X

Ataerkil çifte standart: Yaşadıklarınızın ardında nesiller boyu süregelen davranışlar var

Bugün uğradığınız haksızlıkların ardında, geçmiş nesillerde yaşanan haksızlıklar olabilir. Kültürümüzde oldukça göreceli konular hak, hukuk konuları… Herkese göre haklı olan farklı. Ancak; varsa bir görünmez adalet terazisi belki de incesinden tartıyor olanı, biteni, bir de niyeti… Ben haklıyım, sen haksızsın derken kaçıyor ipin ucu ve ilişkiler yıpranıyor. Aile bağları neredeyse kopma noktasına geliyor.

Bu coğrafyada özellikle ataerkil aile yapısının egemen olduğu toplumlarda, kız çocukları nedeni tam olarak bilinmez genelde yok sayılıyor, yasal hakları da bir şekilde ellerinden alınabiliyor.
Amacım; bugün yaşadıklarınızın ardında nesiller boyu süre gelen zincir davranışların olabileceğine dair bir farkındalık yaratmak. Bu sebeple; size gerçek bir hikayeden örnek vereceğim.

Eşler olur da anlaşamaz ve ayrılmaya karar verirse başlıyor bir mal bölüşüm kavgası… Bu esnada mal kaçırmalar da olabiliyor. Eski zamanın birinde, anlaşamadığı ikinci eşinden ayrılmak isteyen baba, küçük oğlunun uyarısıyla, mallarını ağırlıklı olarak büyük oğluna devir eder. Küçük oğlan da bu esnada bazı hisseleri alır. Ancak; kız kardeşler, bu esnada babaları, ağabeyleri, erkek kardeşleri tarafından unutulur, düşünülmez. Gel zaman git zaman baba, ikinci eşine mal vermeden boşanır ama kızlarını da kendi annelerinden kalan maldan dahi mahrum etmiş olur. Nasıl mı? Çünkü büyük oğlu üzerine aldığı malları kendi çocuklarının üzerine geçirir. Çok sonradan haberi olan kız kardeşler de zaman aşımına uğradığı için ana, baba mirasına dair bir şey yapamaz. Kızlara mal kalmasın diye ataerkil sistem olanı, soyu devam ettiren olarak algılanan oğullar arasında paylaştırmıştır. Eskiden ülkemizde sahil bölgelerinde, kıyılar değersiz görüldüğü için kızlara, dağ, ova erkek çocuklara verilirmiş.

O zamanların bilinci nasıldı bilemiyorum ama bu hikayeyi duyduğumda içim cız etti. Kız çocuklarını ikinci plana atan bilinci günümüzde maalesef hala görebiliyoruz. Erkek evlat ve kız evlat arasında bir çifte standart olduğuna da şahit olabiliyoruz. Kısacası; bugün bir kısır döngü yaşıyorsanız, bazı yaşadıklarınıza mantıklı bir açıklama bulmayıp sürekli aynı şeyler hayatınızda tekrarlanıyorsa… Bir haksızlık teması varsa; hak ettiğinizi tam olarak alamıyorsanız, bunun kökleri çok daha önce filizlenmiş olabilir. Elbette eninde sonunda helalleşebilmek kıymetli…
Varsa yapılan usulsüzlükler, haksızlıklar sorumluluğunu yapana bırakıp sonraki nesil olarak kendi hayatına gidebilmek için kendine izin verilebilmeli.

En güzelini ise Yunus Emre söylemiş: “Mal sahibi, mülk sahibi, Hani bunun ilk sahibi. Mal da yalan, mülk de yalan, var biraz da sen oyalan.”

İlginizi çekebilir: Yaşam boyu öğrenci olmaya var mısınız?

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale