturalya’da cinsiyet değiştirme ameliyatları görece geç yapılmaya başlansa da, ülke transeksüel hakları konusunda oldukça ileride. Cinsiyet değiştiren kişilerin sağlık harcamaları ulusal Medicare sağlık programı tarafından büyük ölçüde karşılanıyor. Avusturalya’da kişilerin kendilerini erkek olarak tanımlayıp, yine de hamileliğe bağlı hizmet ve tedavilerden ücretsiz yararlanabilmeleri mümkün. Hal böyle olunca, transeksüel erkeklerin çocuk doğurma kararını en çok bu ülkede vermeleri anlaşılır hale geliyor.

Avusturalya Sağlık Departmanı’nın verilerine göre 2017 yılının ilk yarısında 54 transeksüel erkek sağlıklı doğumlar yaptı. Bunlar başta Perth olmak üzere South Wales, Victoria, Güney Avusturalya ve Tazmanya’da gerçekleştirildi.

Kaynaklar:

Refinery29

University of Michigan // Vaginoplasty

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale